DOSYA 10 / 30
Türkiye'nin Faili Meçhul ve Tartışmalı Siyasi Cinayetler Arşivi

Hasan Kaya & Metin Can Dosyası

21–27 Şubat 1993 — Elazığ → Tunceli
Kaçırılma, öldürülme ve Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, 2000) kararının kaynak temelli kronolojisi
AİHM KARARI: 28.03.2000İKİ MAĞDUR — TEK DOSYA
Hazırlanma standardı: Belge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı — "Gölgedeki Teşkilat" kaynak metodolojisiyle uyumlu
Durum: Araştırma notları tamamlandı, kaynak kontrolünden geçirildi — siteye hazır (bir hukuki ayrıntı kaynaklar arası çelişkili, bkz. Bölüm 2)
Son güncelleme: Ağustos 2026
MağdurlarDr. Hasan Kaya (Elazığ'da doktor) — Metin Can (avukat, İHD Elazığ Şube Başkanı)
Olay tarihi / yeri21 Şubat 1993 (kaçırılma, Elazığ) — 27 Şubat 1993 (cesetlerin bulunması, Tunceli/Dinar Köprüsü)
Olayın niteliğiYaralı bir kişiye tıbbi yardım bahanesiyle çağrılıp kaçırılma; işkence ve infaz
Ana kategoriGüneydoğu / kayıplar / öldürmeler
İkincil bağlantıSusurluk / devlet-mafya ilişkisi (AİHM kararında Susurluk Raporu doğrudan değerlendiriliyor)
Birincil kaynak tabanıAmnesty International (1993), ABD Dışişleri (1993), TBMM (1993), Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, no. 22535/93, 28.03.2000)
Yargı durumuAİHM devletin koruma ve soruşturma yükümlülüklerini ihlal ettiğine karar verdi; devlet görevlilerinin doğrudan katılımı "makul şüphenin ötesinde" kanıtlanmadı; Türkiye'de kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti tespit edilmedi

✓ KAYNAK KONTROLÜ — BU DOSYADA YAPILAN DOĞRULAMALAR

  • AİHM'nin madde 3 tespiti — kaynaklar arasında çelişki bulundu. Karar özetlerinden biri (HUDOC'un resmî İspanyolca çeviri özeti) kararın işletici hükümlerini şöyle listeliyor: AİHS m.2 ihlali — koruma yükümlülüğü (6 oya karşı 1), AİHS m.2 ihlali — etkili soruşturma yükümlülüğü (oybirliği), AİHS m.13 ihlali (6 oya karşı 1), m.14'ün ayrıca incelenmesine gerek olmadığı (oybirliği). Bu resmî özette m.3 ihlali listede yer almıyor. Buna karşılık ikincil bir akademik kaynak (LawTeacher.net) kararı "m.2, m.3 ve m.13 ihlali" şeklinde özetliyor. Bu iki kaynak birbiriyle çelişiyor; bu dosyada m.3 iddiası kesin BELGELENDİ olarak değil, kaynaklar arası çelişkili bir bulgu olarak işaretlenmiştir — kararın tam metninin ilgili paragrafları (m.3 bölümü) doğrudan okunmadan bu ayrıntı kesinleştirilmemelidir (bkz. Bölüm 11 ve Açık Sorular).
  • AİHM kararının kaynağı içindeki TBMM materyali bulundu. Kararın kendi materyal listesinde, 1993 tarihli bir Meclis Araştırma Komisyonu raporuna (10/90 sayılı, A.01.1.GEC) doğrudan atıf var — bu, kararın yalnızca Amnesty/ABD Dışişleri gibi dış kaynaklara değil, Türkiye'nin kendi parlamento belgesine de dayandığını gösteriyor; dosyaya eklenmiştir.
  • "JİTEM öldürdü" ifadesi kesin olgu olarak kullanılmadı. Bazı İHD ve sonraki kaynaklar "JİTEM tarafından kaçırıldılar/öldürüldüler" gibi kesin dil kullanıyor; AİHM'in kendisi bu kadar ileri gitmiyor. Bu dosyada AİHM'nin kendi diliyle sınırlı kalınmıştır.
  • Üniversite arşivi kaydı (University of Galway, 14 parçalık Mahmut Kaya dosyası) doğrulanmamış ikincil bilgi olarak işaretlendi — bu araştırma turunda arşivin kendisine erişilip içerik teyit edilememiştir; gelecekteki araştırma için bir kaynak adayı olarak not düşülmüştür.

1. Hasan Kaya ve Metin Can Kimdi?

AİHM'nin kararındaki olay anlatımına göre Dr. Hasan Kaya 1990–1992 yılları arasında Şırnak'ta doktor olarak çalıştı; Nevruz kutlamaları sırasında güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalarda yaralanan göstericileri tedavi etti, daha sonra Elazığ'a tayin edildi. AİHM kayıtlarında Kaya'nın Şırnak'ta tehdit edildiğini ve baskı gördüğünü söylediği aktarılıyor. BELGELENDİ (AİHM kararındaki olay anlatımı)

Metin Can, Elazığ'da avukatlık yapan ve İnsan Hakları Derneği Elazığ Şube Başkanlığını yürüten bir insan hakları savunucusuydu. AİHM dosyasına göre PKK üyesi olduğundan şüphelenilen kişilerin savunmasını üstlenmişti; Elazığ Cezaevi'ndeki kötü koşullar ve kötü muamele iddialarını da gündeme getirmişti. Kendisi de tehdit aldığını ve hakkında bazı güvenlik işlemleri yapıldığını düşünüyordu. BELGELENDİ (AİHM kararındaki olay anlatımı)

Hasan Kaya'nın yaralı PKK mensuplarına tıbbi yardım yaptığı yönündeki bilgiler, öldürülme gerekçesinin kesin olarak bu olduğu anlamına gelmez. Bu dosyada yalnızca "dönem kaynakları, Kaya'nın bu nedenle güvenlik makamlarının dikkatini çektiğini ve tehdit altında olduğunu aktarıyor" biçiminde kullanılır. Hasan Kaya ile Metin Can, iki farklı meslek fakat ortak bir insan hakları çevresini paylaşıyordu.

2. 20–21 Şubat 1993: Olayın Başlangıcı

AİHM kararında olayın ayrıntılı bir kronolojisi bulunuyor. 20 Şubat civarında iki erkek Metin Can'ın yaşadığı apartmana gelerek onu aradı. Ertesi gün Can, iki kişiyle görüştü; bu kişiler kent dışında yaralı bir PKK mensubu olduğunu ve yardıma ihtiyaç duyduğunu söyledi. Metin Can, Hasan Kaya'yı telefonla çağırdı. Akşam saat 19.00 civarında, iki adamın hazır olduklarına dair telefon gelince Metin Can ve Hasan Kaya birlikte evden ayrıldı; Hasan Kaya'nın yanında tıbbi çantası vardı. İkisi de geri dönmedi. BELGELENDİ (AİHM kararı)

AYRIM "İki kişi yaralı bir kişi olduğunu söyledi" — kaynaklı olay. "Bu iki kişi JİTEM mensubuydu" — 1993'teki ilk kayıtlardan doğrudan çıkarılamaz; sonraki iddia ve tanıklık katmanında ayrıca değerlendirilmiştir.

3. 22–23 Şubat — Telefonlar ve Ayakkabılar

22 Şubat'ta Metin Can'ın eşi Fatma Can'a telefon eden bir kişi iki kişinin öldürüldüğünü söyledi; aile kaybolmayı polise bildirdi. Aynı gün Hasan Kaya'nın kullandığı otomobil Elazığ-Bingöl yolunda bulundu ve polis tarafından incelendi (parmak izi ve fotoğraf incelemesi dahil). 23 Şubat'ta aileye ikinci kez telefon geldi; bu kez arayan kişi iki kişinin hâlâ hayatta olduğunu söyledi. Aynı gün bir poşet içinde iki çift ayakkabı bulundu; biri sonradan Metin Can'a ait olarak teşhis edildi. Savcılık tehdit telefonlarının kaynağını belirlemek için telefon dinlemesine karar verdi. BELGELENDİ

İDDİA / KARIŞTIRMA İHTİMALİ Amnesty'nin 23 Şubat tarihli kaydında ailenin PKK adına arandığı ve Can'ın tutulduğu yönünde bir telefon aktarılıyor; aile bunun kasıtlı bir şaşırtma girişimi olabileceğinden şüpheleniyordu. Bu dosyada "PKK'ya atfedilen telefon" ile "PKK'nin gerçekten kaçırdığına dair kanıt" açıkça ayrı tutulmuştur.

4. 24–26 Şubat: Ankara Temasları

AİHM kararına göre aile üyeleri Ankara'ya giderek İçişleri Bakanı ve Başbakan dahil yetkililerden yardım talep etti. 26 Şubat'ta Tunceli Güvenlik Müdürlüğü'nde iki kişinin öldürüldüğüne ilişkin bir bilgi yayıldı, ancak yerel güvenlik makamları bu bilgiyi doğrulamadı. BELGELENDİ (AİHM kararı)

Bu ayrıntı önemli: ölümler gerçekleşmeden bir gün önce devlet makamlarına ulaşan bir istihbarat/ihbar bilgisi bulunduğu AİHM dosyasında yer alıyor; ancak kaynağı ve doğruluk derecesi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

5. 27 Şubat 1993 — Cesetler Bulunuyor

27 Şubat günü yaklaşık 11.45'te, Hasan Kaya ve Metin Can'ın cesetleri Tunceli dışındaki Dinar Köprüsü altında bulundu. AİHM kararındaki kayda göre elleri arkadan bağlıydı, her ikisi de başlarından vurulmuştu, olay yerinde iki mermi kovanı bulundu, üzerlerinde ayakkabı yoktu ve olay yerinde çok az kan vardı. Cumhuriyet'in 28 Şubat 1993 tarihli arşivinde de aynı olayın dönemsel kaydı bulunuyor; ellerin bakır telle arkadan bağlandığı ve başlarından vuruldukları aktarılıyor. BELGELENDİ

6. Otopsi Bulguları

27 Şubat'taki ilk otopside iki kişinin de başından vurularak öldürüldüğü ve ellerinin bağlı olduğu kaydedildi. Metin Can'ın vücudunda burun kanaması, dudak yarası, eksik diş, boyun ve gövde çevresinde ekimozlar tarif edildi. Hasan Kaya'nın ikinci otopsisinde ise bileklerde tel izleri, çeşitli ekimoz ve sıyrıklar, ayaklarda uzun süre su/kar altında kalmayla uyumlu bulgular kaydedildi. BELGELENDİ (otopsi/AİHM kararı)

Bu bölümde yorum yapılmaz; otopsi bulguları olduğu gibi aktarılır.

7. İlk Soruşturma ve Yetki Değişiklikleri

AİHM dosyasına göre 31 Mart 1993'te Tunceli Cumhuriyet Savcılığı cinayet hakkında yetkisizlik kararı verdi; dosya daha sonra farklı savcılıklara gönderildi. AİHM'nin kararında soruşturmanın çeşitli savcılıklar arasında hareket ettiği açıkça görülüyor. BELGELENDİ

8. Yusuf Geyik ("Bozo") İddiası

İDDİA EDİLDİ / SORUŞTURMA KAYDINDA Mahmut Kaya'nın 19 Mart 1993 tarihli başvurusunda, Pertek'teki bir birahanede Yusuf Geyik ("Bozo") isimli bir kişinin televizyon programı sırasında "Hasan Kaya ve Metin Can'ı biz öldürdük" dediğinin aktarıldığı belirtiliyor. O kişinin telsizle yardım çağırdığı ve jandarmaların gelip onu götürdüğü iddia edilmiş; ancak Pertek İlçe Jandarma Komutanlığı böyle bir olaydan haberdar olmadığını bildirmiş. Bu, yargısal olarak kesinleşmiş bir olay değil, aile tarafından savcılığa aktarılan ciddi bir iddiadır.

9. JİTEM / Kontrgerilla İddiası ve Ersever Anlatımı

Soruşturmanın sonraki döneminde çeşitli kişiler tarafından "kontrgerilla" ve güvenlik güçleriyle bağlantılı gruplar suçlandı. AİHM dosyasına göre soruşturma belgelerinde sivil kişilerce gerçekleştirildiği ileri sürülen kaçırma, güvenlik noktalarından geçiş, jandarma görevlileriyle bağlantılı kişiler ve JİTEM görevlisi Cem Ersever'in gazeteci Soner Yalçın'a verdiği anlatım gibi unsurlar yer aldı. AİHM kayıtlarına göre Ersever, Elazığ'da bir avukat ile doktorun kontrgerilla tarafından hedef alındığından haberdar olduğunu söylemiş; AİHM bu anlatım ile Fatma Can ve Şerafettin Özcan'ın olay öncesindeki anlatımları arasındaki benzerliğe dikkat çekmiştir. İDDİA EDİLDİ / TANIKLIK

Burada en önemli kaynak AİHM kararının kendisi: Mahkeme yalnızca "birileri böyle söyledi" demiyor, soruşturma dosyasındaki bu unsurları da değerlendiriyor. Ancak bu, "JİTEM'in cinayeti işlediği kesinleşti" anlamına gelmez.

10. Susurluk Raporu

AİHM kararında Susurluk Raporu'nun Başbakanlık tarafından hazırlanmış resmî bir inceleme olduğu ve Güneydoğu'daki Özel Harp Dairesi, MİT, JİTEM, itirafçılar, korucular, organize suç, uyuşturucu ve finansal ilişkiler gibi alanları değerlendirdiği aktarılıyor. AİHM dosyasındaki Komisyon değerlendirmesine göre Susurluk Raporu, Metin Can'ın öldürülmesini ve dolayısıyla Hasan Kaya'nın ölümünü, yetkililerin bilgisi dahilindeki yargısız infazlardan biri olarak değerlendiren bir sonuca sahipti. BELGELENDİ (AİHM kararında aktarılan Susurluk değerlendirmesi)

Aynı AİHM kaydında raporun bir mahkeme kararı veya bağımsız olgu tespit komisyonu olmadığının da altı çiziliyor. Bu dosyanın metodolojisi için önemli bir örnek: Susurluk Raporu = güçlü resmî araştırma kaynağı; Susurluk Raporu ≠ ceza mahkûmiyeti.

11. 28 Mart 2000 — AİHM'nin Kararı

Mahmut Kaya v. Turkey, başvuru no. 22535/93, 28 Mart 2000 tarihinde karara bağlandı. AİHM, devlet görevlilerinin cinayete karıştığının "makul şüphenin ötesinde" kanıtlanmadığını açıkça belirtti. Fakat hemen ardından, olayın faillerinin yetkililerce biliniyor olabileceğini ciddi biçimde düşündüren unsurlar bulunduğu sonucuna vardı. BELGELENDİ

AİHM'nin dayandığı unsurlar arasında: 130 km'den uzun mesafede çok sayıda resmî kontrol noktasından geçiş; jandarmaların cinayete katıldığını söyleyen şüpheli bir kişiye yardım ettiği yönündeki iki tanık; Ersever'in anlatımıyla kayıp sürecine ilişkin tanıklıkların örtüşmesi; ve Susurluk Raporu'nun değerlendirmesi bulunuyordu. BELGELENDİ (AİHM'nin gerekçesi)

✓ KAYNAK KONTROLÜNDE TESPİT EDİLEN AYRINTILAR — RESMÎ ÖZETE GÖRE

AİHM'nin kararının resmî (HUDOC) İspanyolca özetine göre işletici hüküm şöyledir: (1) 6 oya karşı 1, devletin Hasan Kaya'nın yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği — AİHS m.2 ihlali; (2) oybirliğiyle, ölümün etkili biçimde soruşturulmadığı — AİHS m.2 ihlali; (3) 6 oya karşı 1, AİHS m.13 (etkili başvuru hakkı) ihlali; (4) oybirliğiyle, m.14'ün ayrıca incelenmesine gerek olmadığı.

Bu resmî özette AİHS m.3 (kötü muamele) ihlaline dair bir hüküm listelenmemiştir. Buna karşılık bir akademik ikincil kaynak kararı "m.2, m.3 ve m.13 ihlali" olarak özetlemektedir. Bu iki kaynak çelişmektedir; bu dosyada m.3 konusunda kesin bir BELGELENDİ ifadesi kullanılmamış, kaynaklar arası çelişki olarak açıkça işaretlenmiştir.

12. Dosyanın Hukuki Omurgası

AİHM'NİN ÇOK DİKKATLİ OKUNMASI GEREKEN SONUCU

AİHM, devlet görevlilerinin Hasan Kaya'nın öldürülmesine katıldığına ilişkin "makul şüphenin ötesinde" bir kanıt bulunduğuna karar vermedi. Bununla birlikte Mahkeme, devlet makamlarının Kaya'nın yaşamını korumak için makul önlemleri almadığına, olayın etkili biçimde soruşturulmadığına ve Kaya'nın kaybolmasından önceki sürece ilişkin ciddi risklerin bilindiğine karar verdi.

13. AİHM'nin "Devlet Görevlileri" Konusundaki Yaklaşımı

AİHM "devlet görevlileri yaptı" demedi. Ama "devlet görevlilerinin veya onların bilgisi dahilindeki grupların rolüne ilişkin ciddi göstergeler vardı ve devlet bunları etkili biçimde soruşturmadı" çizgisine geldi. Bu nedenle dosya çok güçlü ama metodolojik olarak hassastır.

KAYNAK ÇATIŞMASI — "KAYNAKLARIN SONUÇ DİLİ ARASINDAKİ FARK" Bazı İHD ve sonraki kaynaklar "JİTEM tarafından kaçırıldılar/öldürüldüler" şeklinde kesin dil kullanıyor. Ama AİHM'nin kendisi bu kadar ileri gitmiyor: devlet görevlilerinin öldürmeye katılımının makul şüphenin ötesinde kanıtlanmadığını, fakat faillerin yetkililerce biliniyor olabileceğini ciddi biçimde düşündüren göstergeler bulunduğunu söylüyor. Bu dosyada AİHM'nin kendi diline sadık kalınmıştır.

14. 1993 Uluslararası ve Resmî Kayıtlar

Amnesty International'ın 23 Şubat 1993 tarihli acil eylem kaydı, Hasan Kaya ve Metin Can'ın kaybolmasını ve öldürülme korkusunu belgeler; 25 Şubat 1993 belgesinde aynı olayın ayrıntıları ve aileye gelen telefonlar yer alır; 3 Mart 1993 tarihli devam belgesinde cesetlerin bulunduğu, ellerin bağlı olduğu ve işkence izleri bulunduğu aktarılır. Amnesty'nin buradaki rolü, 1993'te olayın hemen sonrasına ait bağımsız uluslararası kayıttır. BELGELENDİ

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 1993 Türkiye İnsan Hakları Raporu, Hasan Kaya ve Metin Can'ın Şubat 1993'teki öldürülmesini "mystery killings" (esrarengiz cinayetler) kapsamında ele alıyor; cesetlerin elleri arkadan bağlı ve başlarından vurulmuş halde bulunduğu, aile ve HEP üyelerinin devlet görevlilerinin arama yapmadığı yönündeki suçlamalarından söz ediyor. BELGELENDİ (ikinci bağımsız uluslararası kayıt)

TBMM Genel Kurul tutanaklarında, 7 Nisan 1993'te İçişleri Bakanlığı'nın verdiği cevapta Hasan Kaya ve Metin Can'ın 21 Şubat'ta evden ayrıldıkları ve ertesi gün öldürüldükleri yönünde telefon alındığı anlatılıyor; araçlarının bulunduğu ve uzmanlarca incelendiği de kayıtta yer alıyor. AİHM'nin kendi materyal listesinde de 1993 tarihli bir Meclis Araştırma Komisyonu raporuna (10/90 sayılı, A.01.1.GEC) doğrudan atıf bulunuyor. BELGELENDİ

Cumhuriyet'in 28 Şubat 1993 tarihli arşivinde olay haberleştirilmiş; 7 Mart 1993 tarihli kayıtta ise SHP Malatya Milletvekili Mustafa Yılmaz'ın olayla ilgili inceleme yapmak üzere bölgeye gittiği ve rapor sunduğu belirtiliyor — bu, ayrı bir alt kaynak olarak not düşülmüştür. AKTARILDI

15. Üniversite Arşivi ve 2000 Sonrası Kayıtlar

Araştırmada, University of Galway Archives'ın Mahmut Kaya'nın AİHM sürecine ilişkin ayrı bir arşiv dosyası muhafaza ettiği bilgisine ulaşıldı; kayda göre 1993–1999 arasında oluşturulmuş 14 belge (AİHM başvurusu, aile açıklamaları, basın kupürleri, hükümet belgeleri, çalışma notları dahil) bulunuyor. Bu arşive bu araştırma turunda doğrudan erişilip içeriği teyit edilememiştir; ileride ayrı bir "AİHM Dosya Arşivi" kaynağı olabilir. AKTARILDI / DOĞRULANMAMIŞ İKİNCİL BİLGİ

İHD'nin sonraki anma ve hak savunuculuğu kayıtlarında Can ve Kaya'nın öldürülmesi JİTEM/kontrgerilla bağlamında değerlendiriliyor. Bunlar kurumsal hak savunuculuğu açıklamalarıdır, mahkeme kararı değildir; bu dosyada "İHD'nin değerlendirmesi" olarak sınıflandırılmıştır. AKTARILDI

16. Zaman Tüneli

1990–1992 — Hasan Kaya Şırnak'ta doktorluk yaptı; ardından Elazığ'a tayin edildi.
21.02.1993 — İki kişi yaralı PKK mensubu iddiasıyla Can ve Kaya'yla buluştu; ikili akşam evden ayrıldı.
22.02.1993 — "Öldürdük" telefonu; araç Elazığ-Bingöl yolunda bulundu.
23.02.1993 — Yeni telefonlar; ayakkabılar bulundu; telefon dinleme kararı.
24–26.02.1993 — Aile Ankara'da İçişleri Bakanı ve Başbakan'dan yardım istedi.
27.02.1993 — Cesetler Tunceli'de Dinar Köprüsü altında bulundu; otopsiler yapıldı.
Mart 1993 — Tunceli C. Savcılığı yetkisizlik kararı verdi; dosya farklı savcılıklar arasında dolaştı; Yusuf Geyik ("Bozo") iddiası kayda geçti.
1993 — Amnesty (3 belge), ABD Dışişleri, TBMM (07.04.1993) ve dönem basını olayı kayda geçirdi.
20.08.1993 — Mahmut Kaya'nın AİHM/Komisyon başvurusu.
1995–1999 — AİHM dosyasında belgelerin toplanması; Susurluk Raporu materyale girdi.
28.03.2000Mahmut Kaya v. Turkey kararı verildi.
2000 sonrası — İHD ve insan hakları örgütlerinin dosyayı JİTEM/kontrgerilla bağlamında değerlendiren anma/savunuculuk açıklamaları.
2026 — Taranan kaynaklarda bu dosya bakımından yeni bir kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti tespit edilmedi.

17. Kanıt Matrisi

BulguKaynak türüSeviye
21.02.1993'te Kaya ve Can'ın kaybolmasıAİHM + TBMM + AmnestyBELGELENDİ
27.02.1993'te cesetlerin bulunmasıAİHM + Amnesty + basınBELGELENDİ
Ellerin bağlanmış, başlarından vurulmuş olmasıOtopsi / AİHM kararıBELGELENDİ
Aileye "öldürüldüler" telefonu gelmesiAİHM / AmnestyBELGELENDİ
PKK adına geldiği ileri sürülen telefonAİHM / AmnestyAKTARILDI / İDDİA
Yusuf Geyik ("Bozo") itirafı iddiasıMahmut Kaya'nın başvurusuİDDİA EDİLDİ
Güvenlik güçleriyle bağlantılı kişiler iddiasıAİHM soruşturma dosyasıİDDİA EDİLDİ
JİTEM/kontrgerilla bağlantısı (Ersever anlatımı)Soner Yalçın'a verilen anlatımİDDİA EDİLDİ
Susurluk Raporu'nun cinayete ilişkin değerlendirmesiAİHM kararında aktarılan Susurluk materyaliBELGELENDİ (aktarımın varlığı)
Devlet görevlilerinin cinayete katıldığıAİHMMAKUL ŞÜPHENİN ÖTESİNDE KANITLANMADI
Faillerin yetkililerce biliniyor olabileceğiAİHMBELGELENDİ (yargısal değerlendirme)
Etkili soruşturma yapılmadığı — AİHS m.2AİHM kararı (oybirliği)BELGELENDİ
Yaşamın korunması yükümlülüğünün ihlali — AİHS m.2AİHM kararı (6-1)BELGELENDİ
Etkili başvuru hakkının ihlali — AİHS m.13AİHM kararı (6-1)BELGELENDİ
Kötü muamele — AİHS m.3 ihlaliKaynaklar çelişiyor (resmî özet vs. ikincil akademik kaynak)ÇELİŞKİLİ / DOĞRULANAMADI
2026 itibarıyla yeni ceza mahkûmiyetiTaranan kaynaklarda tespit edilmediDOĞRULANAMADI

BUGÜNKÜ HUKUKİ DURUM

Hasan Kaya ve Metin Can'ın 1993'te öldürülmesine ilişkin soruşturma AİHM tarafından etkili bulunmamıştır. AİHM, özellikle Hasan Kaya bakımından devletin yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğine ve ölümünün etkili biçimde soruşturulmadığına karar vermiştir; etkili başvuru hakkının (m.13) da ihlal edildiğine hükmetmiştir. Ancak devlet görevlilerinin öldürmeye katılımı AİHM önünde makul şüphenin ötesinde kanıtlanmış kabul edilmemiştir.

Kaybolma dönemindeki muamelenin AİHS m.3 kapsamında ayrıca ihlal oluşturup oluşturmadığı konusunda kaynaklar birbiriyle çelişmektedir; bu dosyada bu ayrıntı kesinleştirilmemiştir. "JİTEM cinayeti kesinleştirildi" yazmak bu nedenle doğru olmaz.

18. Açık Kalan Sorular

Sekizinci soru özellikle önemli: bu dosyanın tek gerçek hukuki belirsizliği burada yoğunlaşıyor ve kararın orijinal İngilizce metninden doğrudan doğrulanmalıdır.

Kaynak Katmanları — Özet

KaynakDosyadaki rolü
Amnesty International (23.02, 25.02, 03.03.1993)Olayın çağdaş / ilk kaydı
ABD Dışişleri Bakanlığı, 1993 Türkiye Raporuİkinci bağımsız uluslararası kayıt
TBMM Genel Kurul tutanağı (07.04.1993)Resmî bilgi zinciri kaydı
1993 Meclis Araştırma Komisyonu raporu (10/90)AİHM'nin kendi materyaline giren TBMM belgesi
Mahmut Kaya v. Turkey (AİHM, 22535/93, 2000)Ana uluslararası hukuk kaynağı
Cumhuriyet (28.02.1993, 07.03.1993)Dönemsel basın kaydı
İHD (çok yıllı anma/değerlendirme)Hak örgütü değerlendirmesi
University of Galway Archives (doğrulanmamış)Olası ileri araştırma kaynağı

Kaynakça

AİHM / Birincil Uluslararası Hukuk

  1. European Court of Human Rights, Mahmut Kaya v. Turkey, Application no. 22535/93, Judgment, 28 March 2000.
  2. AİHM kararı içindeki olay kronolojisi ve soruşturma materyalleri.
  3. AİHM kararı içinde değerlendirilen Susurluk Raporu materyali.
  4. AİHM kararı içinde atıf yapılan 1993 Meclis Araştırma Komisyonu raporu (10/90, A.01.1.GEC).

Amnesty International

  1. "Turkey: 'disappearance' / fear of extrajudicial killing: Metin Can, Dr Hasan Kaya", 23 Şubat 1993.
  2. "Medical letter writing action: Turkey: Dr Hasan Kaya and Metin Can", 25 Şubat 1993.
  3. "Turkey: Further information: Possible extrajudicial executions: Metin Can, Dr Hasan Kaya", 3 Mart 1993.

TBMM ve Türkiye Basını

  1. TBMM Genel Kurul tutanağı, 7 Nisan 1993, İçişleri Bakanlığı cevabı.
  2. Cumhuriyet, 28 Şubat 1993, "Elazığ'da kayıplar ölü bulundu."
  3. Cumhuriyet, 7 Mart 1993, Mustafa Yılmaz'ın olay üzerine incelemesi.

ABD, İHD ve Akademik Kaynaklar

  1. U.S. Department of State, Country Reports on Human Rights Practices 1993 — Turkey.
  2. İHD, 25 Şubat 1993 ortak basın açıklaması ve sonraki anma/dosya değerlendirmeleri.
  3. LawTeacher.net, Kaya v Turkey (1999) 28 EHRR 1 — akademik özet (m.3 iddiası bu kaynakta yer alıyor, resmî özetle çelişiyor).
  4. University of Galway Archives, Mahmut Kaya Case File, 1993–1999, 14 items (doğrulanmamış).

Proje İçi Kaynaklar

  1. Gölgedeki Teşkilat içindeki ilgili JİTEM araştırma bölümleri.
  2. Projedeki Musa Anter / JİTEM kronolojisi ve bağlantılı araştırma notları.
Bu dosyada "AİHM'nin kararına göre" ifadesi doğrudan kararın olay anlatımını, "iddia edildi" ifadesi tanıklık/itirafçı beyanını, "aktarıldı" ifadesi ikincil kaynak nakli belirtir. AİHM'nin devlet sorumluluğuna ilişkin tespiti ile bireysel/kurumsal ceza sorumluluğu ayrı tutulmuştur. Kararın m.3 bölümüne ilişkin kaynaklar arası çelişki bu dosyada gizlenmeden, açık bir doğrulama görevi olarak bırakılmıştır. Dosya, Furkan Emir Akca'nın "Gölgedeki Teşkilat" kitabında uygulanan kaynak/kanıt ayrımı standardıyla hazırlanmış ve bağımsız kaynaklarla çapraz kontrolden geçirilmiştir.