Dönüm Noktaları Arşivi/Dosya 4
Dönüm Noktaları Arşivi — Türkiye'nin Yakın Tarihinden Olaylar, Belgeler ve Kırılma Anları

22 Şubat 1962 Askerî Darbe Girişimi

22 Şubat 1962 girişimi, 27 Mayıs sonrasında ordu içindeki bazı subayların siyasal sistemin gidişatı konusunda yaşadığı anlaşmazlıkların açık bir askerî kalkışmaya dönüştüğü ilk büyük örneklerden biridir. Girişimin merkezinde Talat Aydemir ve onunla birlikte hareket eden bazı subaylar bulunuyordu. Aydemir ve arkadaşları, 27 Mayıs'ın hedeflerinin gerçekleşmediğini düşünüyor ve ordunun siyasete daha belirleyici bir rol vermesi gerektiğini savunuyordu.
DOSYA 04/100DARBELER VE SIYASAL REJIM DEĞIŞIMLERI
Tarih22 Şubat 1962
YerAnkara
KategoriDarbeler ve siyasal rejim değişimleri
Araştırma çerçevesiResmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir.
Yayın ilkesiBelge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil.

1962 girişimi ayrıca 1960 müdahalesi ile 1963 Aydemir kalkışması arasındaki sürekliliği anlamak için anahtar bir dosyadır. 27 Mayıs'ın askerî müdahale olarak yarattığı siyasal koşullar, ordu içindeki farklı darbe tasarılarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; 22 Şubat ise bunlardan ilk büyük örnek olmuştur

22 Şubat olayı parlamenter hükümetin askerî bir girişimle karşı karşıya kaldığı, fakat hükümetin ve komuta kademesinin aynı gün içinde kontrolü yeniden sağladığı bir kriz olarak sonuçlandı. Hükümetin müdahale karşısındaki tutumu ve İnönü'nün uzlaşma arayışı, sonraki aylarda da ordunun içindeki farklı gruplarla ilişkilerin temel konusu oldu.

Sonuçları

22 Şubat girişimi, bu gerilimin açık bir askerî kalkışmaya dönüşmesi bakımından önemlidir. Girişimin başarısız olmasıyla birlikte Aydemir grubu tamamen etkisiz hale gelmedi; 1963'te daha ciddi bir girişim yeniden ortaya çıktı

27 Mayıs sonrasında ordunun rolü konusunda aynı çizgide olmayan gruplar ortaya çıktı. Talat Aydemir ve çevresi, 1961 sonrasında oluşan siyasi düzenin 27 Mayıs'ın hedeflerinden uzaklaştığını düşünen subaylar arasındaydı. Aynı dönemde sivil hükümetin ordu üzerindeki denetimi ile ordunun siyasal sürece müdahale etmemesi gerektiği yönündeki anlayış arasında gerilim yaşanıyordu.

Girişimin Arka Planı

Başbakan İsmet İnönü ve hükümet, Ankara'daki kritik birliklerle görüşmeler yürüterek girişimin yayılmasını önlemeye çalıştı. Girişim kısa sürede sona erdi; Aydemir ve arkadaşları hükümet tarafından silahlı kuvvetlerden emekliye sevk edildi. Ancak olay, 1960 müdahalesi sonrası ordudaki siyasal tartışmanın bitmediğini gösteren önemli bir örnek oldu

22 Şubat 1962 gecesi Ankara'da Kurmay Albay Talat Aydemir çevresindeki bazı askerî birlikler hükümete karşı bir girişim başlattı. Girişimin arka planında 27 Mayıs sonrasında ordunun siyasal rolüne ilişkin görüş ayrılıkları ve Millî Birlik Komitesi'nin bazı subayları tasfiye eden 14'ler süreciyle oluşan rahatsızlıklar bulunuyordu.

Ne Oldu?

22 Şubat 1962 girişimi, 27 Mayıs sonrasında ordu içindeki bazı subayların siyasal sistemin gidişatı konusunda yaşadığı anlaşmazlıkların açık bir askerî kalkışmaya dönüştüğü ilk büyük örneklerden biridir. Girişimin merkezinde Talat Aydemir ve onunla birlikte hareket eden bazı subaylar bulunuyordu. Aydemir ve arkadaşları, 27 Mayıs'ın hedeflerinin gerçekleşmediğini düşünüyor ve ordunun siyasete daha belirleyici bir rol vermesi gerektiğini savunuyordu.

Girişimden önce komuta kademesi içinde harekete geçebilecek subayların görev yerlerinin değiştirilmesi ve etkisizleştirilmesi yönünde tedbirler alınmaya çalışıldı. Atatürk Ansiklopedisi'nin Talat Aydemir biyografisinde, Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay ile kuvvet komutanlarının 19 Şubat'ta ilgili subaylarla görüştüğü ve İstanbul'daki bazı isimlerin geri adım attığı aktarılıyor. Ankara'daki Harp Okulu çevresindeki hareketlilik ise devam etti.

22 Şubat günü Aydemir'in emriyle Harp Okulu öğrencileri ve bazı birlikler Ankara'da harekete geçti. Harp Okulu, Jandarma Subay Okulu ve bazı zırhlı birlikler girişime katıldı. Ancak hükümet Ankara Radyosunu kontrol altında tuttuğu için girişimciler ülke çapında bir yayın yapamadı. Hükümet tarafında Başbakan İsmet İnönü ile Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in izlediği siyasal ve askerî tutum da girişimin genişlemesini engelledi.

İnönü ile Aydemir arasındaki görüşmeler gecenin ilerleyen saatlerinde sonuç verdi. Hükümet, kan dökülmeden harekâtın sona erdirilmesi halinde katılan subayların cezalandırılmayacağını ve emekliye sevk edileceklerini bildirdi. Aydemir ve arkadaşları 23 Şubat sabahı girişime son verdi. Daha sonra Aydemir ve bazı arkadaşları emekliye ayrıldı. Olay sırasında geniş çaplı bir silahlı çatışma yaşanmadı ve kaynaklarda can kaybı olmadığı belirtiliyor.

22 Şubat girişiminin sona ermesi, ordu içindeki siyasallaşma tartışmasını ortadan kaldırmadı. Talat Aydemir bir yıl sonra yeniden harekete geçecek ve 21 Mayıs 1963'te ikinci bir darbe girişiminde bulunacaktı. Bu nedenle 22 Şubat, tek başına sonuçlanmış bir askerî kalkışma olmaktan çok, 1961 Anayasası sonrasındaki sivil-asker ilişkilerinin ve ordunun siyasal sistem içindeki rolüne ilişkin tartışmaların anlaşılması açısından önemli bir ara dönüm noktasıdır.

22 Şubat 1962 gecesinde Ankara'daki Kara Harp Okulu çevresinde gelişen hareket, Talat Aydemir'in öncülük ettiği askerî kalkışma girişimlerinin ilkidir. Girişimin temelinde 27 Mayıs sonrasında oluşan askerî-siyasal düzenin nasıl şekilleneceğine ilişkin subaylar arasındaki ayrışmalar bulunuyordu. Hükümet ve Genelkurmay yönetimi hareketi kısa sürede bastırdı.

Girişim sonrasında sorumlular hakkında farklı idarî ve hukukî işlemler uygulandı. Talat Aydemir ve arkadaşlarına yönelik yargılamalar 1963'teki ikinci kalkışma sonrasında çok daha ağır sonuçlara ulaştı. 22 Şubat bu nedenle tek başına bir olaydan ziyade 1960-1963 arasında askerî müdahalenin ardından devam eden iktidar arayışlarının bir halkası olarak görülür.

Olayın incelenmesinde Genelkurmay açıklamaları, hükümet kayıtları, TBMM tutanakları ve daha sonraki yargı belgeleri ayrıştırılmalıdır. Sonraki siyasi anlatımlarda kullanılan 'darbe', 'kalkışma' veya 'devrim' gibi kavramların dönemin resmî kayıtlarında aynı anlamda kullanılmadığı da dikkate alınmalıdır.

Kaynakça

İlgili Dönüm Noktaları