| İlk soruşturma | Uzun süre sonuçsuz kaldı |
| Sonraki yargısal | Tevhid-Selam / Kudüs Ordusu bağlantı |
| JİTEM bağlantısı | Doğrulanamadı |
✓ KAYNAK KONTROLÜ — BU DOSYADA YAPILAN DOĞRULAMALAR
- 31 Ocak 1990 ölüm olgusu ve Ankara Bahçelievler olay yeri ayrı kaydedildi.
- İlk dönem üstlenme açıklamaları ile sonraki Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu bağlantısı birbirine otomatik olarak eşitlenmedi.
- İran bağlantısı ile İran devletinin doğrudan emir verdiği iddiası ayrı tutuldu.
- JİTEM/devlet içi güvenlik failliği, kaynakların izin verdiği sınırın ötesine taşınmadı.
1. Dosya Kimliği
Adı: Muammer Aksoy Mesleği: Hukukçu, akademisyen, siyasetçi, yazar Görevi: Türk Hukuk Kurumu Başkanı; akademik ve siyasal faaliyetleriyle tanınan hukuk profesörü Siyasi kimliği: CHP/SHP çevresinde aktif Ölüm tarihi: 31 Ocak 1990 Yer: Ankara, Bahçelievler'deki evi önü Olay: Silahlı suikast Kullanıldığı bildirilen silah: 7.65 mm Beretta Olay yeri bulgusu: 3 boş kovan İlk soruşturma: Uzun süre sonuçsuz kaldı Cinayeti üstlenen yapı: Dönemin telefon açıklamalarında “İslami Hareket” / “İslami İntikam” isimleri kullanıldı Sonraki yargısal bağlantı: Tevhid-Selam / Kudüs Ordusu Umut Davası: Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı dahil birden fazla saldırı dosyasıyla birlikte ele alındı Yargısal sonuç: Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun birden fazla saldırıyla ilişkisi yönündeki mahkeme kararı Yargıtay tarafından onandı JİTEM bağlantısı: Doğrulanamadı İran devletinin doğrudan emri: Doğrulanamadı
TBMM, Aksoy'un 31 Ocak 1990'da Ankara Bahçelievler'deki evinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürüldüğünü açık biçimde kaydediyor.
2. Muammer Aksoy Kimdi?
Muammer Aksoy, Türkiye'de özellikle:
- hukuk devleti,
- laiklik,
- Atatürk devrimleri,
- demokrasi,
- insan hakları
konularındaki çalışmalarıyla tanınan bir hukukçuydu.
Aynı zamanda Türk Hukuk Kurumu başkanlığı yapıyordu.
1990'daki ölümünden sonra Cumhuriyet'in dönem haberlerinde Aksoy, özellikle laiklik ve hukuk devleti savunuculuğu ile tanımlandı. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu nedenle Aksoy'un öldürülmesi kamuoyunda yalnızca bir bireye yönelik cinayet değil:
“laik hukuk düzenini savunan önemli bir hukukçuya yönelik siyasi suikast”
olarak değerlendirildi.
Ancak “laiklik savunuculuğu nedeniyle kesin olarak öldürüldü” ifadesi, motivasyonu hukuken kesinleştiren bir karar bulunmadığı sürece daha dikkatli kullanılmalı.
3. 31 Ocak 1990 - Suikast
Aksoy:
31 Ocak 1990
akşamı Ankara'da Bahçelievler'deki evine gelirken saldırıya uğradı.
TBMM'nin sonraki kayıtları olayı:
evinin önünde silahlı saldırı
olarak kaydediyor.
Olay
BELGELENDİ
Silahlı suikast
BELGELENDİ
Yer Ankara / Bahçelievler
BELGELENDİ
4. Olay Yeri Ve Silah
Proje arşivinde yer alan TBMM kaynaklı değerlendirmeye göre cinayetten sonra uzun süre elde bulunan temel maddi delil:
üç boş kovan
oldu.
Olayın:
7.65 mm Beretta marka silahla
gerçekleştirildiği ve Aksoy'un:
- iki mermiyi baş bölgesinden,
- bir mermiyi göğüs bölgesinden
aldığı yönündeki olay yeri kaydı da aktarılıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Arşiv sınıflandırması
Üç boş kovan → BELGELENDİ
7.65 Beretta → BELGELENDİ/AKTARILDI
Üç merminin vücuda isabet ettiği → olay yeri kaydında aktarılıyor
Ancak asli otopsi raporu ayrıca görülmeden bunun ötesinde balistik çıkarım yapılmamalı.
5. Cinayetten Sonraki İlk Durum
Cinayetten yaklaşık iki hafta sonra bile soruşturmanın somut bir sonuca ulaşmadığı görülüyor.
Cumhuriyet'in:
13 Şubat 1990
tarihli haberinde:
““Aksoy'un katillerinden iz yok””
başlığı kullanılıyor ve cinayeti gerçekleştiren kişilere ilişkin henüz bir ipucu bulunamadığı aktarılıyor.
Bu nedenle:
1990 ilk soruşturması → sonuçsuz
olarak kaydedilmeli.
6. İlk Dönemde Kamuoyuna Yansıyan Faıl İddiası
Cinayetten kısa süre sonra gazeteler:
“İslami İntikam Örgütü”
ve
“İslami Hareket”
adlarıyla telefonlar aldı.
Cumhuriyet'in dönem arşivine göre bir kişi:
Aksoy'u laiklik ve tesettür konusundaki tutumu nedeniyle Müslümanlar tarafından cezalandırdıklarını
söyleyerek saldırıyı üstlendi. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu çok önemli bir dönemsel delil.
Fakat burada:
Cinayeti telefonla üstlenen kişinin varlığı
BELGELENDİ
Arayan kişinin gerçekten saldırıyı gerçekleştiren örgütü temsil ettiği AYRICA KANITLANMALI
“İslami Hareket”in 1990'da bütün üyeleriyle kesin fail olduğu
DOĞRULANAMADI
7. “islami Hareket” Ve “islami İntikam” Aynı Örgüt Mü?
Hayır, bunu otomatik olarak söyleyemeyiz.
1990 dönem basınında iki farklı ad kullanıldığı görülüyor.
Cumhuriyet'in 2 Şubat 1990 tarihli haberinde:
“İslami İntikam Örgütü”
adı geçerken daha sonraki haberlerde:
“İslami Hareket”
adı kullanılmaktadır. (Cumhuriyet Gazetesi)
Proje arşivindeki daha sonraki yargı değerlendirmesi ise:
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu
ile
İslami Hareket Örgütü
nü aynı örgüt olarak kabul etmiyor; iki yapıyı ayrı örgütsel yapılar olarak ele alıyor.
Bu nedenle kitabın terminolojisinde:
“1990'daki üstlenme açıklamasında kullanılan isim ile sonraki yargılamalarda kullanılan örgüt ismi birbirine otomatik olarak eşitlenmemeli.”
8. İlk Dönemde Soruşturmanın Sınırları
Dönem Cumhuriyet kayıtlarına göre cinayet:
- tanıkların korkması,
- belirgin bir delil bırakılmaması,
- örgüt adının belirsiz olması
gibi nedenlerle çözülemedi.
4 Şubat 1990 tarihli Cumhuriyet haberinde:
“Cinayetin bir ipucu bırakmadan işlendiği”
ve olayı üstlenen örgütün de o tarihte kamuoyu tarafından bilinen bir örgüt olmadığı belirtiliyordu. (Cumhuriyet Gazetesi)
Aynı kaynakta DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın soruşturmayı yürüttüğü de belirtiliyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
9. İranlılar Meselesi
Dosyanın erken döneminde Ankara'da gözaltına alınan iki İranlı da gündeme geldi.
Sonraki değerlendirmelerde bu kişilerin:
“esrarengiz bir telefonla serbest bırakıldığı”
aktarılıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Bu olay:
İran bağlantısı şüphesinin
daha sonra güçlenmesine katkıda bulunan unsurlardan biri oldu.
Fakat:
““Gözaltına alınan iki İranlı cinayetin failiydi.””
şeklinde bir sonuca ulaşmak mümkün değil.
Arşiv statüsü
İranlıların gözaltına alınması → AKTARILDI/BELGELENDİ
Cinayete katıldıkları → DOĞRULANAMADI
Neden serbest bırakıldıkları → AÇIK SORU
10. Kemal Horzum İddiası
Aksoy'un Emlakbank avukatı olarak bazı ekonomik davalarda Kemal Horzum ile karşı karşıya gelmesi nedeniyle:
Horzum'un cinayetle bağlantılı olabileceği
öne sürüldü.
Proje arşivinde bu ihtimal:
spekülasyon
olarak sınıflandırılıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Dolayısıyla:
Kemal Horzum → İDDİA
Cinayetin faili → DOĞRULANAMADI
11. Petrol Araştırmaları İddiası
Aksoy'un Türkiye'de:
petrol ve enerji meseleleri
üzerine bazı çalışmalar yaptığı ve bu çalışmalar nedeniyle hedef alınmış olabileceği de ileri sürüldü. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Bu teori özellikle sonraki araştırmalarda:
laiklik
ve
ekonomik/stratejik konular
arasında alternatif motivasyon arayışı içinde ele alındı.
Ancak:
Petrol çalışmaları nedeniyle öldürüldü
şeklinde kesinleşmiş bir tespit yok.
12. Ortadoğu İstihbarat Örgütleri İddiası
Uğur Mumcu'nun 1991'de Aksoy cinayetini değerlendirirken:
Aksoy, Çetin Emeç ve Turan Dursun
cinayetlerinin benzer yöntemlerle işlendiğini ve bunun bazı Ortadoğu istihbarat örgütleri açısından şüphe doğurduğunu yazdığı Cumhuriyet arşivinde görülüyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
Fakat bu:
Uğur Mumcu'nun araştırmacı gazeteci olarak değerlendirmesi
dir.
Mahkeme kararı değildir.
Bu nedenle:
Ortadoğu istihbarat örgütü → ARAŞTIRMA HİPOTEZİ
olarak tutulmalı.
13. 1990'dan 2000'e - Dosyada Bir Dönüm Noktası
Aksoy'un öldürülmesinden hemen sonra ortaya çıkan:
İslami Hareket / İslami İntikam
iddiası uzun süre kesin fail tespiti sağlayamadı.
Daha sonra:
Umut Operasyonu
olarak bilinen kapsamlı soruşturma ortaya çıktı.
Proje arşivindeki çalışmaya göre Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı dosyalarının aynı örgütsel yapıyla bağlantısı:
2000 sonrası soruşturma materyalleri ve sanık ifadeleri
üzerinden güçlendi.
Bu çok önemli.
Çünkü:
1990'da bilinen şey
ile
2000 sonrası yargısal çerçeve
aynı değildi.
14. Umut Operasyonu Neydi?
Umut Operasyonu, başlangıçta Uğur Mumcu cinayeti çevresinde gelişen ancak daha sonra:
- Muammer Aksoy,
- Bahriye Üçok,
- Ahmet Taner Kışlalı
ve başka eylemleri de kapsayan geniş bir soruşturma haline geldi.
Proje arşivine göre:
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
17 Ocak 2013 tarihli kararında:
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu
yapılanmasını silahlı terör örgütü olarak kabul etti ve örgütün:
1988-1999 arasında 18 saldırıyla
ilişkilendirildiğini belirtti. Bu saldırılar arasında:
- Muammer Aksoy,
- Bahriye Üçok,
- Uğur Mumcu,
- Ahmet Taner Kışlalı
cinayetleri de bulunuyordu. Karar Yargıtay tarafından onandı.
15. Yargısal Bağlantı Ne Kadar Güçlü?
Burada 1990'daki durumdan farklı bir aşamaya geliyoruz.
1990:
“İslami Hareket cinayeti üstlendi.”
↓
2000 sonrası:
Umut soruşturması
↓
2013:
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararı
↓
Yargıtay:
Onama
Dolayısıyla artık:
“Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun Aksoy cinayeti dahil birden fazla saldırıyla ilişkilendirildiği konusunda yargısal bir çerçeve bulunmaktadır.”
Bu, yalnızca basın iddiası değildir.
16. Ama Burada Kritik Ayrım
Mahkemenin:
“Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu 18 saldırıyla ilişkilidir.”
şeklindeki tespiti ile:
“Her sanık bu 18 saldırının tamamına katılmıştır.”
aynı değildir.
Proje arşivindeki çalışma bunu özellikle vurguluyor:
“Umut Davası yalnızca Uğur Mumcu cinayetinin davası değildi; dolayısıyla davadaki her sanığın Mumcu cinayetinin doğrudan faili olduğu sonucuna varılamaz.”
Aynı mantık Aksoy için de geçerli.
17. Tevhid-selam'ın 18 Eylemlik Çerçevesi
Proje arşivinin karar özetine göre mahkeme ve Yargıtay:
1988-1999
arasında:
18 saldırıyı
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu ile ilişkilendirdi.
Bunlar arasında:
Muammer Aksoy
da bulunuyor.
Bu yüzden:
“Tevhid-Selam'ın Aksoy dosyasında hiçbir yargısal bağlantısı yok.” demek artık doğru değildir.
Ancak:
“İran devleti Aksoy'u öldürdü.” demek de bu karardan çıkmaz.
18. İran Bağlantısı
Umut dosyasında Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun:
İran ile ilişkisi
de ayrıca değerlendirildi.
Proje arşivindeki çalışma, örgütün İran bağlantısına ilişkin güçlü göstergeler bulunduğunu, ancak:
““18 eylem yapıldı → bütün eylemler İran tarafından emredildi””
sonucunun çıkarılamayacağını belirtiyor.
Bu ayrım özellikle Aksoy dosyasında önemli.
19. İran Devleti = Cinayetin Doğrudan Faili Mi?
Bu araştırmada:
Hayır, kesinleşmedi.
Örgütün İran'la bağlantılı olduğu yönündeki yargısal çerçeve:
İran'ın doğrudan Aksoy cinayetinin emrini verdiği
anlamına gelmiyor.
Proje arşivinin istihbarat terminolojisi bakımından yaptığı ayrım çok yerinde:
1. Devlet destekli örgüt 2. Devlet tarafından yönlendirilen örgüt 3. Devlet personelinin doğrudan operasyonu
aynı seviyede şeyler değil.
Aksoy dosyasında üçüncü seviyeyi kesinleştiren bir belge bulunmuyor.
20. İslami Hareket İle Tevhid-selam Aynı Örgüt Mü?
Bu konuda özellikle dikkatli olmalıyız.
Proje arşivinde Yargıtay'ın:
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu
ile
İslami Hareket Örgütü
nü farklı örgütsel yapılar olarak değerlendirdiği belirtiliyor.
Tevhid-Selam:
1988-1999 → 18 saldırı
İslami Hareket:
1990-1994 → 5 saldırı
ile ilişkilendiriliyor.
Dolayısıyla:
“İki yapının aynı örgüt olduğu söylenmemeli.”
Aralarında temas/bağlantı ihtimali ayrıca incelenebilir.
21. 2000 Operasyonlarındaki İlk Şüpheliler
Burada çok önemli bir uyarı daha var.
Proje arşivindeki değerlendirmeye göre:
2000 yılında yakalanan bazı kişilerin Tevhid-i Selam üyesi olduğu açıklandı.
Ancak sonrasında:
bu kişilerin olaylarla ilgilerinin olmadığı sonucuna varıldı.
Bu nedenle:
2000'de yakalanan herkes = Aksoy cinayetinin faili
denemez.
Umut soruşturmasının sonraki aşamalarındaki sanıklarla ilk yakalanan kişiler arasında ayrım yapılmalı.
22. Aksoy - Üçlü/dörtlü Cinayet Hattı
Umut dosyası açısından Aksoy şu zincirde yer alıyor:
Muammer Aksoy - 31.01.1990
↓
Bahriye Üçok - 06.10.1990
↓
Uğur Mumcu - 24.01.1993
↓
Ahmet Taner Kışlalı - 21.10.1999
Proje arşivi, bu dört cinayetin:
2000 sonrasında aynı örgütsel yapı ile ilişkilendirildiğini
belirtiyor.
Bu kronoloji kitap için çok önemli.
23. “aynı İdeoloji = Aynı Örgüt” Değil
Dört kişinin ortak noktası:
- laiklik,
- Atatürkçülük,
- radikal dinci hareketlere yönelik eleştirel tutum
gibi alanlarda görülebilir.
Ancak:
““Hepsi laikti, dolayısıyla hepsini aynı örgüt öldürdü.””
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
Yargısal bağlantının dayanağı:
sonraki soruşturma materyalleri + sanık ifadeleri + mahkeme kararı
olmalıdır.
24. Aksoy Cinayetinde Jitem Bağlantısı
Bu noktada dosya oldukça net.
JİTEM bağlantısı
DOĞRULANAMADI
Devlet içi güvenlik yapısı bağlantısı
DOĞRULANAMADI
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu bağlantısı
YARGISAL ÇERÇEVEDE BELGELENDİ
İran bağlantısı
GÜÇLÜ YARGISAL/ARAŞTIRMA GÖSTERGELERİ
İran devletinin doğrudan cinayet emri
DOĞRULANAMADI
Bu dosyayı sırf kitap JİTEM hakkında olduğu için JİTEM cinayeti olarak göstermek doğru olmaz.
25. Muammer Aksoy Ve Uğur Mumcu
Uğur Mumcu, Aksoy cinayetini yıllar sonra tekrar değerlendiren gazetecilerden biriydi.
1993 tarihli Cumhuriyet arşivinde yayımlanan 1991 yazısında Mumcu:
- Aksoy cinayetinin “İslami hareket” adına işlendiğini,
- ancak örgütün kimliğinin ve gerçek yapısının açıklığa kavuşmadığını,
- cinayetin arkasında başka güçler bulunabileceğine ilişkin ihtimallerin de tartışıldığını
aktarıyordu. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu, çok önemli bir tarihsel belge:
1991'de Mumcu bile fail konusunda kesinleşmiş bir tablo olmadığını söylüyordu.
26. 1990 Döneminde “islami Hareket” İddiasının Durumu
Cumhuriyet'in 8 Ekim 1990 tarihli haberinde, Bahriye Üçok cinayetinden sonra Aksoy cinayetinin de:
“İslami Hareket”
tarafından üstlenildiği yeniden aktarılıyor. Aynı haberde örgütün Aksoy cinayetinden birkaç saat sonra gazeteleri aradığı ve kullanılan silaha ilişkin bir ipucu verdiği belirtiliyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
Dolayısıyla:
İslami Hareket'in Aksoy cinayetini üstlendiği yönündeki telefon → BELGELENDİ
ama:
Bu telefonun arkasındaki yapının daha sonra Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu olarak tanımlanan yapıyla aynı olduğu → OTOMATİK OLARAK SÖYLENEMEZ.
27. “islami Hareket” Örgütünün Sonraki Dosyası
Proje arşivindeki yargısal değerlendirmeye göre İslami Hareket Örgütü:
1990-1994
arasında:
5 saldırıyla
ilişkilendiriliyor.
Bunlar arasında:
- Çetin Emeç,
- Turan Dursun
gibi cinayetler de bulunuyor.
Bu yapı:
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu ile aynı örgüt olarak kabul edilmemeli.
28. Yargıtay'ın Aksoy'a İlişkin Yargısal Çerçevesi
Proje arşivindeki özet çok önemli:
“Yargıtay'ın onadığı kararda Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun 1988-1999 arasında Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetleri dahil 18 saldırıyla ilişkilendirildiği aktarılıyor.”
Bu nedenle bugün dosyanın statüsü:
“Aksoy cinayeti hâlâ yalnızca herhangi bir örgütsüz faili meçhul dosyasıdır.”
değil.
Ama:
“İran hükümeti Aksoy'un öldürülmesini emretti.”
değil.
Aradaki fark çok önemli.
29. Mahkemenin Cezalandırdığı İsimler
Proje arşivindeki karar özetine göre Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 17 Ocak 2013'te:
Örgüt yöneticileri Mehmet Ali Tekin
Hasan Kılıç
Ekrem Baytap
→ 12 yıl 6'şar ay
Örgüt üyeleri Abdulhamit Çelik
Fatih Aydın
Yusuf Karakuş
Mehmet Şahin
Recep Aydın
→ 6 yıl 3'er ay
cezaya çarptırıldı.
Yargıtay bu cezaları onadı.
Fakat Bu cezalar:
her bir sanığın Aksoy'u bizzat öldürdüğü
anlamına gelmez.
30. Aksoy Cinayetinin Failine İlişkin Hukuki Sınır
Burada en doğru cümle:
““Aksoy cinayeti, daha sonraki Umut Davası kapsamında Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'na atfedilen eylemler arasında yer aldı ve bu örgütsel bağlantıya ilişkin mahkeme kararı Yargıtay tarafından onandı; ancak bu durum, dosyadaki her sanığın Aksoy cinayetinin doğrudan faili olduğu veya İran devletinin cinayeti emrettiği anlamına gelmemektedir.””
Bu ifade kaynakların izin verdiği en ileri noktaya kadar gidiyor ama kanıt sınırını aşmıyor.
31. Kanıt Matrisi
| ID | Konu | Kaynak | Tür | Seviye | Değerlendirme |
|---|---|---|---|---|---|
| MA-01 | Muammer Aksoy'un hukukçu olması | Biyografik/resmî | Biyografi | BELGELENDİ | |
| MA-02 | Türk Hukuk Kurumu Başkanlığı | Biyografik kaynak | Kurumsal | BELGELENDİ | |
| MA-03 | Laiklik/hukuk devleti savunuculuğu | Dönem kaynakları | Biyografik/siyasi | BELGELENDİ | |
| MA-04 | 31.01.1990'da öldürülmesi | TBMM | Resmî | BELGELENDİ | |
| MA-05 | Ankara Bahçelievler'de öldürülmesi | TBMM | Resmî | BELGELENDİ | |
| MA-06 | Silahlı saldırı | TBMM/Cumhuriyet | Resmî + dönem basını | BELGELENDİ | |
| MA-07 | Üç boş kovan | TBMM kaynaklı değerlendirme | Kriminal | BELGELENDİ/AKTARILDI | |
| MA-08 | 7.65 Beretta | TBMM kaynaklı değerlendirme | Kriminal | BELGELENDİ/AKTARILDI | |
| MA-09 | İlk haftalarda fail bulunamaması | Cumhuriyet | Dönem basını | BELGELENDİ | |
| MA-10 | “İslami İntikam” adına üstlenme | Cumhuriyet | Örgüt açıklaması | BELGELENDİ | |
| MA-11 | “İslami Hareket” adına üstlenme | Cumhuriyet | Örgüt açıklaması | BELGELENDİ | |
| MA-12 | Üstlenme motivasyonunun laiklik/tesettür olması | Dönem basını | Örgüt açıklaması | BELGELENDİ - ÖRGÜT BEYANI | |
| MA-13 | İslami Hareket = Tevhid-Selam | - | - | DOĞRULANAMADI | Ayrı örgütsel yapılar |
| MA-14 | İki İranlının gözaltına alınması | Sonraki değerlendirme | Soruşturma | AKTARILDI | |
| MA-15 | İranlıların serbest bırakılması | Sonraki değerlendirme | Soruşturma | AKTARILDI | Gerekçe belirsiz |
| MA-16 | Kemal Horzum bağlantısı | TBMM/araştırma | İddia | DOĞRULANAMADI | Spekülasyon |
| MA-17 | Petrol araştırmaları nedeniyle öldürülmesi | Sonraki değerlendirme | İddia | DOĞRULANAMADI | |
| MA-18 | Ortadoğu istihbaratı ihtimali | Uğur Mumcu/Cumhuriyet | Araştırma yorumu | İDDİA/ HİPOTEZ | |
| MA-19 | Umut soruşturmasına dahil olması | Proje/yargı | Yargı | BELGELENDİ | |
| MA-20 | Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu ile ilişkilendirilmesi | Mahkeme/Yargıtay | Yargısal | BELGELENDİ | Çok önemli |
| MA-21 | 1988-1999 arasında 18 saldırı | Mahkeme/Yargıtay | Yargısal | BELGELENDİ | |
| MA-22 | Aksoy'un bu 18 saldırı arasında yer alması | Mahkeme/Yargıtay | Yargısal | BELGELENDİ | |
| MA-23 | Tevhid-Selam'ın silahlı terör örgütü kabulü | Ankara 11. ACM/Yargıtay | Yargısal | BELGELENDİ | |
| MA-24 | Örgüt yöneticilerine ceza verilmesi | Ankara 11. ACM | Yargı | BELGELENDİ | |
| MA-25 | Yargıtay'ın cezaları onaması | Yargıtay | Yargı | BELGELENDİ | |
| MA-26 | İlk 2000 operasyonundaki herkesin fail olması | - | - | DOĞRULANAMADI | Bazı kişiler sonradan ayrıştırıldı |
| MA-27 | İran bağlantısı | Yargı/araştırma | Yargısal + araştırma | GÜÇLÜ GÖSTERGE | |
| MA-28 | İran devletinin doğrudan emri | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| MA-29 | JİTEM'in Aksoy'u öldürmesi | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| MA-30 | Devlet içi güvenlik yapılanmasının faili olması | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| MA-31 | Aksoy-Üçok-Mumcu-Kışlalı ortak örgütsel hat | Mahkeme/Yargıtay | Yargısal | BELGELENDİ | Tevhid-Selam çerçevesinde |
| MA-32 | Dört cinayetin 1990'da aynı örgüt tarafından biliniyor olması | - | - | DOĞRULANAMADI | Bağlantı sonradan güçlendi |
32. Hukuki Durum
| Soru | Sonuç |
|---|---|
| Muammer Aksoy öldürüldü mü? | EVET - BELGELENDİ |
| Tarih | 31 Ocak 1990 |
| Yer | Ankara / Bahçelievler |
| Olay | Silahlı suikast |
| İlk dönemde fail bulundu mu? | HAYIR |
| Cinayeti üstlenen yapı var mıydı? | EVET |
| İlk üstlenme adı | İslami Hareket / İslami İntikam |
| İlk soruşturma başarılı oldu mu? | HAYIR |
| Sonraki Umut soruşturmasına dahil edildi mi? | EVET |
| Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu ile ilişkilendirildi | EVET - yargısal çerçevede |
| mi? | |
| Yargıtay bu bağlantının yer aldığı kararı onadı | EVET |
| mı? | |
| Her sanığın Aksoy cinayetinin doğrudan faili | HAYIR |
| olduğu kanıtlandı mı? | |
| İran bağlantısı var mı? | GÜÇLÜ İDDİA/YARGISAL ÇERÇEVE |
| İran devletinin doğrudan emri | DOĞRULANAMADI |
| JİTEM bağlantısı | DOĞRULANAMADI |
| Kesinleşmiş JİTEM failliği | YOK |
33. Aksoy Dosyasının En Önemli Dönemsel Değişimi
Bu dosyanın kronolojik dönüşümü şöyle:
1990 Silahlı suikast
↓
Telefonla üstlenme
↓
Fail bulunamıyor
↓
İslami Hareket/İslami İntikam şüphesi
↓
Dosya sonuçsuz
2000 sonrası Umut soruşturması
↓
Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu
↓
sanık ifadeleri ve soruşturma materyalleri
↓
2013 Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
↓
Yargıtay onaması
Bu değişim proje arşivinin özellikle üzerinde durduğu bir nokta.
34. En Önemli Çelişki
Dosyadaki en önemli tarihsel gerilim:
1990 “Faili bilinmeyen, İslami Hareket'in üstlendiği cinayet.”
2013/Yargıtay “Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun 18 eyleminden biri.”
Bu iki tablo arasında:
yaklaşık 23 yıllık
bir soruşturma/yargılama farkı var.
Bu yüzden kitapta:
““1990'da Tevhid-Selam'ın Aksoy cinayetini işlediği zaten ortaya çıkmıştı.””
denmemeli.
Proje arşivi de açıkça bunun 2000 sonrasında güçlenen bir bağlantı olduğunu belirtiyor.
35. Aksoy-üçok Bağlantısı
Muammer Aksoy'dan yaklaşık sekiz ay sonra:
Bahriye Üçok
da öldürüldü.
Aksoy:
31 Ocak 1990
Üçok:
6 Ekim 1990
Proje arşivine göre her iki olay daha sonraki soruşturmada aynı geniş örgütsel çerçeve içinde ele alındı.
Dönem Cumhuriyet arşivinde de “İslami Hareket”in iki cinayeti de üstlendiğine ilişkin telefonların bulunduğu aktarılıyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu nedenle iki dosya arasında:
güçlü tarihsel/örgütsel araştırma bağlantısı
bulunuyor.
36. Aksoy-mumcu Bağlantısı
Uğur Mumcu, Aksoy öldürüldükten sonra onun cinayeti hakkında yazdı.
Mumcu'nun 31 Ocak 1991 tarihli yazısı, Aksoy cinayetinin:
- “İslami hareket” adına üstlenildiğini,
- fakat örgütün kim olduğunun tam aydınlatılmadığını,
- olası Ortadoğu istihbarat bağlantılarının da tartışıldığını
gösteriyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu, Uğur Mumcu'nun kendi döneminde bile:
“İslami Hareket söyledi, dosya kapandı.”
şeklinde düşünmediğini gösteren önemli bir kaynak.
37. Aksoy Dosyası Ve Jitem Projesi İçin Ders
Bu dosyanın araştırma açısından en önemli sonucu:
“Faili meçhul bir cinayet dosyası yıllar sonra belirli bir örgütsel yapıyla yargısal olarak ilişkilendirilebilir; fakat bu, ilk dönem iddialarının otomatik biçimde doğrulandığı veya o örgütün her mensubunun cinayetin doğrudan faili olduğu anlamına gelmez.”
Özellikle:
İslami Hareket
→
Tevhid-Selam
→
İran
zincirini tek bir kavrammış gibi yazmamak gerekiyor.
Her aşama ayrı kanıt gerektiriyor.
38. Açık Kalan Araştırma Soruları
1.
1990 tarihli ilk soruşturmanın tam dosyasına erişilebilir mi?
2. Cinayeti üstlenen telefonun ses kaydı veya telefon kayıtları var mı?
3. Üç boş kovanın asli balistik raporu nerede?
4. 7.65 Beretta'nın seri numarası tespit edilmiş miydi?
5. Silah daha önce başka bir olayda kullanılmış mıydı?
6. İki İranlının gözaltı ve serbest bırakılma tutanakları nerede?
7. “İslami Hareket” adıyla yapılan telefonların tamamı aynı kişiden mi geliyordu?
8. Umut Davası'ndaki Aksoy bağlantısının hangi somut deliller üzerinden kurulduğu tam olarak neydi?
9. Yargıtay kararının Aksoy bakımından kullandığı deliller hangileriydi?
10. Tevhid-Selam ile Aksoy cinayeti arasındaki bağlantı doğrudan fail tespiti mi, yoksa örgütsel aidiyet/yapı tespiti mi?
11. İran bağlantısı açısından diplomatik yazışmaların asli nüshaları nerede?
12. Kemal Horzum ve petrol araştırmaları teorilerinin dayandığı ilk soruşturma belgeleri mevcut mu?
39. Zaman Tüneli
40. Nihai Değerlendirme
NİHAİ DEĞERLENDİRME
Muammer Aksoy'un 31 Ocak 1990'da Ankara Bahçelievler'deki evinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürülmesi kesin olarak belgelenmiştir. TBMM kayıtlarında olay açık biçimde bu şekilde tanımlanıyor.
Cinayetten hemen sonra bir kişi “İslami Hareket”/“İslami İntikam” adına gazeteleri arayarak saldırıyı üstlendi ve Aksoy'u laiklik/tesettür konusundaki tutumu nedeniyle cezalandırdığını söyledi. (Cumhuriyet Gazetesi)
Ancak 1990'daki soruşturma cinayetin kesin failini ortaya çıkaramadı. O tarihlerde kullanılan örgüt adı ile sonraki yıllarda mahkeme kararlarında geçen Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu aynı örgüt olarak otomatik biçimde kabul edilmemeli. Proje arşivindeki değerlendirmeye göre bu bağlantı 2000 sonrasındaki Umut soruşturması ile güçlendi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17 Ocak 2013 tarihli kararında Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu, 1988-1999 arasında aralarında Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı suikastlarının da bulunduğu 18 saldırıyla ilişkilendirildi. Bu karar Yargıtay tarafından onandı.
Dolayısıyla bugün:
“Aksoy dosyasının hiçbir örgütsel bağlantısı belirlenmedi.”
demek eksik olur.
Ancak:
“İran devleti Muammer Aksoy'u öldürdü.”
demek de mevcut yargısal kaynakların ötesine geçer.
Aynı şekilde:
“JİTEM öldürdü.”
şeklinde bir sonuç için bu araştırmada yeterli kanıt bulunmamaktadır.
41. Nihai Arşiv Sınıflandırması
NİHAİ ARŞİV SINIFLANDIRMASI
“MUAMMER AKSOY - ANA KATEGORİ: SİYASİ CİNAYETLER / AYDINLAR / YIL: 1990 / TARİH: 31.01.1990 / YER: ANKARA-BAHÇELİEVLER / ÖLÜM: BELGELENDİ / OLAY: SİLAHLI SUİKAST / OLAY YERİ DELİLİ: 3 BOŞ KOVAN VE 7.65 BERETTA OLARAK AKTARILAN KRİMİNAL BULGULAR / İLK DÖNEM: FAİL TESPİT EDİLEMEDİ / “İSLAMİ HAREKET/İSLAMİ İNTİKAM” ÜSTLENMESİ: BELGELENDİ / SONRAKİ UMUT SORUŞTURMASI: BELGELENDİ / TEVHİD-SELAM/KUDÜS ORDUSU BAĞLANTISI: YARGISAL ÇERÇEVEDE BELGELENDİ / 18 SALDIRILIK ÖRGÜTSEL ÇERÇEVE: YARGITAY TARAFINDAN ONANAN KARARDA YER ALDI / İRAN BAĞLANTISI: GÜÇLÜ GÖSTERGELER VE İDDİALAR / İRAN DEVLETİNİN DOĞRUDAN EMRİ: DOĞRULANAMADI / JİTEM FAİLLİĞİ: DOĞRULANAMADI / KESİNLEŞMİŞ JİTEM BAĞLANTISI: YOK.”
Kitapta kullanılması gereken en güvenli ana cümle
““Muammer Aksoy cinayeti, 1990'da uzun süre faili meçhul olarak kaldı ve dönemin ‘İslami Hareket/İslami İntikam’ üstlenme açıklamalarına rağmen doğrudan fail tespiti yapılamadı. Daha sonraki Umut soruşturması ve yargılamasında cinayet, Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun 1988-1999 arasında gerçekleştirildiği kabul edilen 18 saldırıdan biri olarak değerlendirildi ve bu örgütsel bağlantıya ilişkin karar Yargıtay tarafından onandı; buna karşılık her sanığın Aksoy cinayetinin doğrudan faili olduğu veya İran devletinin cinayeti bizzat emrettiği sonucuna varılamaz.””
22/30 - Muammer Aksoy dosyası tamamlandı.
NİHAİ ARŞİV STATÜSÜ
“Muammer Aksoy cinayeti, 1990'da uzun süre faili meçhul olarak kaldı ve döne üstlenme açıklamalarına rağmen doğrudan fail tespiti yapılamadı. Daha sonraki cinayet, Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu'nun 1988-1999 arasında gerçekleştirildiği değerlendirildi ve bu örgütsel bağlantıya ilişkin karar Yargıtay tarafından onand MASI cinayetinin doğrudan faili olduğu veya İran devletinin cinayeti bizzat emrettiği s
KAYNAK KATMANLARI - ÖZET
Kaynak Dosyadaki rol
TBMM kayıtları / tutanaklar Aksoy cinayetinin tarih, yer ve ilk dönem faili meçhul soruşturmasına ilişkin resmî kayıtlar
Cumhuriyet arşivi 1990 dönemi üstlenme açıklamaları, ilk soruşturmanın seyri ve sonraki tarihsel değerlendirmeler
Anadolu Ajansı Umut Davası, 2013 Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ve 2014 Yargıtay onaması
Proje arşivi 1990 ile 2000 sonrası soruşturma/yargı aşamalarının ayrıştırılması ve kanıt sınıflandırması
Uğur Mumcu araştırmaları Aksoy cinayeti ve olası Ortadoğu istihbarat bağlantılarına dair dönemsel araştırma aktarımı
KAYNAKÇA
RESMÎ / YARGISAL 1. TBMM Genel Kurul ve komisyon kayıtları - Muammer Aksoy cinayeti ve soruşturma süreci.
2. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi - Umut Davası, 17 Ocak 2013.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesi - Umut Davası, 10 Nisan 2014 onama kaydı.
DÖNEM / SONRAKİ BASIN 1. Cumhuriyet arşivi - 1990 dönem haberleri ve Muammer Aksoy dosyası.
2. Anadolu Ajansı - Umut Davası karar ve yargı süreci.
ARAŞTIRMA / PROJE 1. Muammer Aksoy proje dosyası - 1990 ilk soruşturması ile 2000 sonrası Umut bağlantısının ayrıştırılması.
2. Uğur Mumcu araştırma arşivi - Aksoy cinayeti ve olası bağlantılar üzerine dönemsel değerlendirmeler.