Dönüm Noktaları Arşivi/Dosya 5
Dönüm Noktaları Arşivi — Türkiye'nin Yakın Tarihinden Olaylar, Belgeler ve Kırılma Anları

21 Mayıs 1963 Darbe Girişimi

21 Mayıs 1963 girişimi, Talat Aydemir'in 22 Şubat 1962'deki başarısız kalkışmasının yaklaşık bir yıl sonraki devamıydı. Aydemir ve çevresindeki subaylar, 22 Şubat sonrasında emekliye ayrılmış olmalarına rağmen askerî bir müdahale düşüncesinden vazgeçmedi. Atatürk Ansiklopedisi'ne göre Aydemir, Mayıs 1963'ün ortasında girişime katılacak genç subayları bir araya getirerek harekâtın ana hatlarını konuştu ve Ankara'daki birlikler için görev dağılımı yaptı.
DOSYA 05/100DARBELER VE SIYASAL REJIM DEĞIŞIMLERI
Tarih20–21 Mayıs 1963
YerAnkara
KategoriDarbeler ve siyasal rejim değişimleri
Araştırma çerçevesiResmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir.
Yayın ilkesiBelge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil.

Aydemir girişimleri birlikte ele alındığında, 1960–1963 arasındaki dönemin tek çizgili bir askerî yönetim dönemi olmadığı görülür. MBK içindeki ayrışmalar, 14'ler olayı, 22 Şubat ve 21 Mayıs girişimleri; askerî müdahalenin kendi içindeki iktidar mücadelelerini ve 1961 Anayasası sonrasında parlamenter düzene dönme sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterir

21 Mayıs 1963, 27 Mayıs 1960 sonrasında ordu içindeki siyasal bölünmenin devam ettiğini gösteren ikinci büyük kalkışmadır. Aynı zamanda İnönü hükümetinin sivil otoriteyi koruma çabasının askerî komuta kademesindeki bir kısmıyla birlikte yürütüldüğü bir krizdir.

Tarihsel Önemi

Girişimin başarısız olmasının ardından Aydemir ve arkadaşlarının yargılanması, askerî kalkışmaların ceza hukuku açısından ele alınmasına ilişkin önemli bir örnek oluşturdu. Olayın sonraki değerlendirmelerinde Aydemir'in siyasi hedefleri farklı biçimlerde yorumlansa da, yargılanıp hüküm giymesi ve idam edilmesi somut bir hukukî sonuç olarak kayıtlarda yer almaktadır

1963 girişimi, 1962'deki kalkışmadan daha doğrudan bir iktidar değişikliği girişimi olarak gelişti. Ankara Radyosu ve kritik askerî tesisler üzerinden kontrol sağlama çabaları görüldü. Hükümetin yanında Genelkurmay Başkanı ve emir-komuta zincirinin önemli bölümü girişime karşı konumlandı.

22 Şubat'tan Farkı

Ankara'daki bazı birliklerin harekete geçirilmesine rağmen Genelkurmay ve hükümet kısa sürede üstünlüğü ele aldı. Girişim birkaç saat içinde bastırıldı. Talat Aydemir ve Albay Fethi Gürcan daha sonra yargılandı; Aydemir 5 Temmuz 1964'te, Gürcan ise 27 Haziran 1964'te idam edildi

Talat Aydemir ve çevresindeki subaylar 21 Mayıs 1963 gecesi Ankara'da yeni bir askerî girişim başlattı. Girişim, 22 Şubat 1962'deki başarısız kalkışmadan sonra Aydemir'in emekliye ayrılmasına rağmen destek toplamaya devam etmesinin ardından ortaya çıktı. Hedef, mevcut hükümeti devirmek ve 27 Mayıs sonrasında tasarlanan siyasal değişimlerin yeniden hayata geçirilmesiydi.

Ne Oldu?

21 Mayıs 1963 girişimi, Talat Aydemir'in 22 Şubat 1962'deki başarısız kalkışmasının yaklaşık bir yıl sonraki devamıydı. Aydemir ve çevresindeki subaylar, 22 Şubat sonrasında emekliye ayrılmış olmalarına rağmen askerî bir müdahale düşüncesinden vazgeçmedi. Atatürk Ansiklopedisi'ne göre Aydemir, Mayıs 1963'ün ortasında girişime katılacak genç subayları bir araya getirerek harekâtın ana hatlarını konuştu ve Ankara'daki birlikler için görev dağılımı yaptı.

Planın uygulanması 20 Mayıs gecesi başlatılmak üzere hazırlandı. 21 Mayıs'ın ilk saatlerinde Harp Okulu çevresi ile bazı askerî birlikler harekete geçti. Girişimciler Ankara Radyosunu ele geçirerek yayımlamak üzere bir bildiri de hazırlamıştı. Ancak hükümet güçleri kısa sürede karşılık verdi. Radyonun hükümette kalması ve komuta kademesinin büyük bölümünün girişime destek vermemesi, Aydemir'in planının ülke çapında yönetimi ele geçirecek ölçekte büyümesini engelledi.

22 Şubat'tan farklı olarak 21 Mayıs girişimi silahlı çatışmaya dönüştü. Atatürk Ansiklopedisi'nin Talat Aydemir biyografisinde çatışmalarda altı kişinin hayatını kaybettiği ve otuz kişinin yaralandığı belirtilmektedir. Hükümet Ankara, İstanbul ve İzmir'de sıkıyönetim ilan etti. Böylece girişimin sona erdirilmesinden sonra yalnızca askerî disiplin işlemleri değil, daha geniş bir yargılama süreci de başladı.

Aydemir ve arkadaşları hakkında açılan davalar Ankara Mamak 1 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesinde görüldü. 20-21 Mayıs kalkışmasına katılan 151 sanığın yargılanmasına 7 Haziran 1963'te başlanması, olayın kapsamının yalnızca birkaç üst rütbeli subayla sınırlı olmadığını gösteriyor. Yargılamalar sonucunda Aydemir ve Fethi Gürcan hakkında verilen idam kararları 1964'te infaz edildi; diğer sanıklar hakkında ise farklı hapis ve beraat kararları çıktı.

21 Mayıs girişimi sonrasında ordu içindeki benzer kalkışmaların siyaseten ve hukukî olarak önünün alınması amacıyla daha sıkı tedbirler uygulandı. Girişim aynı zamanda 27 Mayıs sonrası dönemin kendi içinde de tek çizgili olmadığını ortaya koydu: bir yanda parlamenter düzeni sürdürme ve hükümet otoritesini koruma çabası, diğer yanda askerî müdahaleyi siyasal değişimin aracı olarak gören subay grupları vardı. Bu nedenle 21 Mayıs dosyası, 1960-1963 arasındaki askerî-siyasal gerilimin son büyük kalkışması olarak okunabilir.

21 Mayıs 1963'te Talat Aydemir ve destekçileri ikinci kez askerî yönetime müdahale girişiminde bulundu. Girişim Ankara'da askerî birliklerin harekete geçirilmesiyle başladı; hükümete bağlı kuvvetlerin karşı koyması sonucunda kısa sürede sona erdi. Bu olay, 22 Şubat 1962 girişiminin ardından aynı kadronun ikinci müdahale teşebbüsü olması bakımından önemlidir.

İlk girişimden farklı olarak 21 Mayıs sonrasında çok sayıda sanık hakkında askerî yargı süreci işletildi. Talat Aydemir ve Fethi Gürcan ölüm cezasına çarptırıldı; kararlar infaz edildi. Böylece devlet, 1960 müdahalesinden sonra ortaya çıkan askerî müdahale geleneğinin devam etmesini önlemeye yönelik daha sert bir hukukî tutum benimsedi.

21 Mayıs'ın ardından sivil hükümetin otoritesi güçlendirilmeye çalışıldı. 1961 Anayasası'nın kurumları henüz yeni kurulmuşken yaşanan bu iki kalkışma, asker-sivil ilişkilerinin anayasal metin kadar fiilî siyasal dengeler tarafından da şekillendiğini gösteren önemli örneklerdir.

Kaynakça

İlgili Dönüm Noktaları