| Kişi | Eşref Bitlis — Orgeneral, Jandarma Genel Komutanı |
| Olay tarihi / yeri | 17 Şubat 1993, Ankara / Yenimahalle |
| Olayın niteliği | Güvercinlik Askerî Havaalanı’ndan Diyarbakır’a gitmek üzere havalanan Beechcraft B-200 tipi askerî uçağın düşmesi |
| Ana kategori | Askerî ölüm / tartışmalı uçak kazası |
| İlk resmî açıklama | Buzlanma ve pilotaj |
| Sonraki tartışma | Sabotaj ihtimali; JİTEM ve çeşitli istihbarat bağlantısı iddiaları |
| Yeniden soruşturma | 2010 sonrası soruşturma hattı; 2016 kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| Nihai hukuki durum | 2016’da sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunamadığı ve zamanaşımı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi; 26 Şubat 2016’da itiraz reddedildi. |
✓ KAYNAK KONTROLÜ — BU DOSYADA YAPILAN DOĞRULAMALAR
- Olay ve ölüm tarihi doğrulandı. 17 Şubat 1993 — Güvercinlik kalkışı ve Yenimahalle’de düşüş temel kronoloji olarak korundu.
- İlk teknik açıklama ayrı tutuldu. Buzlanma/pilotaj ilk resmî anlatı olarak gösterildi; kesin teknik gerçeklik gibi sunulmadı.
- İTÜ ve ODTÜ raporları ayrıştırıldı. Raporlar arasındaki farklılıklar ve kara kutunun bulunmamasının yarattığı belirsizlik korundu.
- Sabotaj iddiası kesinleştirilmedi. 2016 savcılık kararındaki “somut kanıt ortaya konamamıştır” sonucu esas alındı.
- JİTEM bağlantısı iddia düzeyinde bırakıldı. Arif Doğan ve diğer beyanlar, siyasi açıklamalar ve sonraki araştırmalar mahkeme hükmü gibi sunulmadı.
- Hukuki sonuç doğru aktarıldı. Takipsizlik ve 26.02.2016 itiraz reddi ayrı aşamalar olarak işlendi.
1. Dosya kimliği
Adı: Eşref Bitlis
Rütbesi: Orgeneral
Görevi: Jandarma Genel Komutanı
Doğum: 1933, Malatya
Ölüm tarihi: 17 Şubat 1993
Yer: Ankara, Yenimahalle
Olay: Güvercinlik Askerî Havaalanı'ndan Diyarbakır'a gitmek üzere havalanan Beechcraft B-200 tipi uçağın düşmesi
Kalkış: 12.19
Kaza: yaklaşık 12.26
Uçak: Beechcraft B-200 / VIP askerî uçak
Başlıca ilk açıklama: Buzlanma ve pilotaj
Sonraki tartışma: Sabotaj ihtimali
2009–2013 soruşturması: Yeniden incelendi
2016: Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Şüpheliler: Arif Doğan, Tayyar Tarhan, Aytekin Özen, İbrahim Özmen
Nihai durum: Sabotaja ilişkin somut kanıt bulunamadığı gerekçesiyle ve zamanaşımı nedeniyle soruşturma kapatıldı; itiraz reddedildi. (Anadolu Ajansı)
2. Eşref Bitlis kimdi?
Eşref Bitlis, 1933 yılında Malatya'da doğdu. 1952'de Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu; daha sonra Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi eğitimlerini tamamladı. 1978'de tuğgeneral, 1982'de tümgeneral, 1986'da korgeneral ve 1990'da orgeneral oldu. Aynı yıl Jandarma Genel Komutanlığına atandı. (AA)
Jandarma Genel Komutanlığı döneminde özellikle Güneydoğu'daki güvenlik politikaları ve Çekiç Güç konusunda kamuoyuna yansıyan görüşleri nedeniyle sonraki araştırmalarda önemli bir figür haline geldi. AA,
Bitlis'in Irak'ın kuzeyindeki gelişmeler ve Çekiç Güç konusunda eleştirel tutum taşıdığını aktarıyor. (Anadolu Ajansı)
Burada bir ayrım gerekiyor:
Bitlis'in bu görüşlere sahip olması → kaynaklarla belgelenebiliyor.
Ancak:
Bu nedenle öldürüldüğü → kanıtlanmış değildir.
3. Çekiç Güç konusu
Bitlis'in kamuoyuna yansıyan görüşlerinden biri, Kuzey Irak'ta konuşlanan Çekiç Güç'ün Türkiye'nin çıkarlarına zarar verdiği ve bölgeden ayrılması gerektiği yönündeydi. Bu görüş, sonraki siyasi tartışmalarda Bitlis'in ölümünün motivasyonuna ilişkin en sık kullanılan unsurlardan biri oldu. (AA)
TBMM'de 2021'de yapılan bir konuşmada da Bitlis'in Çekiç Güç ve Irak'ın kuzeyindeki gelişmeler konusunda Hükümeti uyardığı, ölümünün ise “şüpheli uçak kazası” olduğu ileri sürüldü. (TBMM CDN)
Ancak bu TBMM konuşması:
milletvekili değerlendirmesidir.
Mahkeme veya soruşturma makamının:
“Bitlis bu siyasi görüşleri nedeniyle öldürüldü.”
şeklindeki kesin tespiti değildir.
4. 17 Şubat 1993 — uçuş
17 Şubat 1993'te Eşref Bitlis'in içinde bulunduğu uçak:
Ankara Güvercinlik Askerî Havaalanı'ndan
Diyarbakır'a gitmek üzere
12.19'da havalandı.
TBMM'deki araştırma önergesine göre uçak:
12.26'da
Yenimahalle Posta İşleme Merkezi bahçesine düştü. (TBMM)
Bu nedenle uçuş:
yaklaşık yedi dakika
sürdü.
Olayın temel kronolojisi 12.19 — kalkış
↓
12.23 — pilotun motorlarda sarsıntı bildirmesi
↓
12.24 — radar/telsiz temasının kaybolması
↓
12.26 civarı — Yenimahalle'ye düşüş
Bu dakikalık uçuş kronolojisi sonraki soruşturmalarda da önem taşıdı. (Cüneyt Özdemir/aktarılan askerî açıklama)
5. Uçakta kimler vardı?
Burada kaynaklarda farklı sayımlar olduğu için dikkatli olmak gerekiyor.
TBMM araştırma önergesinde uçakta:
- Orgeneral Eşref Bitlis
- Kurmay Albay Yaşar Erian — pilot
- Kurmay Yüzbaşı Tuğrul Sezginler — ikinci pilot
- Kıdemli Başçavuş Emin Öner — uçak makinisti teknisyen
bulunduğu kaydediliyor.
TRT ve AA'nın daha sonraki anma kayıtlarında ise kazada ayrıca Fahir Işık ile Yenimahalle Posta İşleme Merkezi güvenlik görevlisi Ruhi Salay'ın da yaşamını yitirdiği belirtiliyor. (TRT Haber)
Burada önemli ayrım şu:
Uçakta bulunan personel ile uçağın düştüğü yerde hayatını kaybedenlerin tamamı aynı kategori değildir.
Bu nedenle kitapta “kazada toplam X kişi öldü” ifadesi kullanılacaksa kaynak ve kişi listesi mutlaka ayrı verilmelidir.
6. İlk resmî anlatı — buzlanma ve pilotaj
Kazanın hemen ardından yapılan ilk değerlendirmelerde:
buzlanma
ve
pilotaj hatası
öne çıktı.
TBMM'nin araştırma önergesinde, enkaz üzerinde ilk inceleme sonrasında uçağın pilotaj hatası ve buzlanma nedeniyle düştüğünün ileri sürüldüğü, Askerî Savcılığın da bu gerekçelerle takipsizlik kararı verdiği aktarılıyor.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in de olay yerinde uçağın düşme nedeninin buzlanma ve pilotaj hatası olduğunu söylediği aktarılmıştır. TRT'nin derlemesinde bu açıklama ayrıca yer alıyor. (TRT Haber)
Ancak Bu ilk açıklama:
nihai teknik gerçeklik olarak kabul edilemez.
Çünkü sonraki bilirkişi raporlarında farklı değerlendirmeler yapıldı.
7. İTÜ ve ODTÜ bilirkişi raporları
1998'de hazırlanan ikinci bilirkişi raporu, ilk teknik değerlendirmeyle çelişen sonuçlar ortaya koydu.
Hürriyet'in 11 Nisan 1998 tarihli haberine göre:
İTÜ'nün ilk raporu Motor arızası ve ardından buzlanmanın etkili olduğunu gösterecek yeterli ve tatminkâr delil bulunmadığı belirtildi.
ODTÜ'nün ikinci raporu Buzlanma:
muhtemel düşüş nedeni olarak birinci sıraya
konuldu.
Ancak ODTÜ raporunda bunun kara kutu bulunmadığından kesin olarak ispatlanamadığı da vurgulandı. Sabotaj ihtimali ise raporda tamamen dışlanmadı; fakat “ihtimal” düzeyinde yer aldı. (Hürriyet)
Bu çok önemli.
Dolayısıyla “Buzlanma kesin olarak kanıtlandı.”
demek de doğru değil.
“Sabotaj kesin olarak kanıtlandı.”
demek ise daha da yanlış.
8. Kara kutunun bulunmaması
Teknik soruşturmanın en büyük sorunlarından biri:
kara kutunun bulunmamasıydı.
ODTÜ'nün ikinci raporunda buzlanma ihtimali, uçuş rotasının yeniden yapılandırılması, radar ve telsiz kayıtlarının incelenmesi gibi dolaylı yöntemlerle değerlendirilmişti. Raporda kara kutu olmadığı için sonucun kesinleştirilemediği belirtiliyordu. (Hürriyet)
Bu nedenle:
“Uçak kesinlikle buzlanma nedeniyle düştü.”
sonucu teknik açıdan aşırı kesin olur.
Daha doğru:
“1998 tarihli ODTÜ bilirkişi raporu buzlanmayı muhtemel nedenlerin başında değerlendirmiş; ancak kara kutu bulunmadığı için bunun kesin olarak kanıtlanamayacağını belirtmiştir.”
9. Sabotaj şüphesi
Sabotaj ihtimali özellikle 1990'ların sonundan itibaren kamuoyunda daha güçlü hale geldi.
Bunun birkaç nedeni vardı:
- teknik raporlar arasındaki farklılıklar,
- uçak enkazındaki bazı parçalarla ilgili tartışmalar,
- hangar çevresinde görüldüğü bildirilen yabancı şahıs,
- enkazın daha sonra hurda olarak satılması,
- Ergenekon/JİTEM bağlamındaki sonraki iddialar.
Ancak 2016'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği kararda:
sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunamadığı
açıkça belirtildi. (Anadolu Ajansı)
Bu, dosyanın bugün için en önemli hukuki cümlelerinden biridir.
10. Hangar çevresindeki şüpheli kişi
Ecevit Kılıç'ın kitabında bilirkişi raporunda sabotaj ihtimalini destekleyen unsurlardan biri olarak:
uçuş öncesindeki gece hangar civarında kimliği bilinmeyen bir kişinin görülmesi
aktarılıyor.
Tanık:
Tahir Metin
olarak gösteriliyor.
İfadesine göre:
- yaklaşık 19.30 civarında,
- kışlık kıyafetli,
- pilot bereli,
- astsubay olduğunu düşündüğü,
- resmî bir şahıs
Havacılık Okulu yönüne yürüyordu.
Tanık şahsa parola ve işaret sorduğunu ve kişinin bunları bildiğini söylüyor.
Bu neyi kanıtlıyor? Hangar çevresinde tanımlanamayan bir kişinin görüldüğüne ilişkin tanık anlatımı.
Neyi kanıtlamıyor? Bu kişinin sabotaj yaptığı.
Bu nedenle:
Şüpheli kişi → AKTARILDI
Sabotajcı → DOĞRULANAMADI
11. Enkazın hurdacıya satılması
2012–2013 soruşturmasının önemli dönüm noktalarından biri:
uçağın enkazının hurdacıya satıldığının ortaya çıkmasıydı.
Savcılık bunun üzerine Genelkurmay Askerî Savcılığından kazadan sonra çekilen fotoğrafları istedi. (AA)
15 fotoğraf Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Emniyet uzmanları tarafından incelendi.
Sonuç:
Mevcut fotoğraflarla uçağın düşüş nedenine ilişkin kesin bir kanaat oluşturulamadı.
(Anadolu Ajansı)
Bu, soruşturmanın teknik zayıflığını gösteren önemli bir belge.
12. Genelkurmay, Jandarma, MİT ve Emniyet ne dedi?
2013'te savcılık:
Genelkurmay Başkanlığı
Jandarma Genel Komutanlığı
MİT
Emniyet Genel Müdürlüğü
kurumlarına uçağın sabotaj sonucu düştüğüne ilişkin bilgi veya belge soruları yöneltti.
AA'nın aktardığına göre kurumların verdiği cevap:
ellerinde sabotaja ilişkin bilgi veya belge bulunmadığı
yönündeydi. (Anadolu Ajansı)
Bu çok önemli.
Çünkü:
kurumların “sabotaj yoktur” demesi
ile
“sabotajı kanıtlayan belge bulunamamıştır”
aynı şey değildir.
2013'teki cevap ikinci anlama daha yakındır.
13. 2012 — Arif Doğan'ın ifadesi
2012'de Ergenekon davası sanığı emekli Albay Arif Doğan, Eşref Bitlis soruşturması kapsamında ifade verdi.
AA'ya göre Doğan, internet ortamına düşen bantlarda Bitlis hakkında bilgiler bulunduğu gerekçesiyle savcılık tarafından ifadesine başvurulduğunu açıkladı. (Anadolu Ajansı)
Bu gelişme JİTEM/sabotaj tartışmasının yeniden canlanmasına yol açtı.
Ancak Arif Doğan'ın soruşturmadaki statüsü:
şüpheli
olarak geçiyor; bu da onun söylediklerinin otomatik olarak doğru kabul edilmesini gerektirmiyor. 2016'da öldüğü için hakkında kovuşturma yapılamadı. (Anadolu Ajansı)
14. Arif Doğan'ın JİTEM iddiası
Bitlis'in ölümüne ilişkin 2010'lu yıllarda kamuoyuna yansıyan Arif Doğan kayıtlarında, Bitlis'in:
JİTEM tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda öldürüldüğü
yönünde anlatımlar bulunduğu haberleştirildi. AA da bu iddiaların soruşturmayı canlandırdığını aktarıyor. (Anadolu Ajansı)
Fakat:
Arif Doğan'ın beyanı → İDDİA/ŞÜPHELİ BEYANI
JİTEM suikastının gerçekleştiği → KESİNLEŞMEDİ
15. Şüpheliler
2016'da verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında dört isim öne çıkıyordu:
Arif Doğan Şüpheli olarak beyanı alınmıştı.
2012/2016 öncesi öldü.
Tayyar Tarhan Şüpheli olabileceği değerlendirildi.
2016 öncesi öldü.
Aytekin Özen Suçlamaları reddetti.
Savcılık dava açmaya yetecek yeterli delil bulunmadığını değerlendirdi.
İbrahim Özmen Aynı soruşturma kapsamında şüpheli olarak değerlendirildi.
AA'nın aktardığı kararda dört şüpheli yönünden işlem yapıldığı görülüyor. (Anadolu Ajansı)
16. Zamanaşımı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı 2013'te hemen kapatmadı.
18 Şubat 2013'te AA:
20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu
ancak savcının henüz kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermediğini bildirdi. Savcılığın AİHM'nin yaşam hakkı bağlamındaki kararlarını da değerlendirdiği aktarılıyordu. (Anadolu Ajansı)
Bu, hukuken dikkat çekici bir ara aşamadır.
Ancak sonunda savcılık:
zamanaşımı
gerekçesini esas aldı.
17. 2016 — Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
2016'da dosya bakımından kritik karar çıktı.
Savcılık:
Eşref Bitlis soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına
karar verdi.
Gerekçeler:
1. Arif Doğan ve Tayyar Tarhan'ın ölmüş olması,
2. Aytekin Özen ve İbrahim Özmen hakkında yeterli delil bulunmaması,
3. olayda bomba kullanılıp kullanılmadığının tespit edilememesi,
4. sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunmaması,
5. 20 yıllık zamanaşımının dolmuş olması. (Anadolu Ajansı)
Bu dosyanın en önemli hukuki sonucu budur.
18. İtiraz
Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis, takipsizlik kararına itiraz etti.
Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği:
26 Şubat 2016
tarihinde itirazı reddetti. Soruşturmanın usul ve hukuka uygun yürütüldüğü değerlendirildi. (Anadolu Ajansı)
Dolayısıyla:
2016 → takipsizlik
↓
2016 → itiraz reddi
şeklindeki hukuk kronolojisi kesinlikle dosyada yer almalı.
19. “Sabotaj kesinlikle yoktu” sonucu çıkarılabilir mi?
Hayır.
Savcılığın 2016 kararında:
“Sabotaj yapılmadığı kesin olarak kanıtlandı.”
şeklinde bir sonuç yok.
Karar:
“Sabotaj iddiasına ilişkin somut kanıt ortaya konamamıştır.”
diyor. (Anadolu Ajansı)
Bu ikisi hukuken farklıdır.
Birinci ifade Sabotaj kesinlikle olmadı.
İkinci ifade Mevcut deliller sabotajı mahkemeye taşımaya yeterli değildi.
Bu yüzden kitapta ikinci yaklaşım kullanılmalı.
20. “Buzlanma kesinleşti” denilebilir mi?
Aynı sebeple hayır.
1998 ODTÜ raporu:
buzlanmayı birinci ihtimal
olarak değerlendirdi.
Ancak:
kara kutu olmadığı için kesin ispat mümkün değil
dedi. (Hürriyet)
Dolayısıyla:
Buzlanma → güçlü teknik ihtimal
Sabotaj → kanıtlanmamış ihtimal
şeklinde tutulmalı.
21. JİTEM bağlantısı
Bu dosyada JİTEM bağlantısının üç farklı kaynağı var:
A) Sonraki tanıklık/beyanlar Arif Doğan ve diğer bazı isimlerin anlatımları.
B) Siyasi açıklamalar TBMM konuşmaları ve araştırma önergeleri.
C) Medya/araştırma JİTEM ile Bitlis'in politikaları arasında bağlantı kuran sonraki çalışmalar.
Ancak:
JİTEM'in Eşref Bitlis'i öldürdüğüne dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmuyor.
2016 savcılık kararında da sabotajı doğrulayan somut kanıt olmadığı belirtilmiştir. (Anadolu Ajansı)
Nihai seviye JİTEM bağlantısı → İDDİA EDİLDİ
JİTEM faili → DOĞRULANAMADI
22. TBMM'deki JİTEM iddiası
2012 tarihli TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu tutanağında milletvekilleri Eşref Bitlis'e:
- JİTEM konusunda duyum aldığı,
- Yeşil'in adının çeşitli suikastlarda geçtiği,
- Cem Ersever'in öldürüldüğü,
- bu yapıların devlet içindeki ilişkilerinin araştırılması gerektiği
yönünde sorular yöneltmiştir.
Yaşar Büyükanıt ise:
“Bana somut bir şey gelmesi lazım ki eyleme geçireyim.”
anlamında cevap vermiştir. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Bu tutanak:
TBMM'de JİTEM iddialarının tartışıldığını
kanıtlar.
Ancak:
TBMM'nin JİTEM'i Bitlis cinayetinin faili ilan ettiğini
göstermez.
23. Özal bağlantısı
Eşref Bitlis'in ölümü, 1993'ün diğer tartışmalı ölümleriyle birlikte değerlendirilmiştir:
24 Ocak 1993 — Uğur Mumcu
↓
17 Şubat 1993 — Eşref Bitlis
↓
17 Nisan 1993 — Turgut Özal
↓
1993 sonbaharı — Cem Ersever
Bu kronoloji özellikle 1993'ün siyasi atmosferini anlamak için önemlidir.
Ancak:
aynı yılda gerçekleşmeleri
tek başına:
tek bir örgütsel planın kanıtı
değildir.
Projenin metodolojisine uygun olarak bu yalnızca:
tarihsel bağlam
olarak sunulmalı.
24. Ersever bağlantısı
Eşref Bitlis ile Cem Ersever'in ilişkisi proje dosyasında ayrı bir bölüm olarak ele alınıyor.
Ersever:
- Bitlis döneminde jandarma istihbarat yapılanmasında görev yaptı,
- Bitlis'in yakın çalışma çevresinde yer aldı,
- Bitlis'in ölümünden yaklaşık bir ay sonra askerî görevinden ayrıldı.
Bu zamanlama daha sonra:
Bitlis'in ölümü → Ersever'in rahatsızlığı → Ersever'in istifası
şeklinde bir zincir olarak yorumlandı.
Fakat bu:
yorum/araştırma hipotezi
seviyesindedir.
25. Bitlis–Ersever ilişkisi kesin mi?
Belgelenen Ersever, Bitlis döneminde jandarma istihbarat yapılanmasında görev yaptı.
Belgelenen Ersever 17 Mart 1993'te görevinden ayrıldı.
Belgelenen Bitlis'in ölümü:
17 Şubat 1993
Araştırma hipotezi Bitlis'in ölümü Ersever'in görevden ayrılmasında doğrudan belirleyici oldu.
Bu son bağlantı için bağımsız, doğrudan ve kesin belge zinciri henüz yeterli değil.
26. Teknik soruşturma ile JİTEM soruşturmasını ayırmak
Bu dosyanın en önemli metodolojik kuralı bu olmalı.
Teknik soruşturma Sorusu:
Uçak neden düştü?
Buzlanma / motor / pilotaj / sabotaj.
Ceza soruşturması Sorusu:
Birileri uçağı kasten düşürdü mü?
JİTEM iddiası Sorusu:
Eğer sabotaj varsa, bunun JİTEM/devlet içi bir yapı bağlantısı var mıydı?
Üç soru birbirine otomatik olarak cevap vermez.
Örneğin:
“Sabotaj kanıtlanmadı”
demek:
“JİTEM yapmadı”
demek değildir.
Ama aynı şekilde:
“JİTEM bağlantısı iddia edildi”
demek:
“Sabotaj kesinleşti”
demek de değildir.
27. Kanıt Matrisi
| ID | Konu | Kaynak | Tür | Seviye | Değerlendirme |
|---|---|---|---|---|---|
| EB-0 | 1933 Malatya doğumu | AA | Biyografik | BELGELENDİ | Güçlü |
| 1 | |||||
| EB-0 | Kara Harp Okulu mezuniyeti | AA | Biyografik | BELGELENDİ | Güçlü |
| 2 | |||||
| EB-0 | 1990 Jandarma Genel Komutanı | AA | Resmî/biyografik | BELGELENDİ | Güçlü |
| 3 | olması | ||||
| EB-0 | Çekiç Güç'e yönelik eleştirileri | AA/TBMM | Basın + resmî | BELGELENDİ/ | Görüş |
| 4 | AKTARILDI | ||||
| EB-0 | 17.02.1993 uçak kazası | TBMM/AA | Resmî + basın | BELGELENDİ | Kesin olay |
| 5 | |||||
| EB-0 | Güvercinlik'ten kalkış | TBMM | Resmî | BELGELENDİ | 12.19 |
| 6 | |||||
| EB-0 | 12.26 civarı düşüş | TBMM | Resmî | BELGELENDİ | 7 dk sonra |
| 7 | |||||
| EB-0 | Beechcraft B-200 | TBMM | Resmî | BELGELENDİ | Uçak tipi |
| 8 | |||||
| EB-0 | Buzlanma/pilotaj ilk açıklaması | TBMM/TRT | Resmî açıklama | BELGELENDİ | İlk anlatı |
| 9 | |||||
| EB-1 | İTÜ raporu | Dönem basını | Bilirkişi | BELGELENDİ/ | İlk teknik rapor |
| 0 | AKTARILDI | ||||
| EB-1 | ODTÜ raporu | Dönem basını | Bilirkişi | BELGELENDİ/ | Buzlanma birinci |
| 1 | AKTARILDI | ihtimal | |||
| EB-1 | Kara kutu yokluğu | ODTÜ raporu | Teknik | BELGELENDİ | Kesin sonuç sınırı |
| 2 | |||||
| EB-1 | Sabotajın ihtimal olarak yer alması | ODTÜ | Bilirkişi | BELGELENDİ | Kesin değil |
| 3 | |||||
| EB-1 | Hangar çevresinde şüpheli kişi | Tahir Metin | Tanıklık | AKTARILDI | Kimliği kesin değil |
| 4 | anlatımı | ||||
| EB-1 | Enkazın hurdacıya satılması | AA | Soruşturma | BELGELENDİ | 2013 soruşturması |
| 5 | |||||
| EB-1 | Fotoğrafların sonuç vermemesi | AA | Bilirkişi | BELGELENDİ | Düşüş nedeni |
| 6 | belirlenemedi | ||||
| EB-1 | Genelkurmay/MİT/EGM'de sabotaj | AA | Kurumsal cevap | BELGELENDİ | 2013 |
| 7 | belgesi bulunmaması | ||||
| EB-1 | Arif Doğan'ın ifade vermesi | AA | Soruşturma | BELGELENDİ | 2012 |
| 8 | |||||
| EB-1 | Doğan'ın JİTEM/suikast anlatısı | Basın/Doğan | Şüpheli beyanı | İDDİA EDİLDİ | Kesin değil |
| 9 | |||||
| EB-2 | Tayyar Tarhan'ın şüpheli sayılması | Savcılık kararı | Yargı | BELGELENDİ | Sonradan öldü |
| 0 | |||||
| EB-2 | Aytekin Özen'in şüpheli olması | Savcılık kararı | Yargı | BELGELENDİ | Suçlamaları |
| 1 | reddetti | ||||
| EB-2 | İbrahim Özmen'in şüpheli olması | Savcılık kararı | Yargı | BELGELENDİ | Yeterli delil yok |
| 2 | |||||
| EB-2 | Sabotaj için somut delil bulunmaması | Savcılık | Yargı | BELGELENDİ | 2016 |
| 3 | |||||
| EB-2 | Zamanaşımı nedeniyle takipsizlik | Savcılık | Yargı | BELGELENDİ | 2016 |
| 4 | |||||
| EB-2 | Tarık Bitlis'in itirazı | AA | Yargı | BELGELENDİ | 2016 |
| 5 | |||||
| EB-2 | İtirazın reddi | Sulh Ceza | Yargı | BELGELENDİ | 26.02.2016 |
| 6 | Hâkimliği | ||||
| EB-2 | JİTEM'in faili olduğu | Çeşitli | İddia | DOĞRULANAM | Kesinleşmiş |
| 7 | ADI | hüküm yok | |||
| EB-2 | CIA/JUSMMAT bağlantısı | Sonraki | İddia | DOĞRULANAM | Kesin kanıt yok |
| 8 | araştırmalar | ADI | |||
| EB-2 | Çekiç Güç nedeniyle öldürüldüğü | TBMM siyasi | Siyasi iddia | İDDİA EDİLDİ | Yargısal tespit |
| 9 | konuşmaları | değil | |||
| EB-3 | Bitlis'in ölümünde bomba kullanıldığı | Çeşitli | İddia | DOĞRULANAM | 2016 kararı |
| 0 | ADI | ||||
| EB-3 | Uçağın kesin olarak buzlanma | — | — | DOĞRULANAM | Teknik kesinlik |
| 1 | nedeniyle düşmesi | ADI | yok | ||
| EB-3 | Uçağın kesin sabotaj olduğu | — | — | DOĞRULANAM | Somut kanıt |
| 2 | ADI | bulunamadı |
28. Hukuki durum
| Soru | Sonuç |
|---|---|
| Eşref Bitlis öldü mü? | BELGELENDİ |
| Tarih | 17 Şubat 1993 |
| Yer | Ankara / Yenimahalle |
| Olay | Askerî uçağın düşmesi |
| İlk teknik açıklama | Buzlanma + pilotaj |
| Sonraki teknik çalışmalar | Farklılıklar içeriyor |
| Buzlanma kesin kanıtlandı mı? | HAYIR |
| Sabotaj kesin kanıtlandı mı? | HAYIR |
| Sabotaj iddiası soruşturuldu mu? | EVET |
| Arif Doğan şüpheli olarak dinlendi mi? | EVET |
| Başka şüpheliler var mıydı? | EVET |
| Savcılık sonucu | KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI |
| Gerekçe | Somut delil yokluğu + zamanaşımı |
| İtiraz | REDDEDİLDİ |
| JİTEM failliği | KESİNLEŞMEDİ |
| Kesin fail Y | YOK |
29. 2016 kararının hukuki anlamı
Bu dosya açısından yanlış anlaşılmaya en açık nokta şu:
2016'daki takipsizlik, “mahkeme sabotaj olmadığını tespit etti” anlamına gelmez.
Savcılık kararında açıkça:
- olayda bomba kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği,
- sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunmadığı,
- ayrıca zamanaşımının dolduğu
belirtilmiştir. (Anadolu Ajansı)
Dolayısıyla en doğru ifade:
“2016'da soruşturma, sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunamadığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı.”
30. Dosyanın en önemli teknik çelişkisi
Dosyanın teknik tarafını tek tabloyla gösterebiliriz:
Kaynak / Aşama Değerlendirme
İlk olay yeri açıklaması Buzlanma + pilotaj
İTÜ raporu Buzlanmayı doğrulayacak yeterli delil olmadığı yönünde
ODTÜ raporu Buzlanma en muhtemel neden
ODTÜ Kara kutu yok → kesin ispat mümkün değil
ODTÜ Sabotaj ihtimali tamamen dışlanmadı
2013 uzman incelemesi Fotoğraflarla neden belirlenemedi
2013 kurum cevapları Sabotaja ilişkin bilgi/belge bulunamadı
Kaynak / Aşama Değerlendirme
2016 savcılık Sabotaj için somut kanıt yok + zamanaşımı
Bu tablo, dosyanın niçin yıllarca tartışmalı kaldığını oldukça açık gösteriyor.
31. JİTEM açısından nihai değerlendirme
Eşref Bitlis dosyasının JİTEM boyutu, önceki Cem Ersever ve Bahtiyar Aydın dosyalarıyla kesişiyor.
Proje dosyasında Bitlis:
“JİTEM tarihinde ayrı ve kendi başına çok tartışmalı bir dosya”
olarak tanımlanıyor. Ayrıca Bitlis'in ölümünün Ersever'in görevden ayrılışıyla ilişkilendirildiği, fakat bu bağın iddia düzeyinde kaldığı belirtiliyor.
Ancak burada dosyanın hukukî sınırı çok net:
JİTEM bağlantısı hakkında çeşitli iddialar var.
Arif Doğan gibi isimlerin beyanları var.
Meclis'te JİTEM bağlantısı tartışıldı.
Ama:
2016 itibarıyla sabotajı destekleyen somut kanıt bulunamadı.
ve:
JİTEM'in Eşref Bitlis'i öldürdüğüne ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. (Anadolu Ajansı)
32. Açık kalan araştırma soruları
1. Orijinal teknik bilirkişi raporlarının tamamı nerede? Özellikle İTÜ ve ODTÜ raporlarının tam metinleri birlikte incelenmeli.
2. Kara kutu gerçekten hiç bulunmadı mı? Asli askerî kayıtla ayrıca doğrulanmalı.
3. Enkaz neden hurdaya satıldı? Kim, hangi tarihte ve hangi yetkiyle sattı?
4. Enkazın parçalarının tamamına ne oldu? Bu, soruşturmanın en önemli maddi delil zincirlerinden biri.
5. Tahir Metin'in ifadesinin asli nüshası Kimliği belirlenemeyen kişi gerçekten kimdi?
6. Arif Doğan'ın asli ifade tutanağı Basına yansıyan bölümlerden çok daha önemli.
7. JUSMMAT iddiasının belgesel dayanağı Ecevit Kılıç'ın kitabında bu konuda ayrıntılı iddialar bulunuyor. Ancak asli Amerikan/Türk askerî kayıtlarının ayrıca görülmesi gerekiyor.
8. 2016 takipsizlik kararının tam metni AA özetinin yanında kararın tamamı okunmalı.
9. İtiraz kararının tam gerekçesi Tarık Bitlis'in itirazının neden reddedildiği ayrıntılı olarak incelenmeli.
10. Eşref Bitlis'in ölümünden hemen önceki güvenlik/istihbarat faaliyetleri Bunlar motivasyon iddialarını değerlendirmek için ayrıca araştırılmalı.
33. Zaman tüneli
34. Sonuç
SONUÇ
Eşref Bitlis'in 17 Şubat 1993'te Ankara Güvercinlik'ten Diyarbakır'a gitmek üzere havalanan askerî uçağın Yenimahalle'de düşmesi sonucu hayatını kaybettiği tartışmasız biçimde belgelenmiştir. Aynı olayda uçak personeli ve yerde bulunan bir kişi de yaşamını yitirmiştir.
Kazanın nedeni konusunda ilk resmî anlatı:
buzlanma + pilotaj
oldu.
Ancak sonraki İTÜ ve ODTÜ raporları arasında önemli farklılıklar ortaya çıktı. ODTÜ buzlanmayı en muhtemel neden olarak gösterdi; fakat kara kutu bulunmadığından bunu kesin kanıtlayamadığını belirtti. Sabotaj ihtimali ise tamamen dışlanmadı, ancak kesin kanıt seviyesine ulaşmadı. (Hürriyet)
2012–2013 döneminde soruşturma yeniden canlandı. Arif Doğan'ın ifade vermesi, enkazın hurdacıya satıldığının ortaya çıkması ve uçak fotoğraflarının yeniden incelenmesi dosyayı tekrar gündeme taşıdı. Buna rağmen uzmanlar fotoğraflardan kesin düşüş nedeni çıkaramadı; Genelkurmay, Jandarma, MİT ve Emniyet de ellerinde sabotaja ilişkin bilgi veya belge bulunmadığını bildirdi. (Anadolu Ajansı)
2016 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandırdı. Kararda bomba kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği, sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunamadığı ve zamanaşımının dolduğu belirtildi. (Anadolu Ajansı)
Tarık Bitlis'in itirazı da Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 26 Şubat 2016'da reddedildi. (Anadolu Ajansı)
Bu nedenle hukuki olarak bugün söylenebilecek en sağlam sonuç:
Eşref Bitlis'in uçak kazasında öldüğü kesindir; ancak uçağın sabotaj sonucu düşürüldüğü ve bu sabotajın JİTEM/devlet içi bir yapı tarafından gerçekleştirildiği kesinleşmiş bir yargı kararıyla ortaya konulmamıştır. 2016 tarihli savcılık kararı, sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunmadığını ve zamanaşımının dolduğunu kabul ederek soruşturmayı kapatmıştır.
Nihai arşiv sınıflandırması
EŞREF BİTLİS — ÖLÜM: BELGELENDİ / OLAY: BELGELENDİ / İLK TEKNİK AÇIKLAMA: BUZLANMA + PİLOTAJ / TEKNİK RAPORLAR: BİRBİRİYLE TAM UYUMLU DEĞİL / BUZLANMA: MUHTEMEL TEKNİK NEDEN, KESİN KANITLANMADI / SABOTAJ: CİDDİ BİÇİMDE SORUŞTURULDU FAKAT SOMUT KANITLA KANITLANMADI / JİTEM BAĞLANTISI: İDDİA EDİLDİ / ARİF DOĞAN VE DİĞER ŞÜPHELİLER: SORUŞTURULDU / 2016: KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI / 26.02.2016: İTİRAZ REDDEDİLDİ / KESİN SABOTAJ FAİLİ: TESPİT EDİLMEDİ.
Bu sonuç, proje arşivindeki temel metodolojik çizgiyle de uyumlu: Bitlis'in ölümü belgelenmiş bir olaydır; JİTEM bağlantısı ise ayrıca ve daha düşük kanıt seviyesinde ele alınmalıdır.
Başlıca Kaynaklar
BAŞLICA KAYNAKLAR 1. Anadolu Ajansı — Eşref Bitlis soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi: 2016 savcılık kararı, şüpheliler, somut kanıt ve zamanaşımı değerlendirmesi. 2. Anadolu Ajansı — Eşref Bitlis soruşturmasıyla ilgili itiraza ret: 26 Şubat 2016 Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği kararı. 3. Anadolu Ajansı — Bitlis'in ölümünü fotoğraflar da aydınlatamadı: enkazın hurdacıya satılması, 15 fotoğrafın incelenmesi ve kesin teknik sonuca ulaşılamaması. 4. Anadolu Ajansı — Eşref Bitlis soruşturması kapanmadı: 2013 soruşturma ve zamanaşımı değerlendirmesi. 5. Hürriyet — 1998 tarihli teknik rapor haberi: İTÜ ve ODTÜ bilirkişi raporları, buzlanma ve kara kutu sorunu. 6. TBMM — Eşref Bitlis uçuşuna, Çekiç Güç tartışmalarına ve sonraki araştırma konuşmalarına ilişkin tutanaklar. 7. TRT Haber — Eşref Bitlis'in ölümüne ilişkin dönem ve sonraki değerlendirmelerin derlemesi. 8. Ecevit Kılıç — JİTEM araştırmaları: Tahir Metin anlatımı, Arif Doğan, Hüseyin Oğuz ve diğer soruşturma aktarımları. 9. AİHM / HUDOC — Eşref Bitlis ve ilgili JİTEM bağlamına ilişkin uluslararası yargısal materyaller. 10. Proje JİTEM arşivi — vaka bazlı doğrulama ve belge/iddia/aktarım ayrımı.
Bu dosyada teknik kaza nedeni, sabotaj iddiası ve JİTEM bağlantısı ayrı kanıt seviyelerinde ele alınmıştır. 2016 savcılık kararı, sabotaj iddiasını destekleyen somut kanıt bulunmadığını belirtmekte ve dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandığını göstermektedir.
16/30 - Nihai arşiv sınıflandırması
EŞREF BİTLİS — Ölüm: BELGELENDİ / Olay: BELGELENDİ / İlk teknik açıklama: BUZLANMA + PİLOTAJ / Teknik raporlar: TAM UYUMLU DEĞİL / Buzlanma: MUHTEMEL TEKNİK NEDEN, KESİN KANITLANMADI / Sabotaj: SORUŞTURULDU, SOMUT KANITLA KANITLANMADI / JİTEM BAĞLANTISI: İDDİA EDİLDİ / 2016: KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI / 26.02.2016: İTİRAZ REDDEDİLDİ / KESİN SABOTAJ FAİLİ: TESPİT EDİLMEDİ.