| Tarih | 9 Mart 1971 |
| Yer | Ankara / Türkiye |
| Kategori | Darbeler ve siyasal rejim değişimleri |
| Araştırma çerçevesi | Resmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir. |
| Yayın ilkesi | Belge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil. |
Bu dosyanın önemi, 12 Mart 1971'in tek bir anda ortaya çıkmadığını göstermesidir. Müdahalenin nasıl yapılacağına ilişkin askerî görüş ayrılıkları, sonraki hükümet değişikliğinin niteliğini, siyasi davaların kapsamını ve 1971 anayasa değişikliklerinin yönünü anlamak için arka plan sağlar
9 Mart konusunda arşivlerde yer alan anlatımların bir kısmı tanıklık, anı veya sonraki siyasi değerlendirme niteliğindedir. Bu nedenle dosyanın temel anlatısı; görevlendirmeler, görevden almalar, 12 Mart öncesi komuta değişiklikleri ve parlamento kayıtları gibi daha doğrudan izlenebilen olaylara dayanır.
9 Mart girişiminin başarısızlığa uğraması ve bazı subayların görevden alınması, beş gün sonra yayımlanacak 12 Mart muhtırasının askerî hiyerarşi içinde başka bir dengeyi yansıttığını gösterir. Bu nedenle 9 Mart, 12 Mart'ın öncesinde kalan önemsiz bir hazırlık değil, müdahale biçiminin belirlendiği bir askerî iç mücadele olarak incelenebilir
Mart 1971'in ilk haftalarında ordu içinde iki farklı yaklaşım belirginleşti. Bir grup daha kapsamlı bir askerî-siyasi dönüşümü savunurken, Genelkurmay ve kuvvet komutanlarının önemli bölümü hükümetin istifasını zorlayan fakat ordunun doğrudan yönetimi üstlenmesini gerektirmeyen bir yol tercih etti.
Girişimin önemli aktörlerinden biri olarak Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanlarının tutumu öne çıktı. 9 Mart çizgisindeki subayların tasfiyesi ve 12 Mart'tan hemen önceki askerî dengeler, sonrasında yayımlanan muhtıranın hangi komuta yapısı tarafından desteklendiğini anlamak açısından önemlidir
9 Mart 1971 girişimi, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı yüksek rütbeli subayların ve sivil çevrelerin mevcut siyasi düzen yerine daha radikal bir askerî yönetim modelini tartıştığı süreçle ilişkilendirilir. Planın arkasındaki askerî-sivil çevreler konusunda farklı kaynaklar farklı isimler ve roller aktarır; bu nedenle kesinleşmiş yargısal tespitlerle dönemin tanıklıklarını ayırmak gerekir.
9 Mart 1971 başlığı, 12 Mart muhtırasına giden günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde ve sivil bürokrasi çevrelerinde yaşanan farklı müdahale arayışlarını ifade eder. Buradaki önemli nokta, 9 Mart'ın başarılı olmuş bir askerî darbe olarak değil, bazı subayların daha kapsamlı bir siyasal dönüşüm planı içinde anılan ve 12 Mart'tan hemen önce komuta kademesinin müdahalesiyle boşa çıkarılan bir girişim olarak ele alınmasıdır. İsimler ve planın ayrıntıları konusunda hatırat, gazetecilik çalışmaları ve sonraki değerlendirmeler arasında farklılıklar bulunmaktadır.
1970-1971 döneminde Türkiye'de ekonomik sorunlar, öğrenci ve işçi hareketleri, siyasi şiddet ve hükümetin artan güvenlik sorunlarını yönetmekte zorlandığı yönündeki eleştiriler askerî çevrelerde de tartışılıyordu. Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un daha önce Millî Güvenlik Kurulu toplantılarında ve Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a sunduğu raporda siyasi ve ekonomik düzenlemelere ilişkin talepleri gündeme getirdiği, Atatürk Ansiklopedisi'ndeki biyografisinde aktarılmaktadır. Bu ortam, ordunun siyasete müdahalesine ilişkin tartışmaların 12 Mart'tan önce başladığını gösterir.
9 Mart çevresinde anılan girişim ile 12 Mart muhtırası aynı şey değildir. Bazı kaynaklar ve sonraki tanıklıklar, daha radikal bir yönetim değişikliği isteyen subayların bulunduğunu; buna karşı Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanlarının farklı bir müdahale biçimine yöneldiğini aktarır. Ancak planın bütün ayrıntıları konusunda kaynaklar arasında tam bir uzlaşma yoktur. Bu nedenle dosyada doğrulanabilir görev değişiklikleri, komuta toplantıları ve 12 Mart öncesi gelişmeler ile sonraki anı ve yorumlar birbirinden ayrılmalıdır.
9-10 Mart'taki komuta toplantıları, 12 Mart'ta verilecek muhtıranın ortaya çıkışında belirleyici bir dönemeç oluşturdu. Sonunda Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur tarafından imzalanan muhtıra 12 Mart'ta hükümete ve Cumhurbaşkanına iletildi. Böylece daha kapsamlı bir askerî yönetim arayışı olarak anlatılan 9 Mart çizgisinin yerine, hükümeti istifaya zorlayan farklı bir müdahale modeli çıktı.
Bu nedenle 9 Mart girişimi, 12 Mart'ın arka planındaki askerî görüş ayrılıklarını anlamak için önemlidir. Fakat dosyanın konusu 12 Mart'ın kendisi değildir; 9 Mart etrafındaki planlar, görev değişiklikleri ve komuta kademesinin aldığı karşı tedbirlerdir. Kesinleşmiş olaylarla sonradan aktarılan niyet ve planların ayrı tutulması, dönemin tarihini daha sağlıklı okumayı sağlar.
9 Mart 1971, 12 Mart muhtırasından iki gün önce yaşanan ve askerî-sivil bürokrasi içindeki farklı yönelimlerin karşı karşıya geldiği kritik bir dönüm noktasıdır. Bazı subayların daha radikal bir askerî müdahale arayışında olduğu, buna karşı Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve komuta kademesinin farklı bir çizgide bulunduğu sonraki araştırmalarda ve Meclis kayıtlarında tartışılmıştır.
9 Mart planlarının ayrıntıları hakkında farklı kaynaklar farklı isim ve roller öne sürmektedir. Bu nedenle kesinleşmiş olaylar ile sonradan yayımlanan hatıratlar, gazetecilik araştırmaları ve siyasi yorumlar birbirinden ayrılmalıdır. 9 Mart'ın doğrudan sonucu 9 Mart gecesi gerçekleşmiş bir yönetim değişikliği değil, 12 Mart'ta ordunun hükümete verdiği muhtıra ile sonuçlanan siyasal-askerî sürecin bir parçasıdır.
Dosyanın ana önemi, 12 Mart 1971'i tek ve yekpare bir askerî karar olarak görmenin yetersiz olduğunu göstermesidir. Ordu içindeki görüş ayrılıkları, sivil siyasetle askerî bürokrasi arasındaki gerilim ve dönemin artan toplumsal çatışmaları birlikte incelendiğinde 1971 kırılması daha anlaşılır hale gelir.