1. Dosya Kimliği
Adı: İzzet Kezer Doğum: 6 Mart 1954 Meslek: Gazeteci, foto muhabiri Öğrenim: Ankara Basın Yayın Yüksekokulu Görev yaptığı gazete: Sabah Görevi: Foto muhabiri Ölüm tarihi: 23 Mart 1992 Yer: Şırnak / Cizre Olay: Newroz olaylarını izlerken silahlı saldırı sonucu öldürülme Yaş: 38 Olay sırasındaki konum: Gazeteciler grubuyla birlikte, elinde beyaz bayrak Ölüm şekli: Başından tek kurşunla vurulma İlk resmî açıklama: Çatışma sırasında iki ateş arasında kaldığı ileri sürüldü Tanık anlatımları: Ateşin polis panzerinden geldiği yönünde TİHV kaydı: Polis panzerinden açılan ateş sonucu öldürüldü CPJ kaydı: Güvenlik güçleri operasyonu sırasında öldürüldü; görgü tanıkları ateşin güvenlik güçlerinden geldiğini söyledi Soruşturma sonucu: Failin kesin olarak belirlenememesi / dosyanın takipsizlikle sonuçlanması Susurluk Raporu: Kezer'in de aralarında bulunduğu bazı gazetecilerin devlet içindeki çetelerce öldürüldüğüne ilişkin değerlendirme bulunduğu aktarıldı JİTEM bağlantısı: Ciddi iddialar ve araştırma verileri var; kesinleşmiş mahkûmiyet yok.
Kezer'in 23 Mart 1992'de Cizre'de Newroz olaylarını izlerken öldürüldüğü hem dönem basınında hem TİHV kayıtlarında yer alıyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
2. İzzet Kezer Kimdi?
İzzet Kezer, gazetecilik mesleğine:
Günaydın
gazetesinde başladı.
Daha sonra Sabah gazetesinde çalıştı ve özellikle:
foto muhabirliği
yaptı.
BRT'nin biyografik kaydına göre:
1 Kasım 1988
tarihinde Sabah gazetesinde muhabir olarak mesleğe başladı. Daha sonra aynı medya grubunda çeşitli görevlerde bulundu. (BRT | Haber Ajansı)
Kezer'in ölümünden önceki son görevi:
Sabah Gazetesi Ankara bürosu foto muhabirliği
idi. Bianet de onu ölüm tarihinde Sabah'ın Ankara bürosunda görev yapan foto muhabiri olarak tanımlıyor. (Bianet)
3. Cizre'ye Neden Gitmişti?
1992 Newroz'u Türkiye'nin güneydoğusunda çok ağır bir güvenlik krizine dönüştü.
Kezer:
Newroz olaylarını takip etmek
üzere Cizre'ye gönderildi.
Bianet'e göre Kezer, 21 Mart'taki Newroz etkinliklerini izlemek için Cizre'ye gitti. (Bianet)
Dönem Cumhuriyet haberinde de gazetecilerin:
Cizre'deki olayları takip etmek için
bölgede bulunduğu belirtiliyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
4. 1992 Newroz Ortamı
1992 Newroz'u sırasında:
- Cizre,
- Nusaybin,
- Şırnak,
- Diyarbakır
başta olmak üzere bölgede ağır çatışmalar yaşanıyordu.
Cizre'deki olaylar sırasında:
PKK saldırıları
ile
güvenlik güçlerinin karşı operasyonları
aynı zaman diliminde meydana geldi.
Ancak Kezer'in öldürüldüğü olay anında hangi taraftan ateş edildiği dosyanın en tartışmalı noktası haline geldi.
5. 23 Mart 1992 - Olay
Cumhuriyet'in 24 Mart 1992 tarihli haberinde olayın kronolojisi ayrıntılı biçimde aktarılıyor.
Buna göre:
23 Mart sabahı
Cizre'de çatışma başladı.
Saat:
11.00 civarı
PKK'nin güvenlik güçlerine saldırdığı bildirildi.
Ardından çatışma başladı ve kentte helikopterler dolaştı. (Cumhuriyet Gazetesi)
6. Gazetecilerin Çatışma Bölgesine Girmesi
Gazetecilerin kaldığı:
Kadıoğlu Oteli
yakınındaki bir evden:
kadın çığlıkları
duyuldu.
Bir grup gazeteci bu seslerin geldiği yere gitmeye karar verdi.
Aralarında:
İzzet Kezer
de bulunuyordu.
Daha sonra tekrar otele dönmek üzere yürümeye başladılar. (Cumhuriyet Gazetesi)
7. Beyaz Bayrak
Bu dosyanın en önemli ayrıntılarından biri:
beyaz bayrak.
Gazeteciler ellerinde:
beyaz bez/bayrak
taşıyarak ateşten korunmaya çalıştılar.
Ama buna rağmen üzerlerine ateş açıldı.
TİHV'nin 1992 raporunda da:
“gazetecilerin ellerinde beyaz bayraklar bulunduğu sırada ateş açıldığı”
aktarılıyor. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
Bu nedenle:
Beyaz bayrak → BELGELENDİ
8. İnönü Sokağı
Gazeteciler:
İnönü Sokağı
istikametinde ilerlerken bir polis panzerinin bulunduğu noktaya geldiler.
Cumhuriyet'in dönem haberinde:
sokağın başını tutan polis panzerinden ateş açıldığı
tanık anlatımıyla aktarılıyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
TİHV raporu da Kezer'in:
polis panzerinden açılan ateş
sonucu başından vurulduğunu kaydetti. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
9. İzzet Kezer'in Vurulması
Kezer:
başından
vuruldu.
Dönem haberine göre:
tek kurşun
yarası aldı. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu nedenle:
Ölüm nedeni → ateşli silah yaralanması
Vuruş bölgesi → baş
Tek kurşun → dönem haberinde böyle aktarılıyor
10. Ateşin Kaynağı
Dosyanın merkezindeki soru:
“Kurşun nereden geldi?”
Dönemin İçişleri Bakanlığı açıklaması:
Kezer'in iki ateş arasında kaldığı
yönündeydi. (Cumhuriyet Gazetesi)
Fakat Kezer'in yanında bulunan gazeteciler:
ateşin polis panzerinden geldiğini
söyledi. (Cumhuriyet Gazetesi)
TİHV'nin yıllık raporu da olayın:
polis panzerinden açılan ateş
sonucu gerçekleştiğini kaydediyor. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
11. En Önemli Tanık - Abdullah Arsoy
Kezer'in yanında bulunan gazeteci:
Abdullah Arsoy
olay sonrasında açık biçimde tanıklık etti.
Arsoy'a göre:
- gazeteciler beyaz bayrak taşıyordu,
- polis panzeri sokağın başını tutuyordu,
- panzerden ateş açıldı,
- İzzet o ateş sırasında yere düştü. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu:
olay yerinde bulunan görgü tanığı
olması nedeniyle önemli.
12. Faruk Balıkçı'nın Tanıklığı
Kezer'in meslektaşı:
Faruk Balıkçı
da olayla ilgili daha sonraki yıllarda konuştu.
2015 tarihli Bianet haberine göre Balıkçı:
olaydan sonra doğru dürüst soruşturma yapılmadığını
ve savcılığın kendisini tanık olarak çağırmadığını söyledi. Ayrıca Kezer'e ateşin:
panzerden mi, başka yerden mi
geldiğinin belirlenemediğini aktardı. (Bianet)
Burada ilginç bir fark var:
Arsoy'un ilk dönem tanıklığı → panzerden ateş
Balıkçı'nın sonraki ifadesi → panzer ateşi gördüğünü ancak Kezer'i vuran merminin kesin kaynağını söyleyemeyeceğini belirtiyor
Bu yüzden tanık anlatımlarının tamamı aynı kesinlikte değil.
13. Uğur Şevkat'ın Anlatımı
Kezer'in yanında bulunan bir başka gazeteci:
Uğur Şevkat
da olay hakkında konuştu.
Bianet'in 2012 dosyasına göre Şevkat:
olay sırasında gazetecilerin beyaz bayrak taşıdığını
ve ateşin ardından Kezer'in vurulduğunu anlattı. (Bianet)
Bu tanıklık:
olay yerindeki gazetecilerin anlatım zincirini
güçlendiriyor.
14. Tihv'nin 1992 Raporu
Bu dosyanın en önemli bağımsız kaynaklarından biri:
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın 1992 Yıllık Raporu.
Raporda:
İzzet Kezer'in
23 Mart günü saat 15.00 sıralarında
bir polis panzerinden açılan ateş sonucu
başından vurularak öldürüldüğü açıkça kaydediliyor.
Ayrıca yanında bulunan gazetecilerin:
beyaz bayrak taşıdığı
belirtiliyor. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
Bu çok önemli çünkü olayın hemen sonrasındaki bağımsız insan hakları dokümantasyonu:
güvenlik güçleri kaynaklı ateş
tespitine yöneliyor.
15. Cpj Kaydı
Committee to Protect Journalists (CPJ) de Kezer dosyasını inceledi.
CPJ'nin 1993 tarihli raporunda:
Kezer'in:
Cizre'deki güvenlik güçleri operasyonları sırasında başından vurularak öldürüldüğü
kaydediliyor.
Daha önemlisi CPJ:
İçişleri Bakanlığı'nın PKK'yi sorumlu tuttuğunu
ancak:
görgü tanıklarının ateşin yalnızca güvenlik güçlerinden gelebileceğini söylediğini
aktarıyor. (Refworld)
Bu nedenle dosyada çok net bir çelişki var:
Devlet açıklaması PKK / çapraz ateş
Görgü tanıkları ve CPJ güvenlik güçlerinin ateşi
16. Devletin İlk Açıklaması
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada:
Kezer'in:
çatışma sırasında iki ateş arasında kalarak öldüğü
ileri sürüldü. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu açıklama:
resmî makamın olay değerlendirmesi
olarak arşivlenmeli.
Ancak:
mahkeme kararı
değil.
17. Süleyman Demirel'in İlk Açıklaması
Başbakan:
Süleyman Demirel
28 Mart 1992'de:
olayın:
hangi çeşitten olursa olsun soruşturulacağını
açıklamıştı.
Karar'ın aktardığına göre Demirel:
“Olay soruşturulmaktadır.”
dedi. (KARAR)
Bu:
devletin ilk aşamada soruşturma sözü verdiğini
gösteriyor.
18. Demirel'in Sonraki Açıklaması
Ancak birkaç ay sonra Demirel'in açıklaması farklı bir tona büründü.
15 Ağustos 1992'de Milliyet'te yayımlanan sözlerinde:
bazı öldürülen gazetecilerin aslında gazeteci değil militan olduğu
ve
birbirlerini öldürdükleri
şeklinde devlet kaynaklarına dayandırılan bir açıklama yaptı. (KARAR)
Bu açıklama:
Kezer'in de PKK tarafından öldürülmüş olabileceği tezini
güçlendiren siyasi söylemlerden biri oldu.
Ancak:
Kezer'in militan olduğu
iddiasını doğrulayan bir mahkeme kararı veya güvenilir bağımsız delil bu dosyada bulunmuyor.
19. Kezer'in Gazetecilik Statüsü
Bu noktada Demirel'in açıklaması ile uluslararası gazetecilik kayıtları karşılaştırılmalı.
Kezer:
Sabah gazetesi foto muhabiri
olarak görev yapıyordu. (Bianet)
CPJ onu doğrudan:
gazeteci
olarak kayda aldı. (Refworld)
Bu nedenle:
““İzzet Kezer'in gazeteci olmadığı””
ifadesi mevcut kaynaklarla desteklenmiyor.
20. “beyaz Bayraklı Gazeteci” Detayının Önemi
Bu ayrıntı sadece sembolik değil.
Gazeteciler:
taraf olmadıklarını
göstermek amacıyla beyaz bayrak taşıyordu.
TİHV ve dönem tanıkları bunu kayda geçiriyor. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
Bu nedenle saldırının:
gazetecilerin çatışan taraflardan biri olarak bilinmediği
bir ortamda gerçekleşmiş olabileceği yönünde güçlü bir bağlam oluşuyor.
Ancak:
ateşin hukuki niteliği
için balistik ve olay yeri delilleri gerekir.
21. Balistik Sorunu
Dosyanın bugün hâlâ çözülememesinin temel nedenlerinden biri:
vurucu mermi çekirdeğinin bulunamaması
olarak aktarılıyor.
Independent Türkçe'nin dosya kronolojisinde:
mermi çekirdeği bulunamadığı için
soruşturma dosyası hakkında:
takipsizlik kararı
verildiği belirtiliyor. (Independent Türkçe)
Bu nedenle:
Ateşin kaynağı → güçlü tanık verisi var
ama
mermi-silah eşleştirmesi → yapılamadı
ve bu da failin kesinleştirilmesini zorlaştırdı.
22. Takipsizlik
Dosyanın sonraki hukuki durumuna ilişkin kaynaklar:
mermi çekirdeğinin bulunamaması
nedeniyle soruşturmanın sonuçsuz kaldığını belirtiyor. (Independent Türkçe)
Bianet de yıllar sonra Kezer dosyasının:
cezasızlık
dosyaları içinde hâlâ çözülememiş olarak kaldığını aktarıyor. (Bianet)
Dolayısıyla:
Belirli bir saldırgan hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet → YOK
23. Susurluk Raporu
Dosyanın JİTEM açısından asıl önemli bölümü burası.
Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş
tarafından hazırlanan:
Susurluk Raporu
1996'da devlet içindeki yasa dışı yapılanmalar üzerine önemli tespitler içeriyordu.
Sonraki kaynaklara göre raporun:
kamuoyuna açıklanmayan 11 sayfalık bölümünde
aralarında:
İzzet Kezer'in de bulunduğu
sekiz gazetecinin:
devlet içinde yuvalanan çeteler tarafından öldürüldüğünün
yazıldığı aktarılıyor. (Independent Türkçe)
24. Susurluk Raporu'nun Kanıt Statüsü
Burada çok önemli bir ayrım var.
Susurluk Raporu:
→ bir Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu
dur.
Ama:
mahkeme kararı
değildir.
Dolayısıyla raporda:
““Kezer'i devlet içindeki çeteler öldürdü.””
şeklinde bir değerlendirme bulunduğu aktarımı:
çok önemli devlet belgesi niteliğinde bir idari tespit
olarak kullanılabilir.
Fakat:
belirli bir kişinin cinayet faili olduğu
anlamına gelmez.
25. Rapordaki “devlet İçinde Çeteler” İfadesi
Bu kavram özellikle dikkatle aktarılmalı.
Çünkü:
“devlet içindeki çeteler”
ifadesi:
JİTEM
kelimesiyle otomatik olarak eş anlamlı değildir.
Bu nedenle:
““Susurluk Raporu JİTEM'in İzzet Kezer'i öldürdüğünü tespit etti.””
demek fazla ileri gider.
Daha doğru:
““Susurluk Raporu'nun kamuoyuna açıklanmayan bölümünde Kezer'in de aralarında bulunduğu bazı gazetecilerin devlet içinde yuvalanan suç yapıları tarafından öldürüldüğü yönünde değerlendirme bulunduğu aktarılmıştır.””
26. Jitem İle Bağlantı Nasıl Kuruluyor?
JİTEM bağlantısı:
doğrudan bir JİTEM emir belgesi
üzerinden değil;
- Susurluk dönemi devlet içi yasa dışı yapılanma bulguları,
- özel harekât/jandarma bağlantıları,
- bölgedeki faili meçhul iddiaları,
- Yeşil gibi isimlerin aynı dönem faaliyetleri,
- Kezer'in güvenlik güçlerinin ateşiyle öldürülmüş olabileceğine ilişkin tanık anlatımları
üzerinden araştırılıyor.
Bu nedenle:
JİTEM bağlantısı → ciddi araştırma hipotezi
ancak:
kesinleşmiş hukuki sonuç → YOK.
27. Faruk Balıkçı'nın “soruşturma Yapılmadı” İddiası
Balıkçı'nın yıllar sonra anlattığı önemli husus:
savcılığın görgü tanıklarını yeterince dinlememesi.
Bianet'te aktarıldığına göre Balıkçı:
“Savcılık beni çağırmadı”
dedi ve soruşturmanın baştan savma yürütüldüğünü savundu. (Bianet)
Bu:
soruşturma sürecine ilişkin tanıklık
olduğu için:
“Soruşturma hiç yapılmadı.”
şeklinde değil,
““Tanıklara göre soruşturmanın yeterince kapsamlı yürütülmediği ileri sürüldü.””
şeklinde kullanılmalı.
28. Soruşturmanın En Temel Eksikliği
Kezer dosyasındaki en önemli eksiklik:
ateş eden silahın belirlenememesi.
Bunun temel nedeni:
mermi çekirdeğinin bulunamaması
olarak aktarılıyor. (Independent Türkçe)
Bu da:
panzerdeki personelin silahlarıyla
öldürücü merminin
eşleştirilememesine yol açtı.
Dolayısıyla:
tanık → güçlü
ama
balistik → eksik
durumu oluştu.
29. “polis Panzerinden Ateş Edildi” Ne Kadar Güçlü?
Bu konuda:
TİHV 1992 Polis panzerinden ateş sonucu öldürüldü. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
Abdullah Arsoy Panzer ateşinden sonra Kezer yere düştü. (Cumhuriyet Gazetesi)
CPJ Tanıklar güvenlik güçlerini tek mümkün ateş kaynağı olarak gösterdi. (Refworld)
Ancak:
Faruk Balıkçı'nın sonraki anlatımı Panzer ateşini gördüğünü ama öldürücü kurşunun kesin kaynağını söyleyemeyeceğini aktarıyor. (Marmara Katalogu)
Dolayısıyla en güvenli sonuç:
““Mevcut tanık ve insan hakları kayıtları ateşin güvenlik güçlerinin bulunduğu yönden geldiğine güçlü biçimde işaret etmektedir; ancak öldürücü merminin belirli bir silahla eşleştirilmesini sağlayacak balistik kanıt ortaya konulmamıştır.””
30. “pkk Öldürdü” İddiası
İçişleri Bakanlığı'nın dönem açıklaması:
çatışma / iki ateş arası
tezini savundu. (Cumhuriyet Gazetesi)
CPJ'nin 1993 raporu ise:
İçişleri Bakanlığı'nın PKK'yi sorumlu tuttuğunu
ama tanıkların bunu desteklemediğini yazıyor. (Refworld)
Dolayısıyla:
PKK'nin Kezer'i öldürdüğü → KESİNLEŞMİŞ DEĞİL
Bu dosyada:
PKK faili → DOĞRULANAMADI
olarak tutulmalı.
31. Kezer'in “hedef” Olup Olmadığı
Başka bir soru:
“Kezer özellikle mi hedef alındı, yoksa çatışmada mı öldü?”
Bu konuda da kesin bir sonuç yok.
Bazı tanıklıklar:
gazetecilerin bulunduğu gruba ateş açıldığını
gösteriyor.
Diğer taraftan:
özellikle Kezer'in hedef alındığına
ilişkin kesin bir delil mevcut değil.
Bu nedenle:
“Kezer özel olarak seçilerek öldürüldü.”
demek de şu aşamada kesinlik taşımaz.
32. Yaralanan Diğer Kişi
Cumhuriyet'in dönem haberinde:
12 yaşındaki Seyhan İşlek
adlı çocuğun da panzerlerin evleri taraması sonucu ağır yaralandığı yönünde iddia bulunduğu aktarılıyor. (Cumhuriyet Gazetesi)
Bu ayrıntı:
Cizre'deki çatışma ortamının genişliğini
gösteriyor.
Ancak bunu doğrudan:
Kezer suikastının planlandığı
kanıtı olarak kullanmamalıyız.
33. Cenaze
Kezer:
iki gün sonra Ankara'da
toprağa verildi.
Cenaze:
Kocatepe Camii
nde düzenlendi.
Törene:
- Süleyman Demirel,
- İsmet Sezgin,
- Erman Şahin,
- Nevzat Ayaz,
- Bülent Ecevit,
- Cevdet Selvi,
- Deniz Baykal
gibi çok sayıda siyasetçi katıldı. (Independent Türkçe)
Daha sonra:
Karşıyaka Mezarlığı
na defnedildi. (Independent Türkçe)
34. Cenaze Töreninde İçişleri Bakanı'nın Sözleri
İçişleri Bakanı:
İsmet Sezgin
cenazede:
kurşunun nereden geldiğinin belirlenmesinin imkânsız olduğunu
söyledi.
Ayrıca bunu:
“gazetecinin kaderi”
olarak nitelendiren talihsiz bir ifade kullandı.
Bu açıklama:
devletin o tarihte ateş kaynağını kesinleştiremediğini
göstermesi açısından önemli.
35. Meslektaşlarının Tepkisi
Kezer'in ölümünün ardından gazeteciler:
“Ata'ya şikâyet yürüyüşü”
gibi protestolar düzenledi.
Bu, dosyanın:
basın özgürlüğü + gazetecilerin güvenliği
boyutunun güçlenmesine yol açtı. (Independent Türkçe)
36. Susurluk Dönemiyle Yeniden Gündeme Gelmesi
1996 Susurluk kazası:
devlet-polis-siyaset-mafya
ilişkilerinin tartışılmasına yol açtı.
Kezer dosyası da bu dönemde yeniden gündeme geldi.
Sonraki kaynaklar:
Kutlu Savaş Susurluk Raporu
nun açıklanmayan bölümünde Kezer'in de devlet içi suç yapıları tarafından öldürülen gazeteciler arasında gösterildiğini aktardı. (Independent Türkçe)
37. Bu Noktada Çok Önemli Bir Ayrım
Burada üç farklı cümle var:
1. “Kezer güvenlik güçlerinin açtığı ateş sırasında öldü.”
→ GÜÇLÜ TANIK + TİHV + CPJ DESTEĞİ
2. “Kezer devlet içindeki yasa dışı yapılar tarafından öldürüldü.”
→ SUSURLUK RAPORU'NUN AKTARILAN BULGUSU
3. “Kezer'i JİTEM'in şu görevlisi öldürdü.”
→ KESİNLEŞMİŞ DEĞİL
Bu üç seviyeyi kitabın tamamında birbirine karıştırmamalıyız.
38. Jitem Dosyası Açısından Değeri
İzzet Kezer dosyasının bizim ana çalışmamızdaki önemi çok yüksek çünkü:
1992
Cizre
güvenlik güçlerinin ateşi
failin belirlenememesi
Susurluk Raporu
devlet içi çete iddiası
gibi bütün başlıkları bir araya getiriyor.
Ancak dosya aynı zamanda bize metodolojik bir sınır da koyuyor:
“Güvenlik güçlerinin ateşiyle öldürüldüğü yönünde güçlü veriler bulunması, failin JİTEM olduğunu otomatik olarak kanıtlamıyor.”
39. “jitem = Polis Panzeri” Yanlışlığı
Olayda:
polis panzeri
geçiyor.
Ancak JİTEM:
Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele
çerçevesinde tartışılan bir yapı.
Dolayısıyla:
polis panzeri → JİTEM
arasında otomatik bağlantı yok.
Bu nedenle JİTEM iddiasının kurulabilmesi için:
panzer personelinin kimliği
jandarma bağlantısı
görev emirleri
personel ilişkileri
olay sonrası kayıtlar
gibi ek deliller gerekir.
40. “devlet İçi Çete” = Jitem Mi?
Hayır.
Susurluk dönemindeki:
devlet içindeki çeteler
kavramı:
- Özel Harekât,
- Jandarma,
- MİT,
- siyaset,
- organize suç
gibi birden fazla yapıyı kapsayabilir.
Dolayısıyla:
“Susurluk Raporu Kezer'i devlet içindeki çetelerin öldürdüğünü yazdı.”
demek bir şeydir.
“Susurluk Raporu JİTEM'in Kezer'i öldürdüğünü yazdı.”
demek başka bir şeydir.
İkinci cümle için daha spesifik belge gerekir.
41. Eksik Kalan En Kritik Belge
Bu dosyada en önemli araştırma hedefi:
Kutlu Savaş Susurluk Raporu'nun Kezer bölümünün asli metni. Çünkü günümüzde sık sık:
“Raporda Kezer'in devlet çeteleri tarafından öldürüldüğü yazıyordu.”
şeklinde aktarım yapılıyor.
Fakat bunu kitapta kullanırken mümkünse:
asli rapor sayfası
görülmeli.
Şu an erişilebilen açık kaynaklarda bu bölümün:
devlet sırrı gerekçesiyle açıklanmayan 11 sayfa
içinde bulunduğuna ilişkin ikincil aktarımlar var. (Independent Türkçe)
42. Kanıt Matrisi
| ID | Konu | Kaynak | Tür | Seviye | Değerlendirme |
|---|---|---|---|---|---|
| IK-01 | 06.03.1954 doğum | Biyografik kaynak | Biyografi | BELGELENDİ | |
| IK-02 | Ankara BYYO mezunu | Biyografi | Biyografi | BELGELENDİ | |
| IK-03 | Sabah'ta gazetecilik | Biyografi | Biyografi | BELGELENDİ | |
| IK-04 | Foto muhabiri olması | Bianet/BRT | Biyografi | BELGELENDİ | |
| IK-05 | 23.03.1992'de Cizre'de öldürülmesi | TİHV/Cumhuriyet | Resmî/insan hakları | BELGELENDİ | |
| IK-06 | Newroz olaylarını takip etmek üzere Cizre'ye gitmesi | Bianet | Biyografik | BELGELENDİ | |
| IK-07 | Gazetecilerin olay bölgesine gitmesi | Cumhuriyet | Dönem basını | BELGELENDİ | |
| IK-08 | Beyaz bayrak taşınması | TİHV/Cumhuriyet | İnsan hakları/tanıklık | BELGELENDİ | |
| IK-09 | Polis panzerinden ateş açılması iddiası | TİHV/Cumhuriyet | Tanıklık/rapor | GÜÇLÜ | |
| IK-10 | Kezer'in başından vurulması | TİHV/Cumhuriyet | Olay | BELGELENDİ | |
| IK-11 | Tek kurşun | Cumhuriyet | Dönem basını | AKTARILDI | |
| IK-12 | İçişleri Bakanlığı'nın “iki ateş arasında” açıklaması | Cumhuriyet/CPJ | Resmî açıklama | BELGELENDİ | |
| IK-13 | Abdullah Arsoy'un panzer tanıklığı | Cumhuriyet | Görgü tanıklığı | GÜÇLÜ TANIKLIK | |
| IK-14 | Faruk Balıkçı'nın soruşturma eleştirisi | Bianet | Tanıklık | BELGELENDİ / AKTARILDI | |
| IK-15 | Uğur Şevkat'ın tanıklığı | Bianet | Tanıklık | BELGELENDİ / AKTARILDI | |
| IK-16 | CPJ'nin güvenlik güçlerini ateş kaynağı olarak değerlendiren tanıkları aktarması | CPJ | İnsan hakları/medya | GÜÇLÜ | |
| IK-17 | CPJ'de İçişleri Bakanlığı'nın PKK'yi sorumlu tutması | CPJ | Resmî açıklama | BELGELENDİ | |
| IK-18 | Mermi çekirdeğinin bulunamaması | Independent | Adli süreç | BELGELENDİ / AKTARILDI | |
| IK-19 | Takipsizlik | Independent/Bianet | Yargısal süreç | BELGELENDİ / AKTARILDI | |
| IK-20 | Süleyman Demirel'in 28.03.1992 soruşturma sözü | Karar | Resmî açıklama | BELGELENDİ | |
| IK-21 | Demirel'in 15.08.1992 militan açıklaması | Karar | Siyasi açıklama | BELGELENDİ | |
| IK-22 | Kezer'in gazeteci olmadığı iddiası | Demirel açıklaması | Siyasi iddia | DOĞRULANAMADI | |
| IK-23 | Kezer'in gazeteci olduğu | CPJ/Bianet/BRT | Biyografi | BELGELENDİ | |
| IK-24 | Susurluk Raporu'nda Kezer'in adının geçtiği | İkincil kaynaklar | İdari rapor aktarımı | AKTARILDI | Asli bölüm gerekli |
| IK-25 | Raporda devlet içi çeteler tarafından öldürüldüğünün yazıldığı | Karar/Independent/BRT | Rapor aktarımı | GÜÇLÜ İDDİA | Asli 11 sayfa gerekli |
| IK-26 | Kezer'in JİTEM tarafından öldürüldüğü | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| IK-27 | JİTEM'e mensup belirli personel | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| IK-28 | PKK'nın Kezer'i öldürdüğü | İçişleri açıklaması | Resmî iddia | DOĞRULANAMADI | |
| IK-29 | Güvenlik güçleri kaynaklı ateş | TİHV/CPJ/tanık | Çoklu kaynak | GÜÇLÜ ŞEKİLDE DESTEKLENİYOR | |
| IK-30 | Belirli silahla eşleşme | - | Balistik | DOĞRULANAMADI | Mermi bulunamadı |
| IK-31 | Belirli fail hakkında mahkûmiyet | - | Yargı | YOK | |
| IK-32 | Kezer'in özellikle hedef seçildiği | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| IK-33 | Devlet içindeki yasa dışı yapı bağlantısı | Susurluk Raporu aktarımı | İdari | GÜÇLÜ İDDİA | |
| IK-34 | Devletin kurumsal olarak cinayet emri verdiği | - | - | DOĞRULANAMADI | |
| IK-35 | Polis/Jandarma ayrımı konusunda kesin fail | - | - | DOĞRULANAMADI |
43. Hukuki Durum
| Soru | Sonuç |
|---|---|
| İzzet Kezer öldürüldü mü? | EVET - BELGELENDİ |
| Tarih | 23 Mart 1992 |
| Yer | Cizre / Şırnak |
| Meslek | Gazeteci/foto muhabiri |
| Olay | Silahlı saldırı / çatışma sırasında vurulma |
| Beyaz bayrak | EVET |
| Başından vuruldu mu? | EVET |
| Ateşin güvenlik güçleri yönünden geldiğine | EVET |
| dair tanıklık var mı? | |
| TİHV ne diyor? | Polis panzerinden ateş |
| CPJ ne diyor? | Tanıklar güvenlik güçlerini işaret ediyor |
| Devletin ilk açıklaması | İki ateş arasında kaldı |
| PKK faili kesinleşti mi? | HAYIR |
| Güvenlik güçlerinden belirli fail belirlendi | HAYIR |
| mi? | |
| Mermi çekirdeği bulundu mu? | Hayır |
| Balistik eşleştirme | Yapılamadı |
| Dosya kesin mahkûmiyetle sonuçlandı mı? | Hayır |
| Susurluk Raporu'nda devlet içi çete iddiası | Aktarıldı |
| JİTEM failliği | Doğrulanamadı |
| Devlet içi yasa dışı yapı ihtimali | GÜÇLÜ ARAŞTIRMA KONUSU |
44. Dosyanın En Önemli Çelişkisi
RESMÎ AÇIKLAMA
“İki ateş arasında kaldı.”
↓ GÖRGÜ TANIKLARI
“Panzerden ateş edildi.”
↓ TİHV
“Polis panzerinden ateş sonucu öldürüldü.”
↓ CPJ
“Tanıklar güvenlik güçlerini tek mümkün ateş kaynağı olarak gösteriyor.”
↓ SUSURLUK RAPORU AKTARIMI
“Devlet içinde yuvalanan çetelerin öldürdüğü gazeteciler arasında Kezer de bulunuyor.”
↓ MAHKEME
Belirli faili mahkûm eden kesin hüküm yok.
Bu zincir dosyanın neden hâlâ önemli olduğunu açıklıyor.
45. “en Güçlü Bulgu” Hangisi?
Mevcut açık kaynaklar içinde:
en güçlü olay anı verisi:
“Güvenlik güçlerinin bulunduğu noktadan açılan ateşe ilişkin çoklu tanıklık + TİHV kaydı. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)”
en güçlü devlet bağlantılı veri:
“Susurluk Raporu'nun açıklanmayan bölümüne ilişkin, Kezer'in devlet içindeki çetelerce öldürüldüğünü aktaran kayıtlar. (Independent Türkçe)”
en büyük hukuki eksiklik:
“öldürücü merminin bulunamaması ve belirli fail hakkında kesin mahkûmiyet bulunmaması. (Independent Türkçe)”
46. “jitem Dosyası” Olarak Sınıflandırma
Bana göre arşivde Kezer için en doğru sınıflandırma:
JİTEM bağlantısı: SORUŞTURMA HİPOTEZİ / GÜÇLÜ İDDİA Güvenlik güçlerinin ateşi: GÜÇLÜ ŞEKİLDE DESTEKLENİYOR Devlet içi suç yapısı: SUSURLUK RAPORU AKTARIMI Belirli JİTEM personeli: TESPİT EDİLMEDİ Kesinleşmiş mahkûmiyet: YOK Bu, kanıt ile iddia arasındaki dengeyi koruyor.
47. Açık Kalan Araştırma Soruları
1. Kutlu Savaş Susurluk Raporu'nun açıklanmayan 11 sayfalık bölümünün tamamına erişilebilir mi?
2. Raporda Kezer'in adı tam olarak hangi cümleyle ve hangi delillere dayanılarak geçiyor?
3. Kezer'in ölümüne ilişkin asli savcılık dosyası nerede?
4. Mermi çekirdeği gerçekten hiç bulunmadı mı?
5. Olay yerindeki kovanların tamamı kayıt altına alındı mı?
6. Panzerlerin o günkü: personel listeleri ve silah zimmet kayıtları nerede?
7. Panzerlerde bulunan silahların balistik incelemesi yapıldı mı?
8. Olay günü polis telsiz kayıtları mevcut mu?
9. Cizre'deki askerî birliklerin telsiz kayıtları mevcut mu?
10. Görgü tanığı Abdullah Arsoy'un asli ifadesi nerede?
11. Faruk Balıkçı'nın savcılık ifadesi neden alınmadı/alındıysa dosyada nerede?
12. O dönemin Cizre Emniyet Müdürü ve panzer personelinin ifadeleri neydi?
13. İçişleri Bakanlığı'nın “iki ateş arasında” değerlendirmesi hangi adli rapora dayanıyordu?
14.
Demirel'in “resmî mercilerden alınan bilgi” dediği bilginin kaynağı hangi kurumdu?
15. Kezer'in PKK tarafından öldürüldüğü iddiası hangi somut delile dayanıyordu?
16. Susurluk Raporu'nda adı geçen sekiz gazetecinin tamamı için ortak bir operasyon modeli tarif ediliyor mu?
48. Zaman Tüneli
49. Sonuç
SONUÇ
İzzet Kezer'in 23 Mart 1992'de Cizre'de Newroz olaylarını takip ederken başından vurularak öldürüldüğü tartışmasızdır. TİHV'nin 1992 raporu Kezer'in polis panzerinden açılan ateş sonucu öldürüldüğünü kaydederken, CPJ de İçişleri Bakanlığı'nın PKK'yi sorumlu tutan açıklamasıyla görgü tanıklarının güvenlik güçlerini işaret eden anlatımları arasındaki çelişkiyi açıkça ortaya koymuştur. (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)
Kezer'in yanında bulunan gazeteciler:
beyaz bayrak taşıyordu.
Abdullah Arsoy, ateşin:
sokağın başındaki polis panzerinden
geldiğini ve Kezer'in bu sırada vurulduğunu anlattı. (Cumhuriyet Gazetesi)
Ancak başka bir tanık olan Faruk Balıkçı'nın sonraki anlatımında, panzerden ateş edildiği görülmesine rağmen Kezer'i vuran merminin kesin olarak panzerden geldiğini söyleyemeyeceği belirtildi. (Marmara Katalogu)
Bu nedenle en doğru bilimsel/hukuki ifade:
““Kezer'in güvenlik güçlerinin ateş açtığı sırada öldürüldüğünü ve merminin güvenlik güçlerinin bulunduğu yönden geldiğini gösteren güçlü tanıklık ve insan hakları kayıtları vardır; ancak öldürücü merminin belirli bir silahla eşleştirilmesini sağlayacak balistik kanıt ortaya konulmamıştır.””
Dosyayı daha da önemli hale getiren unsur ise:
1996 Susurluk Raporu'dur.
Raporun kamuoyuna açıklanmayan 11 sayfalık bölümünde, Kezer'in de aralarında bulunduğu bazı gazetecilerin devlet içinde yuvalanan çeteler tarafından öldürüldüğünün yazıldığı yönündeki bilgi daha sonraki kaynaklarda aktarıldı. (Independent Türkçe)
Bu, Kezer dosyası açısından çok ciddi bir devlet belgesi iddiasıdır.
Fakat:
“devlet içindeki çeteler”
ile
“JİTEM”
aynı kavram değildir.
Dahası:
belirli bir JİTEM personelinin Kezer'i öldürdüğünü
gösteren kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.
Dolayısıyla dosyanın bugünkü en güvenli sonucu:
Kesin olan İzzet Kezer öldürüldü.
23 Mart 1992'de Cizre'de başından vuruldu.
Gazeteciydi.
Beyaz bayrak taşıyan gazeteciler grubundaydı.
Güçlü biçimde desteklenen Ateşin güvenlik güçlerinin bulunduğu yönden geldiği.
Resmî karşı görüş Çatışma sırasında iki ateş arasında kaldığı.
Sonraki güçlü devlet belgesi iddiası Susurluk Raporu'nda devlet içi çeteler tarafından öldürülen gazeteciler arasında gösterildiği.
Kesinleşmeyen
JİTEM'in doğrudan faili olduğu.
Hangi personelin tetiği çektiği.
Cinayetin üst düzeyde kim tarafından emredildiği.
PKK'nin faili olduğu.
NİHAİ ARŞİV STATÜSÜ
“İZZET KEZER - ANA KATEGORİ: GAZETECİ CİNAYETLERİ / GÜVENLİK GÜÇLERİYLE TARTIŞMALI BAĞLANTI / YIL: 1992 / TARİH: 23.03.1992 / YER: CİZRE-ŞIRNAK / MESLEK: SABAH GAZETESİ FOTO MUHABİRİ / ÖLÜM: BELGELENDİ / OLAY: NEWROZ OLAYLARINI TAKİP EDERKEN SİLAHLI ATEŞ SONUCU BAŞINDAN VURULMA / BEYAZ BAYRAK: BELGELENDİ / ATEŞİN GÜVENLİK GÜÇLERİ YÖNÜNDEN GELDİĞİ: TİHV + CPJ + GÖRGÜ TANIKLARIYLA GÜÇLÜ ŞEKİLDE DESTEKLENİYOR / İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: “İKİ ATEŞ ARASINDA” AÇIKLAMASI / PKK FAİLLİĞİ: DOĞRULANAMADI / MERMİ ÇEKİRDEĞİ: BULUNAMADIĞI AKTARILDI / BALİSTİK EŞLEŞTİRME: YAPILAMADI / BELİRLİ FAİL MAHKÛMİYETİ: YOK / SUSURLUK RAPORU: AÇIKLANMAYAN BÖLÜMDE DEVLET İÇİ ÇETELER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER ARASINDA GÖSTERİLDİĞİ AKTARILDI / DEVLET İÇİ YASA DIŞI YAPI İHTİMALİ: GÜÇLÜ ARAŞTIRMA VERİSİ / JİTEM BAĞLANTISI: CİDDİ İDDİA VE ARAŞTIRMA HİPOTEZİ, KESİNLEŞMİŞ FAİLLİK YOK / TÜM EMİR-KOMUTA ZİNCİRİ: AYDINLATILMADI.”
Kitapta kullanılabilecek ana cümle
““İzzet Kezer, 23 Mart 1992'de Cizre'de Newroz olaylarını izlerken, aralarında Kezer'in de bulunduğu gazetecilerin beyaz bayrak taşıdığı sırada açılan ateş sonucunda başından vurularak öldürüldü. Dönemin İçişleri Bakanlığı olayı iki ateş arasında kalma olarak açıklarken, olay yerindeki gazetecilerin anlatımları ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Committee to Protect Journalists kayıtları ateşin güvenlik güçlerinin bulunduğu yönden geldiğine işaret etti. Ancak öldürücü merminin bulunamaması nedeniyle belirli bir silah veya fail tespit edilemedi. Daha sonra Susurluk Raporu'nun kamuoyuna açıklanmayan bölümünde Kezer'in devlet içinde yuvalanan çeteler tarafından öldürülen gazeteciler arasında gösterildiği aktarıldı. Bu husus JİTEM açısından ciddi bir araştırma başlığı oluşturmakla birlikte, Kezer'in JİTEM tarafından öldürüldüğünü kesinleştiren bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.” (TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı)”
KAYNAK KATMANLARI - ÖZET
Kaynak Dosyadaki rol
TİHV - Türkiye İnsan Hakları Vakfı 1992 olay kaydı; polis panzerinden ateş ve beyaz bayraklı gazeteciler; mermi çekirdeğinin bulunamaması
Cumhuriyet Gazetesi arşivi Dönem olay akışı, tanıklar ve İçişleri Bakanlığı açıklaması
Committee to Protect Journalists / Kezer olayı; güvenlik güçlerinin ateşi yönündeki tanık anlatımları ve resmî açıklama Refworld arasındaki çelişki
Bianet Kezer biyografisi, tanıklıklar ve soruşturmanın yeterliliğine ilişkin değerlendirmeler
Independent Türkçe Dosyanın takipsizlik durumu ve Susurluk Raporu'nun açıklanmayan bölümü hakkında ikincil aktarım
BRT / Haber Aktüel Biyografik bilgiler
Karar / Yeni Şafak / İHA / Sözcü 18 / Star Sonraki araştırma ve soruşturma aktarımları; kaynakta ilgili bölümlerle sınırlı kullanım
KAYNAKÇA
İNSAN HAKLARI / RAPORLAR 1. Türkiye İnsan Hakları Vakfı - 1992 Türkiye İnsan Hakları Raporu.
DÖNEM / GAZETE ARŞİVİ 1. Cumhuriyet Gazetesi - 24 Mart 1992 tarihli olay ve tanık haberleri.
ULUSLARARASI GAZETECİLİK KAYNAĞI 1. Committee to Protect Journalists / Refworld - Journalists Killed in 1992: Izzet Kezer.
ARAŞTIRMA / SONRAKİ DÖNEM 1. Bianet - İzzet Kezer Cinayeti; Faruk Balıkçı ve diğer tanıklıklar. 2. Independent Türkçe - İzzet Kezer dosyası ve Susurluk Raporu aktarımı. 3. BRT / Haber Aktüel - biyografik bilgiler. 4. Karar, Yeni Şafak, İHA, Sözcü 18, Star - dosyada ilgili bölümlerde kullanılan sonraki dönem aktarımlar.
Bu dosyada güvenlik güçleri kaynaklı ateş iddiası, devlet içi yasa dışı yapı aktarımı ve JİTEM bağlantısı ayrı kanıt seviyelerinde değerlendirilmiştir.