Dönüm Noktaları Arşivi/Dosya 2
Dönüm Noktaları Arşivi — Türkiye'nin Yakın Tarihinden Olaylar, Belgeler ve Kırılma Anları

Yassıada Yargılamaları

27 Mayıs 1960 müdahalesinden sonra Demokrat Parti'nin önde gelen kadroları ile bazı devlet görevlileri Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı önüne çıkarıldı. Duruşmalar 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de sona erdi. TBMM'nin yayımladığı parlamenter tarih çalışmalarında 592 kişinin sanık olarak yargılandığı, 15 idam kararı verildiği ve bunlardan üçünün infaz edildiği belirtilmektedir. Yargılamalar, askerî müdahalenin hemen sonrasında kurulmuş özel bir hukukî ve siyasal ortam içerisinde yürütüldü.
DOSYA 02/100DARBELER VE SIYASAL REJIM DEĞIŞIMLERI
Tarih14 Ekim 1960 – 15 Eylül 1961
YerYassıada, İstanbul
KategoriDarbeler ve siyasal rejim değişimleri
Araştırma çerçevesiResmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir.
Yayın ilkesiBelge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil.

Daha sonraki Meclis kayıtlarında Yassıada için birbirinden farklı siyasi değerlendirmeler bulunuyor. Arşiv çalışması bakımından bunlar, dönemin doğrudan yargı belgeleriyle veya sonraki siyasi yorumlarla aynı kategoriye konulmamalıdır. Bu nedenle dosyada mahkeme süreci, verilen cezalar ve sonraki hukukî tartışmalar ayrı başlıklar altında okunabilir

Yassıada'nın sonucu yalnızca verilen cezalarla sınırlı değildi. Demokrat Parti'nin önde gelen kadrosunun siyasal hayattan tasfiyesi ve üç idamın gerçekleştirilmesi, 27 Mayıs müdahalesinin toplumsal ve siyasal etkisini derinleştirdi. 1961 Anayasası ile yeni kurumların kurulması da bu dönemin doğrudan devamı niteliğindeydi.

Sonuçları ve Hafızadaki Yeri

Yargılamaların dayanağını 27 Mayıs sonrasında çıkarılan geçici hukuk düzenlemeleri oluşturdu. Bu durum, yargılamaların normal parlamenter düzen içinde kurulmuş mahkemelerden farklı bir anayasal ve siyasal ortamda yapılmasına yol açtı. Sonraki dönemlerde Yassıada kararlarının hukukî niteliği ve sanıkların savunma hakları, Türkiye'nin hukuk ve siyaset hafızasında tartışılan konular arasında kaldı

Yassıada'da tek bir dava görülmedi. Köpek Davası, Bebek Davası, 6–7 Eylül Olayları, Örtülü Ödenek, Radyo, Vatan Cephesi, İstanbul-Ankara Olayları ve Anayasa Davası gibi farklı dosyalar bulundu. Davaların önemli bölümünde 1950'lerin sonundaki siyasi kararlar, kamu kaynaklarının kullanımı ve hükümet uygulamaları ceza yargılamasının konusu haline getirildi.

Dava Başlıkları

İdam kararlarından üçü infaz edildi: eski Başbakan Adnan Menderes ile eski bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16–17 Eylül 1961'de İmralı'da idam edildi. Celal Bayar'ın ölüm cezası, 65 yaşını aşmış olması nedeniyle müebbet hapse çevrildi. Diğer idam kararları ise MBK tarafından hapis cezalarına dönüştürüldü

27 Mayıs 1960 müdahalesinden sonra Demokrat Parti yöneticileri ve eski devlet görevlileri Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı önüne çıkarıldı. Duruşmalar 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de sona erdi. TBMM'nin tarihsel kayıtlarında 592 kişinin sanık olarak yargılandığı ve 15 idam cezası verildiği belirtilmektedir.

Ne Oldu?

27 Mayıs 1960 müdahalesinden sonra Demokrat Parti'nin önde gelen kadroları ile bazı devlet görevlileri Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı önüne çıkarıldı. Duruşmalar 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de sona erdi. TBMM'nin yayımladığı parlamenter tarih çalışmalarında 592 kişinin sanık olarak yargılandığı, 15 idam kararı verildiği ve bunlardan üçünün infaz edildiği belirtilmektedir. Yargılamalar, askerî müdahalenin hemen sonrasında kurulmuş özel bir hukukî ve siyasal ortam içerisinde yürütüldü.

Yassıada'da tek bir dava bulunmuyordu. Farklı olay ve kararlar hakkında açılan davalar arasında Anayasayı ihlal, 6-7 Eylül Olayları, Örtülü Ödenek, Vatan Cephesi, devlet radyosu, Demokrat İzmir gazetesi ve 'Köpek' ile 'Bebek' davaları gibi dosyalar yer aldı. Böylece yalnızca hükümetin son yıllardaki faaliyetleri değil, 1950'li yılların siyasi kararları ve kamu yönetimindeki uygulamaları da ceza yargılamasının konusu haline getirildi.

Yargılamaların sonucunda 15 kişi hakkında idam kararı verildi. Bu kararların üçü infaz edildi: eski Başbakan Adnan Menderes ile eski bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 1961 Eylülünde İmralı'da idam edildi. Celal Bayar hakkında verilen idam cezası ise yaş sınırı nedeniyle müebbet hapse çevrildi. Diğer idam kararları Millî Birlik Komitesi tarafından hapis cezalarına dönüştürüldü. Böylece Yassıada süreci yalnızca dava sonuçlarıyla değil, ölüm cezalarının infaz edilip edilmemesine ilişkin son kararın siyasal iktidarın elinde bulunmasıyla da dikkat çekti.

Yargılamaların kurulduğu hukukî zemin, 27 Mayıs sonrasında oluşturulan geçici düzenin bir parçasıydı. Yüksek Adalet Divanı'nın kuruluşu, yargıçların atanması, davaların görülme usulü ve savunma hakları daha sonraki hukuk ve siyaset tartışmalarının temel konuları arasında yer aldı. Bu konuda dönemin mahkeme belgeleri ile yıllar sonra yapılan siyasi değerlendirmeler aynı nitelikte değildir. Mahkemenin verdiği kararlar birincil hukukî kayıt niteliğindeyken, sonraki değerlendirmeler ayrı bir yorum katmanı oluşturur.

Yassıada'nın sonuçları 1961 sonrasında da etkisini sürdürdü. İnfaz edilen üç isim Türkiye'nin siyasi hafızasında uzun süre tartışıldı; Demokrat Parti kadrolarının tasfiyesi ise yeni siyasi hareketlerin ortaya çıkışını etkiledi. Aynı dönemde Kurucu Meclis tarafından hazırlanan 1961 Anayasası yürürlüğe girdi. Bu nedenle Yassıada dosyası, 27 Mayıs müdahalesinin yargı ayağını tek başına değil, müdahale, geçici anayasal düzen ve yeni anayasa yapımıyla birlikte değerlendirmeyi mümkün kılan temel belgelerden biridir.

Yassıada yargılamaları 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de sona erdi. Yargılamalar, 27 Mayıs sonrasında Demokrat Parti iktidarının önde gelen isimleri hakkında açılan çok sayıda davayı kapsıyordu. TBMM kayıtlarında 592 kişinin yargılandığı ve 15 idam kararı verildiği belirtilmektedir. İdam kararlarından üçü infaz edildi: Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu. Celal Bayar'ın idam cezası yaş nedeniyle müebbet hapse çevrildi.

Davalar arasında Anayasayı ihlal, örtülü ödenek, Vatan Cephesi, devlet radyosu, Demokrat İzmir Gazetesi ve başka dosyalar bulunuyordu. Yüksek Adalet Divanı'nın kurulması ve yargılamaların askerî rejimin kurduğu özel bir yargı düzeni içinde yapılması, sonraki hukuk ve siyaset tartışmalarının önemli başlıklarından biri oldu.

Yassıada'nın tarihsel önemi yalnızca verilen cezalardan ibaret değildir. Duruşma tutanakları, iddianameler ve kararlar dönemin hukuk anlayışını doğrudan izlemeye imkân verir. Sonraki yıllarda TBMM'de yapılan değerlendirmeler ve 27 Mayıs'a ilişkin resmî özür/tazmin süreçleri ise ayrı bir belge katmanıdır. Bu nedenle yargı kararlarının kendi dönemlerindeki hukukî statüsü ile sonraki siyasal değerlendirmeler birbirine karıştırılmadan okunmalıdır.

Kaynakça

İlgili Dönüm Noktaları