| Tarih | 1970’ler |
| Yer | Türkiye |
| Kategori | Güvenlik ve Devlet Yapıları |
| Araştırma çerçevesi | Resmî kayıtlar, mevzuat, yargı belgeleri, dönem basını ve akademik çalışmalar; kaynakların niteliği ayrı gösterilir. |
| Yayın ilkesi | Belge / İddia / Aktarım / Doğrulanamadı ayrımı; kesinlik iddiası oluşturmayan dil. |
“Kontrgerilla” kavramı Türkiye’de özellikle 1970’lerden itibaren devlet içindeki bazı gizli veya örtülü yapılanmalarla ilgili tartışmaların merkezine yerleşti. Kavram bazen belirli bir askerî yapılanmayı, bazen NATO’nun Soğuk Savaş dönemindeki gizli savunma ağlarıyla ilişkilendirilen yapılanmaları, bazen de siyasi şiddetin arkasındaki varsayılan örgütlenmeleri ifade etmek için kullanıldı. Bu farklı kullanımların aynı şey olmadığı baştan belirtilmelidir. Tarihsel araştırmada önce hangi belgenin hangi kurumu veya faaliyeti anlattığı belirlenmelidir.
Tartışmanın kurumsal boyutunda Seferberlik Tetkik Kurulu ve daha sonra Özel Harp Dairesi adıyla anılan askerî yapı öne çıkar. TBMM’ye verilen resmî yanıtlarda bu yapının 1952 yılında kurulduğu, daha sonra isim değişiklikleri geçirdiği ve Genelkurmay bünyesinde bulunduğu belirtilmiştir. Ancak bu resmî kurumun varlığı ile kamuoyunda “kontrgerilla” diye adlandırılan her türlü hukuk dışı faaliyet arasında otomatik bir özdeşlik kurmak mümkün değildir. Bu ayrım, arşiv çalışmasının en önemli noktalarından biridir.
1970’lerde tartışmayı büyüten unsur, siyasi şiddet olaylarıyla devlet içindeki bazı gizli operasyonlar arasında bağ bulunduğu yönündeki iddialardı. Meclis tutanaklarında muhalefet milletvekillerinin farklı olayları bu çerçevede değerlendirdiği; hükümet temsilcilerinin ise bunların bir bölümünü kabul etmediği veya farklı açıkladığı görülür. Bu kayıtlar, dönemin tartışmasını belgelemek bakımından önemlidir; fakat bir siyasi konuşmanın tek başına olayın failini veya kurumsal sorumluluğunu kanıtlamadığını da gösterir.
Sonraki yıllarda gazetecilik araştırmaları, anılar ve akademik çalışmalar “kontrgerilla”, “Gladio” ve “derin devlet” kavramlarını birbirleriyle ilişkilendirdi. Bu literatürün önemli bir kısmı farklı dönemlere ve farklı kanıt türlerine dayanır. Örneğin TBMM Darbe Araştırma Komisyonu tutanaklarında 2012 yılında Özel Harp Dairesi, Gladio, Kontrgerilla ve JİTEM başlıklarının birbirinden ayrılarak araştırılması gerektiği açıkça tartışılmıştır. Bu durum, kavramların tarih boyunca değişen kullanımlarını görmeyi sağlar.
Dolayısıyla bu dosyanın konusu, “kontrgerilla vardı ve bütün siyasi olayları yönetti” şeklinde tek cümlelik bir tez değildir. Dosyanın konusu, Türkiye’de devletin gizli ve özel harp kapasitesinin hangi kurumsal isimlerle var olduğu, bunun kamuoyunda hangi kavramlarla tartışıldığı ve belirli olaylarla ilgili ileri sürülen iddiaların hangi belgelerle desteklenip desteklenmediğidir. Bu ayrım yapılmadan hazırlanmış anlatılar, birbirinden farklı yapıları tek bir örgüt gibi gösterebilir.
Birincil kaynaklar arasında kanun ve karar metinleri, TBMM tutanakları, mahkeme kararları, resmî raporlar ve mümkün olduğunda dönem belgeleri bulunur. İkincil kaynaklar olayın bağlamını açıklamak için kullanılabilir; ancak ikincil anlatım, birincil belgenin yerine geçirilmez.