Pearl Harbor’da (1941) uyarı sinyalleri vardı ama birleştirilemedi. Yom Kippur Savaşı’nda (1973) yerleşik bir varsayım, karşıt göstergelerin görmezden gelinmesine yol açtı. 11 Eylül’de (2001) kurumlar arası bilgi paylaşımı yetersizdi. Irak kitle imha silahları değerlendirmesinde (2003) ise güvenilirliği zayıf kaynaklara aşırı güvenildi ve varsayımlar yeterince sınanmadı.
Bu vakaların ortak nedenleri onaylama yanlılığı, bilgi siloları, aşırı güven, tek bir kaynağa bağımlılık, kültürel körlük ve siyasi baskıdır. Kitabımın ikinci kısmında bu vakaları tek tek, istihbarat döngüsünün hangi halkasının koptuğunu göstererek inceliyorum.
Çıkarılan dersler bellidir: varsayımları yazıp sınamak, tek bir senaryoya kilitlenmemek, bilgiyi paylaşmak, kaynakları çeşitlendirmek ve hatalardan öğrenen bir kurumsal hafıza oluşturmak.
Kitapta devamı
✓ İSTİHBARAT ÜZERİNE
Bu konu, İstihbarat Üzerine kitabımın Kısım II — Gerçek Vaka Analizleri başlığında ayrıntılı olarak ele alınıyor. Kitabın tamamı ücretsiz olarak okunabilir.