| Tarih | 20 Eylül 1971 |
| Yer | Ankara / Türkiye |
| Kategori | Darbeler ve siyasal rejim değişimleri |
| Araştırma çerçevesi | Resmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir. |
| Yayın ilkesi | Belge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil. |
1971'de yapılan değişiklikler 1980 sonrasındaki anayasa yapım sürecine kadar yürürlükte kaldı. Bu nedenle 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası arasındaki süreklilik ve kopuşları incelerken 1488 sayılı Kanun temel dönüm noktalarından biri olarak ele alınmalıdır
1971 değişiklikleri, 12 Mart müdahalesinin yalnızca hükümet değişikliğine yol açmadığını, anayasal düzenin de yeniden biçimlendirildiğini gösterir. 1961 Anayasası'nın ilk metnindeki hak ve özgürlük alanları, yürütme ve güvenlik kurumları lehine yeniden düzenlendi.
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin hükümler daha ayrıntılı hale getirildi. Anayasa Mahkemesi'nin sonraki kararlarında 1971 değişiklikleri, 1961 Anayasası'nın ilk dönemindeki özgürlükçü düzenlemelerin önemli ölçüde değiştirilmiş hali olarak ele alınan anayasal dönüşümün bir parçası oldu
Değişiklikler yalnızca temel haklarla sınırlı değildi. Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmesinin yolu açıldı, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin anayasal temeli oluşturuldu ve askerî yargının alanı genişletildi. Üniversite ve kamu hizmetleriyle ilgili anayasal hükümler de yeniden düzenlendi.
Anayasa Mahkemesi'nin yayımladığı metinlerde görüldüğü üzere kişi güvenliği, temel hakların kullanımının sınırlandırılması, sendikal düzen, üniversiteler, askerî yargı ve yargı organlarının yapısı dahil çok sayıda konuda değişiklik yapıldı. Örneğin kişi özgürlüğüyle ilgili 30. madde yeniden düzenlendi; gözaltı ve hâkim önüne çıkarılma süreleri genişletildi
20 Eylül 1971'de 1488 sayılı Kanunla 1961 Anayasası'nın çok sayıda maddesinde kapsamlı değişiklik yapıldı. Değişikliklerin arka planında 12 Mart 1971 sonrasında siyasi istikrar, kamu düzeni ve yürütmenin güçlendirilmesi yönündeki talepler bulunuyordu.
20 Eylül 1971 tarihli ve 1488 sayılı Kanun, 1961 Anayasasında 12 Mart muhtırası sonrasında yapılan en kapsamlı değişikliklerden biriydi. Değişiklik 22 Eylül 1971 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesinin tarihçesinde de bu değişikliğin temel hakların sınırlandırılması, MGK, yüksek yargı ve başka anayasal kurumlar bakımından önemli sonuçlar doğurduğu belirtilmektedir.
Temel haklar bakımından Anayasanın 11. maddesinin ilk hali, kanunla sınırlamayı kabul etmekle birlikte hakkın özüne dokunulamayacağını ve sınırlama sebeplerini daha dar bir çerçevede düzenliyordu. 1971 değişikliğinde devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğü, Cumhuriyet, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu yararı, genel ahlak ve genel sağlık gibi sebepler daha açık biçimde sayıldı. Böylece hakların kullanılmasına ilişkin anayasal sınırlama rejimi yeniden kuruldu.
MGK bakımından da anayasal düzeyde değişiklik yapıldı. Anayasa Mahkemesi tarafından yayımlanan çalışmada, 111. maddenin yeni metniyle Başbakan, Genelkurmay Başkanı, kanunun gösterdiği bakanlar ve kuvvet komutanlarının Kurulun oluşumunda yer aldığı belirtilmektedir. Aynı dönemde MGK'nın işleyişi ve tavsiyelerinin devlet organları üzerindeki konumu tartışma konusu oldu. Bu değişiklik, askerî temsilin anayasal kurumsal yapıda daha belirgin hale geldiği bir dönem oluşturdu.
Anayasa Mahkemesinin yetki alanı da yeniden düzenlendi. 1971 değişikliğiyle Mahkemenin anayasa değişikliklerini esas yönünden denetlemesi engellenirken şekil denetimi devam ettirildi. Yüksek Hâkimler Kurulu, Danıştay, askerî yargı ve diğer yargısal kurumların çalışma esaslarına ilişkin hükümler de değiştirildi. Ayrıca 1961 Anayasasının 64. maddesine yapılan değişiklikle kanun hükmünde kararname müessesesi anayasal sistemde yer aldı.
Değişikliklerin tamamı aynı nitelikte değildi; bazı maddeler devlet organlarının çalışma usullerini düzenlerken bazıları temel hak, yüksek yargı ve üniversitelerin statüsü üzerinde doğrudan etkiliydi. Bu nedenle 1971 anayasa değişiklikleri tek bir 'özgürlüklerin kaldırılması' anlatısına indirgenmeden, madde madde incelenmelidir. TBMM ve Anayasa Mahkemesi kayıtları, hangi maddenin hangi tarihte ve hangi içerikle değiştirildiğini doğrudan izlemeye imkân verir.
1971 anayasa değişiklikleri, 1961 Anayasası'nın kabulünden yaklaşık on yıl sonra, 12 Mart muhtırası ile başlayan yeni siyasal ortamın hukukî çerçevesini oluşturdu. 20 Eylül 1971 tarihli 1488 sayılı Kanun ile anayasanın çok sayıda maddesinde değişiklik yapıldı; temel hakların sınırlanmasına ilişkin hükümler genişletildi, üniversite ve basın alanındaki güvenceler yeniden düzenlendi.
Değişikliklerin önemli bölümü devletin güvenlik ve kamu düzeni alanındaki yetkilerini güçlendirdi. 'Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğü', kamu düzeni ve millî güvenlik gibi gerekçeler hakların sınırlandırılmasında daha belirgin hale geldi. Anayasa Mahkemesi'nin yapısı, askerî yargı ve idarenin bazı yetkileri üzerinde de değişiklikler yapıldı.
1971 değişiklikleri 1980'e kadar yürürlükte kaldı ve 1982 Anayasası hazırlanırken başvurulan anayasal deneyimin bir parçası oldu. Bu nedenle 1961 ile 1982 arasındaki kopuşu anlamak için 1971 değişikliklerini ara dönem olarak okumak gerekir.
1971'de yapılan değişiklikler 1980 sonrasındaki anayasa yapım sürecine kadar yürürlükte kaldı. Bu nedenle 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası arasındaki süreklilik ve kopuşları incelerken 1488 sayılı Kanun temel dönüm noktalarından biri olarak ele alınmalıdır
1971 değişiklikleri, 12 Mart müdahalesinin yalnızca hükümet değişikliğine yol açmadığını, anayasal düzenin de yeniden biçimlendirildiğini gösterir. 1961 Anayasası'nın ilk metnindeki hak ve özgürlük alanları, yürütme ve güvenlik kurumları lehine yeniden düzenlendi.