DOSYA 11 / 30
Türkiye'nin Faili Meçhul ve Tartışmalı Siyasi Cinayetler Arşivi

Metin Can Dosyası

21–27 Şubat 1993 — Elazığ → Tunceli
İHD Elazığ Şube Başkanı'nın öldürülmesi ve Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, 2000) kararındaki yeri
DOSYA 04 İLE BAĞLANTILIAİHM KARARI: 28.03.2000
Hazırlanma standardı: Belge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı — "Gölgedeki Teşkilat" kaynak metodolojisiyle uyumlu
Durum: Araştırma notları tamamlandı, kaynak kontrolünden geçirildi — siteye hazır
Son güncelleme: Ağustos 2026
MağdurMetin Can — avukat, İHD Elazığ Şube Başkanı
Bağlantılı mağdurDr. Hasan Kaya (Dosya 04'te ayrıntılı işlenmiştir; bu dosya Metin Can'ın kendi profiline odaklanır)
Olay tarihi / yeri21 Şubat 1993 (kaçırılma, Elazığ) — 27 Şubat 1993 (cesedin bulunması, Tunceli/Dinar Köprüsü)
Olayın niteliğiYaralı bir kişiye yardım bahanesiyle çağrılıp kaçırılma; işkence ve infaz
Ana kategoriSiyasi cinayetler / insan hakları savunucuları
İkincil bağlantıGüneydoğu / kayıplar / öldürmeler; Susurluk / devlet-mafya ilişkisi
Birincil kaynak tabanıAmnesty International (1993), ABD Dışişleri (1993), HRW (1994–1995), İHD, Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, 2000), BM (2002)
Yargı durumuAİHM kararının asıl tarafı Hasan Kaya'nın kardeşi Mahmut Kaya'dır; Metin Can'ın kendi ölümüne ilişkin ayrı bir AİHM hükmü yoktur — olay zincirinin diğer mağduru olarak kararda yer alır

✓ KAYNAK KONTROLÜ — BU DOSYADA YAPILAN DOĞRULAMALAR VE DÜZELTMELER

  • Bu dosya, Dosya 04 (Hasan Kaya & Metin Can) ile aynı olayı ele alır. İki mağdurun kaçırılması, öldürülmesi ve AİHM süreci ortaktır; tekrarı önlemek için bu dosya olayın ayrıntılı kronolojisini Dosya 04'e bırakıp, Metin Can'ın kendi biyografisine, İHD bağlamına ve "Sakallı/Yazıcıoğulları" iddiasına özellikle odaklanır. İki dosya birlikte okunmalıdır.
  • Mehmet Gülmez'in görevi düzeltildi. Araştırma notunda "İHD Elazığ Başkanı Mehmet Gülmez" yazıyordu; AİHM kararının kendi metnine göre Mehmet Gülmez, Tunceli İHD Şube Başkanı'dır (Ali Demir ile birlikte 3 Eylül 1993'te Elazığ savcılığına başvuran kişi). Bu dosyada düzeltilmiş haliyle kullanılmıştır.
  • "Sakallı/Yazıcıoğulları" iddiasının tarihleri netleştirildi. AİHM kararına göre zincir şöyle: Aydınlık gazetesinin 26 Ağustos 1993 sayısı → Gülmez ve Ali Demir'in bunu 3 Eylül 1993'te savcılığa iletmesi → Ali Demir'in 12 Ekim 1993 tarihli savcılık ifadesi. Ayrıca Kürdistan Haber Ajansı'nın (Kurd-HA) 14 Ekim 1993 bültenine göre, "tetikçi" olarak tanımlanan Ayhan Öztürk'ün yakalandığı ve itiraflarının Özgür Gündem'de yayımlandığı iddiası da kararda ayrıca yer alıyor — bu, önceki taslakta olmayan yeni bir isim/iddia katmanıdır.
  • Yeni ve hassas bir otopsi ayrıntısı bulundu. Amnesty International'ın 5 Mart 1993 tarihli belgesi, Hasan Kaya'nın gözlerinin oyulduğunu aktarıyor. Bu, önceki iki dosyada (04 ve bu dosyada) yer almayan ciddi bir ayrıntı; kaynağı tek olduğu için "AKTARILDI" düzeyinde, başka bir kaynakla henüz çapraz doğrulanmadan işaretlenmiştir.
  • Metin Can'ın ölümünden kısa süre önce insan hakları konferansına katılmak için Almanya'ya pasaport başvurusu yaptığı AİHM kararının olay anlatımında yer alıyor — biyografisine eklenmiştir.
  • Aynı hafta içinde başka İHD'lilerin de hedef alındığı doğrulandı: Amnesty'nin 5 Mart 1993 belgesine göre 18 Şubat 1993'te İHD Urfa yönetim kurulu üyesi Kemal Kılıç öldürülmüş, 23 Şubat'ta İHD Derik temsilcisi Mehmet Gökalp gözaltına alınmıştı. Bu, Metin Can'ın öldürüldüğü dönemin İHD'ye yönelik daha geniş bir baskı dalgasının parçası olduğunu gösteriyor.

1. Metin Can Kimdi?

Metin Can, Elazığ'da avukatlık yapan ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Elazığ Şube Başkanı olan bir insan hakları savunucusuydu. AİHM kararındaki olay anlatımına göre PKK üyeliğinden şüphelenilen kişileri savunuyor, cezaevindeki kötü muamele koşullarını gündeme getiriyordu. Eşi Fatma Can'a daha önce tehditler aldığını ve bir devlet görevlisinin kendisi hakkında bazı adımlar planlandığını söylediği de AİHM dosyasında aktarılıyor. BELGELENDİ (AİHM kararındaki olay anlatımı)

AİHM kararı ayrıca, Metin Can'ın ölümünden kısa süre önce bir insan hakları konferansına katılmak üzere Almanya'ya gitmek için pasaport başvurusunda bulunduğunu ve Elazığ İHD şubesinin çeşitli saldırılara maruz kaldığını aktarıyor. BELGELENDİ (AİHM kararı)

Metin Can'ın biyografisinde üç unsur öne çıkıyor: avukatlık, İHD Elazığ Şube Başkanlığı, insan hakları ihlalleri konusunda faaliyet. Bunların her biri ayrı ayrı belgelenir; ancak bunların cinayetin kesin sebebi olduğu varsayılmaz.

2. Dönemsel Baskı Ortamı

Metin Can'ın öldürüldüğü dönemde İHD'nin bölgedeki faaliyetleri ciddi baskı altındaydı. Amnesty'nin 25 Şubat 1993 tarihli açıklaması, İHD'nin özellikle Kürt bölgelerinde sürekli resmî taciz ve baskıya maruz kaldığını bildiriyordu. Aynı dönemde, Amnesty'nin 5 Mart 1993 tarihli belgesine göre 18 Şubat 1993'te İHD Urfa yönetim kurulu üyesi Kemal Kılıç öldürülmüş, 23 Şubat'ta İHD Derik temsilcisi Mehmet Gökalp gözaltına alınmıştı. BELGELENDİ (Amnesty)

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 1993 insan hakları raporu, işkence davalarını üstlenen avukatların tehdit edildiğini ve Metin Can'ın başına gelenlerin diğer avukatlara yönelik tehditlerde örnek olarak kullanıldığını kaydetti. Human Rights Watch'un 1994 Dünya Raporu'nun Türkiye bölümü, 1993'te iki İHD görevlisi ve bir İHD üyesinin öldürüldüğünü ve Metin Can ile Hasan Kaya'nın Şubat ayında öldürüldüğünü, Kasım 1993 itibarıyla hiç kimsenin bu ölümler nedeniyle suçlanmadığını belirtiyor. HRW'nin 1995 raporu ise iki buçuk yıl içinde on İHD görevli/üyesinin öldürüldüğünü aktarıyor. BELGELENDİ (HRW)

3. Olayın Özeti — 21–27 Şubat 1993

21 Şubat 1993 günü Metin Can'ın evine gelen iki kişi, dışarıda yaralı bir PKK mensubu bulunduğunu ve yardıma ihtiyaç olduğunu söyledi. Metin Can, Hasan Kaya'yı telefonla çağırdı; akşam saatlerinde iki adamın hazır olduklarına dair telefon gelince ikisi birlikte evden ayrıldı ve bir daha görülmediler. Amnesty'nin aynı günlere ait kaydı da bunu doğruluyor. BELGELENDİ

22 Şubat'ta aileye "öldürüldüler" telefonu geldi; 23 Şubat'ta bu kez PKK adına konuştuğunu söyleyen bir kişi Metin Can'ın ellerinde olduğunu iddia etti — aile bunun kasıtlı bir şaşırtma girişimi olabileceğinden şüphelendi. Aynı gün savcılık, tehdit telefonlarının kaynağını tespit etmek amacıyla Metin Can'ın evindeki telefonun dinlenmesine karar verdi. Fatma Can ile Şerafettin Özcan, 22–23 Şubat'ta Ankara'ya giderek İçişleri Bakanı'na başvurdu. BELGELENDİ

KANIT SEVİYESİ AYRIMI Telefon geldi: BELGELENDİ. Arayan kişinin gerçekten PKK adına konuştuğu: DOĞRULANAMADI. Telefon dinlemesinin sonucu bu araştırma turunda ayrıca tespit edilememiştir (açık soru).

4. 27 Şubat 1993 — Cesetlerin Bulunması ve Otopsi

27 Şubat'ta Metin Can ve Hasan Kaya'nın cesetleri Tunceli yakınında Dinar Köprüsü altında bulundu. AİHM kararına göre elleri bağlıydı, başlarından vurulmuşlardı, olay yerinde iki kovan bulundu, üzerlerinde ayakkabı yoktu ve yerde çok az kan vardı. Metin Can'ın otopsisinde burun kanaması, dudakta yara, bazı dişlerin eksikliği, boyun/diz/gövde çevresinde morluklar ve ayaklarda makerasyon kaydedildi; kaş bölgesindeki bir morluğun darbe sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi. BELGELENDİ (otopsi/AİHM kararı)

YENİ, TEK KAYNAKLI AYRINTI Amnesty International'ın 5 Mart 1993 tarihli belgesi, Hasan Kaya'nın gözlerinin oyulduğunu aktarır. Bu ayrıntı bu araştırma turunda başka bir bağımsız kaynakla çapraz doğrulanamamıştır; bu nedenle tek kaynaklı bir aktarım olarak işaretlenmiş, "kesinleşmiş adli tıp bulgusu" gibi sunulmamıştır.

Amnesty'nin 5 Mart tarihli ilk aktarımı otopsi sonuçlarının henüz resmî olarak yayımlanmadığını da belirtiyordu; yani 1993'teki ilk dış kaynak ile daha sonra AİHM dosyasına giren ayrıntılı otopsi bilgisi arasında bir zaman farkı vardır.

5. Soruşturmanın Yargısal Seyri

AİHM kararına göre 31 Mart 1993'te Tunceli Cumhuriyet Savcılığı yetkisizlik kararı verdi ve dosya OHAL mevzuatı gerekçesiyle Kayseri Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) savcılığına gönderildi. 22 Temmuz 1993'te Kayseri DGM Savcılığı da yetkisizlik kararı vererek dosyayı Erzincan DGM Savcılığı'na gönderdi. BELGELENDİ (AİHM kararı)

TarihAşama
31.03.1993Tunceli Cumhuriyet Savcılığı yetkisizlik kararı verdi.
22.07.1993Kayseri DGM Savcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Erzincan'a gönderdi.

Tunceli → Kayseri → Erzincan zinciri, dosyanın farklı yargı makamları arasında dolaştığını gösteriyor; her aşamanın kendi gerekçesi ayrıca incelenmelidir (açık soru).

6. "Bozo" İddiası

İDDİA EDİLDİ / SONUCU KESİNLEŞMEDİ Mahmut Kaya'nın 19 Mart 1993 tarihli dilekçesine göre, Yusuf Geyik ("Bozo") adlı bir kişinin Pertek'te bir birahanede Metin Can ile Hasan Kaya'yı kendilerinin öldürdüğünü söylediği iddia edilmiş; kişinin telsizle yardım çağırdığı ve jandarmanın gelip onu götürdüğü ileri sürülmüş. Ancak Pertek İlçe Jandarma Komutanlığı bu olaydan haberdar olmadığını bildirmiştir. Zincir açıkça görülüyor: aile tarafından bildirilen iddia → savcılık incelemesi → jandarmanın inkârı.

7. "Sakallı" ve Yazıcıoğulları İddiası — Düzeltilmiş Kronoloji

Aydınlık gazetesinin 26 Ağustos 1993 tarihli sayısında, bir özel operasyon görevlisinin Hasan Kaya ve Metin Can'ın da aralarında bulunduğu bir dizi cinayetin faillerini Ahmet Demir ("Sakallı") ve Mehmet Yazıcıoğulları olarak tanımladığı, bunların devlet tarafından finanse edilen kontrgerilla unsurları olduğu iddia edildi. Tunceli İHD Şube Başkanı Mehmet Gülmez ve avukat Ali Demir, 3 Eylül 1993'te bu haberi Elazığ Cumhuriyet Savcılığı'na ilettiler. Ali Demir, 12 Ekim 1993 tarihli savcılık ifadesinde "Ahmet Demir"i şahsen tanımadığını, ancak 1988–1992 arasında Tunceli SHP İl Başkanlığı yaptığı dönemde "Sakallı"nın güvenlik güçleriyle ilişkili saldırılar yaptığı yönündeki şikâyetleri duyduğunu söyledi. İDDİA EDİLDİ (AİHM kararında aktarılan soruşturma materyali)

YENİ İSİM KATMANI Kürdistan Haber Ajansı'nın (Kurd-HA) 14 Ekim 1993 tarihli bültenine göre, cinayetlerin "tetikçisi" olarak tanımlanan Ayhan Öztürk'ün Malazgirt'te yakalandığı ve itiraflarının Özgür Gündem'de yayımlandığı iddia edildi. Öztürk'ün, itirafçı Alaattin Kanat ve İdris Ahmet tarafından Diyarbakır cezaevinde kontra olarak eğitildiği, serbest kaldıktan sonra kod adı "Yeşil" olan bir kişiye teslim edildiği ve "Yeşil"in İçişleri Bakanlığı'ndan emir aldığı yönünde beyanlar aktarıldığı belirtiliyor. Bu, gazete/haber ajansı kaynaklı bir iddia zinciridir; yargısal bir tespit değildir.
Bu bölümdeki hiçbir isim, bu dosyada "Metin Can'ı öldürdü" biçiminde kesin ifadeyle yazılmamıştır. Anlatılan şey: "1993'te bu yönde iddialar gazete haberleri ve savcılık dosyası üzerinden gündeme geldi."

8. Susurluk Raporu ve Metin Can

AİHM dosyasına göre Ocak 1998 tarihli Susurluk Raporu, Metin Can'ı Güneydoğu'da yetkililerin bilgisi dahilinde hareket eden yasa dışı unsurlarca hedef alınan kişilerden biri olarak anıyordu. BELGELENDİ (aktarımın varlığı)

Susurluk Raporu güçlü bir resmî araştırma kaynağıdır; ancak bir ceza mahkemesi kararı değildir. Bu dosyada "Susurluk Raporu'nda yer alan resmî değerlendirme" olarak işaretlenmiştir — "Susurluk Raporu cinayeti çözdü" biçiminde yazılmamıştır.

9. AİHM Kararında Metin Can'ın Konumu — Kritik Ayrım

Dosyanın hukuki merkez noktası 28 Mart 2000 tarihli Mahmut Kaya v. Turkey kararıdır. Başvurucu Mahmut Kaya, öldürülen Hasan Kaya'nın kardeşidir; kararın ana hukuki şikâyeti Hasan Kaya'nın ölümü üzerinden yürümüştür. Metin Can ise aynı olay zincirindeki diğer mağdur olarak AİHM'nin olay ve soruşturma değerlendirmesinde sürekli birlikte anılır. BELGELENDİ

BU DOSYADA KULLANILAN İFADE

Metin Can ve Hasan Kaya'nın öldürülmesine ilişkin olaylar, Mahmut Kaya v. Turkey kararında ayrıntılı biçimde incelenmiştir; ancak başvurunun asıl konusu Hasan Kaya'nın ölümüne ilişkin devlet sorumluluğudur. AİHM kararındaki AİHS m.2 ihlali doğrudan Hasan Kaya'nın başvurusu üzerinden karara bağlanmıştır. Metin Can'ın kendi ölümüne ilişkin ayrı bir AİHM hükmü bulunmamaktadır.

10. Birleşmiş Milletler Kaydı (2002)

Birleşmiş Milletler'in 2002 tarihli bir raporunda, Mahmut Kaya davası değerlendirilirken Hasan Kaya'nın PKK üyelerini tedavi ettiği bilinen bir doktor olduğu ve Metin Can'ın İHD Elazığ Başkanı olduğu; ikisinin 21 Şubat 1993'te ortadan kaybolduğu ve yaklaşık bir hafta sonra 100 km'den fazla uzakta ölü bulunduğu aktarılıyor. Aynı metin, AİHM'nin devlet görevlilerinin öldürmeyi gerçekleştirdiğine dair yeterli kanıt bulmadığını, fakat devletin koruma ve soruşturma yükümlülüklerini ihlal ettiğine ilişkin bulguları özetliyor. AKTARILDI (bu araştırma turunda BM belgesinin kendisi doğrudan doğrulanmadı)

11. 2026'da Güncel Durum

İHD'nin 26 Şubat 2026 tarihli anma açıklaması, Metin Can ve Hasan Kaya cinayetini yeniden gündeme getirdi; İHD kendi değerlendirmesinde Mahmut Yıldırım'ın olaydan sorumlu olduğunu ileri sürdü. AKTARILDI / İHD DEĞERLENDİRMESİ

Bu, İHD'nin 2026 tarihli değerlendirmesidir — "2026'da sorumluluk kesinleşti" denemez. Doğru ifade: "İHD'nin 2026 tarihli açıklamasında Mahmut Yıldırım'ın sorumluluğuna ilişkin değerlendirme yinelenmiştir." Bir insan hakları örgütünün açıklaması ile mahkemenin kesinleşmiş hükmü bu arşivde aynı kategoride tutulmaz.

12. Zaman Tüneli

18.02.1993 — İHD Urfa yönetim kurulu üyesi Kemal Kılıç öldürüldü (dönemsel bağlam).
21.02.1993 — Metin Can ve Hasan Kaya evden ayrıldı ve kayboldu.
22.02.1993 — Öldürüldüklerine ilişkin ilk telefon; araç bulundu.
23.02.1993 — PKK adına olduğu söylenen telefon; İHD Derik temsilcisi Mehmet Gökalp gözaltına alındı; telefon dinleme kararı.
22–23.02.1993 — Fatma Can ve Şerafettin Özcan Ankara'da İçişleri Bakanı'na başvurdu.
25.02.1993 — İHD ortak basın açıklaması; Amnesty acil eylem belgesi.
27.02.1993 — Cesetler Dinar Köprüsü yakınında bulundu; otopsiler yapıldı.
05.03.1993 — Amnesty'nin devam belgesi (gözlerin oyulduğu ayrıntısı dahil, tek kaynaklı).
19.03.1993 — Mahmut Kaya'nın dilekçesinde "Bozo" iddiası.
31.03.1993 — Tunceli C. Savcılığı yetkisizlik kararı; dosya Kayseri DGM'ye gönderildi.
26.08.1993 — Aydınlık'ta "Sakallı" / Yazıcıoğulları iddiası yayımlandı.
03.09.1993 — Gülmez ve Ali Demir haberi Elazığ Savcılığı'na iletti.
14.10.1993 — Kurd-HA bülteninde Ayhan Öztürk'ün yakalandığı ve itiraf ettiği iddiası.
22.07.1993 — Kayseri DGM yetkisizlik kararı; dosya Erzincan'a gönderildi.
1993–1994 — Amnesty, ABD Dışişleri, HRW raporları.
Ocak 1998 — Susurluk Raporu, Metin Can'ı hedef alınanlardan biri olarak andı.
28.03.2000Mahmut Kaya v. Turkey kararı verildi.
2002 — BM'nin AİHM içtihadını özetleyen raporu.
26.02.2026 — İHD'nin anma açıklaması; Mahmut Yıldırım değerlendirmesi.

13. Kanıt Matrisi

BulguKaynak türüSeviye
Metin Can'ın avukat ve İHD Elazığ Şube Başkanı olmasıAİHM / AmnestyBELGELENDİ
21.02.1993'te Hasan Kaya ile birlikte evden ayrılmasıAİHM + AmnestyBELGELENDİ
Aileye "öldürüldüler" telefonu gelmesiAİHM + AmnestyBELGELENDİ
PKK adına geldiği söylenen telefonAmnestyAKTARILDI / DOĞRULANAMADI
23 Şubat telefon dinleme kararıAİHMBELGELENDİ
27 Şubat'ta cesedin bulunması; eller bağlı, baştan vurulmaOtopsi + AİHMBELGELENDİ
Hasan Kaya'nın gözlerinin oyulduğuAmnesty (05.03.1993, tek kaynak)AKTARILDI (çapraz doğrulanmadı)
Yetki zinciri: Tunceli → Kayseri DGM → Erzincan DGMAİHM kararıBELGELENDİ
"Bozo"nun cinayeti üstlendiği iddiasıMahmut Kaya'nın dilekçesiİDDİA EDİLDİ
"Sakallı" ve Yazıcıoğulları iddiasıAydınlık (26.08.1993) / savcılık dosyasıİDDİA EDİLDİ
Ayhan Öztürk'ün tetikçi olarak yakalanıp itiraf ettiğiKurd-HA bülteni / Özgür GündemİDDİA EDİLDİ (haber ajansı kaynaklı)
Susurluk Raporu'nda Metin Can'ın anılmasıAİHM kararında aktarılan Susurluk materyaliBELGELENDİ (aktarımın varlığı)
Belirli bir devlet görevlisinin cezaen mahkûm olmasıTaranan kaynaklarda tespit edilmediDOĞRULANAMADI
Metin Can'ın kendi ölümüne ilişkin ayrı bir AİHM hükmü bulunduğuYANLIŞ ÇIKARIM — KULLANILMAMALI
2026 İHD'nin Mahmut Yıldırım değerlendirmesiİHD anma açıklamasıAKTARILDI / İHD DEĞERLENDİRMESİ

BUGÜNKÜ HUKUKİ DURUM

Metin Can ve Dr. Hasan Kaya 21 Şubat 1993'te Elazığ'da kayboldu, 27 Şubat 1993'te Tunceli yakınında ölü bulundu. Soruşturma dosyasında "Bozo", "Sakallı"/Yazıcıoğulları ve Ayhan Öztürk gibi çeşitli isimler etrafında iddialar toplandı; hiçbiri kesinleşmiş bir mahkûmiyetle sonuçlanmadı. Olay, AİHM'nin Mahmut Kaya v. Turkey kararında ayrıntılı biçimde incelendi; ancak kararın asıl tarafı Hasan Kaya'nın kardeşi Mahmut Kaya'dır ve AİHM'nin m.2 tespiti doğrudan Hasan Kaya'nın ölümü üzerinden kurulmuştur.

Metin Can'ın kendi ölümüne ilişkin ayrı bir AİHM hükmü yoktur; o, aynı olay zincirinin diğer mağduru olarak kararda yer almaktadır. Devlet görevlilerinin doğrudan sorumluluğu AİHM önünde "makul şüphenin ötesinde" kanıtlanmış kabul edilmemiştir.

14. Açık Kalan Sorular

Kaynak Katmanları — Özet

KaynakDosyadaki rolü
Amnesty International (23.02, 25.02, 03.03, 05.03.1993)Olayın çağdaş / ilk kaydı
ABD Dışişleri Bakanlığı, 1993 raporuİkinci bağımsız uluslararası kayıt
Human Rights Watch (1994, 1995 Dünya Raporları)İHD'ye yönelik baskı bağlamı
İHD (1993 ortak açıklama; 2026 anma)Hak örgütü kaydı ve değerlendirmesi
Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, 22535/93, 2000)Ana uluslararası hukuk kaynağı
Aydınlık (26.08.1993), Kurd-HA bülteni (14.10.1993)"Sakallı"/Öztürk iddia zincirinin basın kaynağı
BM raporu (2002)AİHM içtihadının sonraki değerlendirmesi (doğrudan doğrulanmadı)

Kaynakça

AİHM / Birincil Uluslararası Hukuk

  1. European Court of Human Rights, Mahmut Kaya v. Turkey, Application no. 22535/93, Judgment, 28 March 2000.
  2. AİHM kararı içindeki olay ve soruşturma kronolojisi; Susurluk Raporu materyali.

Amnesty International

  1. "Turkey: 'disappearance' / fear of extrajudicial killing: Metin Can, Dr Hasan Kaya", 23 Şubat 1993.
  2. "Medical letter writing action: Turkey: Dr Hasan Kaya and Metin Can", 25 Şubat 1993.
  3. "Turkey: Further information: Possible extrajudicial executions", 3 Mart 1993.
  4. AI Index: EUR 44/23/93, 5 Mart 1993 (gözlerin oyulduğu ayrıntısı, Kemal Kılıç ve Mehmet Gökalp bağlamı).

İnsan Hakları Derneği ve Uluslararası Raporlar

  1. İHD, 25 Şubat 1993 ortak basın açıklaması.
  2. İHD, 26 Şubat 2026, "Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya'yı Unutmadık, Unutmayacağız!"
  3. U.S. Department of State, Country Reports on Human Rights Practices 1993 — Turkey.
  4. Human Rights Watch, World Report 1994 ve World Report 1995 — Turkey.
  5. United Nations, 2002 (AİHM içtihadına ilişkin rapor — bu araştırma turunda doğrudan doğrulanmadı).

Türkiye Basını

  1. Aydınlık, 26 Ağustos 1993 sayısı ("Sakallı" / Yazıcıoğulları iddiası).
  2. Kürdistan Haber Ajansı (Kurd-HA), 14 Ekim 1993 bülteni; Özgür Gündem (Ayhan Öztürk itirafı iddiası).

Proje İçi Kaynaklar

  1. Gölgedeki Teşkilat — Hasan Kaya / Metin Can araştırma hattı.
  2. Projedeki AİHM, Aygan, Susurluk ve JİTEM araştırma notları.
  3. Dosya 04 — Hasan Kaya & Metin Can (bu dosyayla birlikte okunmalıdır).
Bu dosya, Dosya 04'teki olay kronolojisini tekrar etmek yerine Metin Can'ın kendi biyografisine, İHD bağlamına ve "Sakallı"/Yazıcıoğulları iddia zincirine odaklanacak şekilde tasarlanmıştır; iki dosya birlikte okunduğunda tam resim ortaya çıkar. "AİHM'nin kararına göre" ifadesi doğrudan kararın olay anlatımını, "iddia edildi" ifadesi tanıklık/basın kaynaklı iddiayı, "aktarıldı" ifadesi ikincil kaynak naklini belirtir. Dosya, Furkan Emir Akca'nın "Gölgedeki Teşkilat" kitabında uygulanan kaynak/kanıt ayrımı standardıyla hazırlanmış ve bağımsız kaynaklarla çapraz kontrolden geçirilmiştir.