Dönüm Noktaları Arşivi/Dosya 17
Dönüm Noktaları Arşivi — Türkiye'nin Yakın Tarihinden Olaylar, Belgeler ve Kırılma Anları

1983 Askerî Yönetimden Sivil Yönetime Geçiş

Bu nedenle 1983 geçişi, askerî yönetimden bir anda tamamen farklı bir rejime geçişten ziyade, ara rejimden seçilmiş yönetime doğru kademeli bir dönüş olarak okunabilir. ANAP'ın zaferi parlamenter siyaseti yeniden işler hale getirdi; ancak 1982 Anayasası, siyasi yasaklar ve güvenlik merkezli hukuk düzeni sonraki yıllarda da siyasetin temel tartışma alanlarından biri oldu.
DOSYA 17/100DARBELER VE SIYASAL REJIM DEĞIŞIMLERI
Tarih6 Kasım–13 Aralık 1983
YerTürkiye
KategoriDarbeler ve siyasal rejim değişimleri
Araştırma çerçevesiResmî/kurumsal kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem kaynakları ve gerektiğinde akademik çalışmalar; her kaynağın niteliği ayrıca gösterilir.
Yayın ilkesiBelge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik veya hüküm ifade eden genellemelerden kaçınılır.

Bununla birlikte sivil yönetime geçiş, 1980 öncesi sisteme basit bir dönüş anlamına gelmedi. 1982 Anayasası, siyasi yasaklar ve yeniden düzenlenen güvenlik mevzuatı, yeni dönemin kurumlarını belirledi

1983 seçimleri, 12 Eylül'ün kurduğu ara rejim ile yeniden seçimli siyasal hayat arasındaki geçişin temel kilometre taşıdır. Turgut Özal liderliğindeki ANAP'ın iktidara gelmesi, ekonomik politikalar ve devletin idari yapısında yeni bir dönemin de başlangıcı oldu.

Tarihsel Önemi

Buna rağmen günlük siyasetin ve yasama faaliyetinin yeniden seçilmiş parlamentoya geçmesi önemli bir kırılma yarattı. 1984–1987 yıllarında siyasi yasaklar ve anayasal değişiklikler üzerinden normalleşme süreci devam etti

1983 seçimi, askerî yönetimin tüm kurumlarının aynı anda ortadan kalktığı bir dönüşüm olmadı. Cumhurbaşkanı Kenan Evren görevini sürdürdü; 1982 Anayasası'nın geçici hükümleri ve askerî yönetim döneminde alınan kararlar yeni parlamentonun faaliyet çerçevesini belirledi.

Geçişin Özellikleri

Seçimle birlikte askerî ara rejim fiilen sona erdi, ancak siyasi sistem üzerindeki bazı geçiş kısıtlamaları devam etti. 1982 Anayasası yürürlükteydi ve siyasi parti kuruluşları ile adaylıklar 12 Eylül sonrasındaki mevzuatın belirlediği çerçeve içinde gerçekleşiyordu

6 Kasım 1983'te genel seçim yapıldı ve 12 Eylül 1980'den sonra ilk kez çok partili parlamento oluşturuldu. Seçime Milliyetçi Demokrasi Partisi, Halkçı Parti ve Anavatan Partisi katıldı; Anavatan Partisi 211 milletvekiliyle tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etti. Turgut Özal başbakan oldu.

Ne Oldu?

Bu nedenle 1983 geçişi, askerî yönetimden bir anda tamamen farklı bir rejime geçişten ziyade, ara rejimden seçilmiş yönetime doğru kademeli bir dönüş olarak okunabilir. ANAP'ın zaferi parlamenter siyaseti yeniden işler hale getirdi; ancak 1982 Anayasası, siyasi yasaklar ve güvenlik merkezli hukuk düzeni sonraki yıllarda da siyasetin temel tartışma alanlarından biri oldu.

Bununla birlikte 1983, 1980 öncesindeki siyasal düzene doğrudan dönüş anlamına gelmedi. 1982 Anayasası yürürlüğe girmiş, siyasi yasaklar sürmüş ve siyasi partiler ile sendikalar için yeni kurallar getirilmişti. MGK'nın denetimi seçim sonrasında kademeli biçimde sona erse de 1980–1983 arasında yapılan kurumsal düzenlemeler yeni hükümetin faaliyet göstereceği çerçeveyi belirlemeye devam etti.

Seçim sonrasında Turgut Özal hükümeti kurmakla görevlendirildi ve yeni TBMM 24 Kasım 1983'te çalışmalarına başladı. 13 Aralık'ta Özal hükümeti güvenoyu alarak göreve geçti. Yasama ve yürütme organlarının yeniden seçilmiş siyasetçilere geçmesi, 12 Eylül ara rejiminin sona ermesinin başlıca göstergesiydi.

ANAP 211 milletvekiliyle Meclis'te tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu elde etti. Seçimin özelliği yalnızca sonuçta değil, adayların ve partilerin seçim sürecine girişinin MGK ve seçim otoritelerinin denetiminden geçmesiydi. Daha önce kurulan pek çok parti ve siyasetçi seçime katılamadı. Dolayısıyla 1983 seçimi, sivil siyasetin yeniden başlaması ile askerî ara rejimin siyasi alan üzerindeki devam eden etkisinin aynı anda görüldüğü bir seçim oldu.

6 Kasım 1983 genel seçimi, 12 Eylül 1980 sonrasında seçilmiş parlamenter yönetime dönüşün ana aşaması oldu. Seçimlere yalnızca Millî Güvenlik Konseyi'nin izin verdiği üç parti katılabildi: Turgut Özal'ın liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP), Necdet Calp'ın liderliğindeki Halkçı Parti (HP) ve Turgut Sunalp'ın liderliğindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP). TBMM verilerine göre ANAP %45,14 oyla birinci oldu; HP %30,46, MDP %23,27 oy aldı.

1983 seçimleri askerî yönetimden sivil yönetime geçişin kritik aşaması oldu. Millî Güvenlik Konseyi tarafından bazı siyasi partilerin seçime katılmasına izin verilmezken Anavatan Partisi, Halkçı Parti ve Milliyetçi Demokrasi Partisi seçim yarışına girdi. 6 Kasım 1983 seçimleri sonunda Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi tek başına hükümeti kuracak çoğunluğu elde etti.

Yeni Meclis 24 Kasım 1983'te toplandı ve 13 Aralık'ta Turgut Özal başbakan olarak hükümeti kurdu. Böylece yürütme yetkisi yeniden seçilmiş siyasi aktörlere devredildi. Bununla birlikte MGK'nın geçiş dönemi etkisi, siyasi yasaklar ve 1982 Anayasası'nın yeni kurumları sivil yönetime geçen sistemin sınırlarını belirlemeyi sürdürdü.

Geçiş, 1980 öncesi parlamenter sisteme basit bir dönüş değildi. Parti kurulması, seçimlere katılma, siyasi faaliyetler ve sendikal alan yeni mevzuatla düzenlendi. Bu nedenle 1983, askerî yönetimin sona ermesinden çok, askerî dönem hukukunun seçilmiş hükümetlerle birlikte yaşamaya devam ettiği karma bir geçiş dönemi olarak incelenebilir.

Bununla birlikte sivil yönetime geçiş, 1980 öncesi sisteme basit bir dönüş anlamına gelmedi. 1982 Anayasası, siyasi yasaklar ve yeniden düzenlenen güvenlik mevzuatı, yeni dönemin kurumlarını belirledi

1983 seçimleri, 12 Eylül'ün kurduğu ara rejim ile yeniden seçimli siyasal hayat arasındaki geçişin temel kilometre taşıdır. Turgut Özal liderliğindeki ANAP'ın iktidara gelmesi, ekonomik politikalar ve devletin idari yapısında yeni bir dönemin de başlangıcı oldu.

Kaynakça

İlgili Dönüm Noktası