| Tarih | 1996–1997 |
| Yer | TBMM / Ankara |
| Kategori | İstihbarat, güvenlik bürokrasisi ve gizli yapılar |
| Araştırma çerçevesi | TBMM kayıtları, mevzuat, yargı belgeleri, resmî raporlar ve konuya ilişkin dönem/sonraki araştırmalar birlikte değerlendirilir. |
| Yayın ilkesi | Belge, aktarım, iddia ve kesinleşmiş yargısal tespit ayrı gösterilir. |
Susurluk kazasının ardından TBMM, devlet kurumları ile yasadışı örgütlenmeler ve suç çevreleri arasında bulunduğu ileri sürülen ilişkilerin araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi. Dosya, komisyonun kuruluşunu, görev alanını, topladığı belgeleri, dinlediği kişileri ve hazırladığı raporun parlamentodaki görüşülme sürecini anlatır. Komisyon raporu bir mahkeme kararı değil, parlamenter denetim ürünüdür.
3 Kasım 1996 Susurluk kazasından yalnızca birkaç gün sonra TBMM'de çeşitli Meclis araştırması önergeleri verilmeye başladı. Önergelerin ortak noktası, kazadaki kişilerin ilişkilerinin ve bazı güvenlik birimleriyle suç dünyası arasında bulunduğu ileri sürülen bağların araştırılmasıydı. 12 Kasım 1996 tarihli 472 sayılı kararla Meclis araştırması komisyonunun kurulmasının önü açıldı.
Komisyon, kısa süre içinde geniş bir belge ve ifade dosyası oluşturdu. TBMM kayıtlarına göre çalışmalar sırasında çok sayıda kişi dinlendi; emniyet, jandarma ve diğer devlet kurumlarının kayıtları istendi; silahlar, kimlikler ve çeşitli operasyonlar hakkında bilgi toplandı. Komisyonun amacı bir ceza mahkemesi gibi suçluluk kararı vermek değil, devlet kurumlarının işleyişini ve iddia edilen ilişkileri parlamenter denetim yoluyla ortaya koymaktı.
Komisyonun çalışmaları sırasında özellikle Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ, Sedat Bucak ve bazı Emniyet Özel Harekât görevlileri arasındaki temaslar gündeme geldi. Bunun yanında geçmişteki bazı faili meçhul cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı iddiaları ve silah sevkiyatları da araştırma çerçevesine girdi. Komisyonun incelediği her başlık aynı ölçüde kesinleşmiş bir olay değildi; bazıları yalnızca iddia veya soruşturma konusu olarak dosyaya girdi.
1997'de komisyon raporu TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü. Görüşmeler sırasında siyasi partilerin raporu nasıl değerlendirdiği, devletin güvenlik politikalarının hangi noktada hukuk dışına çıkıp çıkmadığı ve bazı kamu görevlilerinin sorumluluğunun nasıl ele alınması gerektiği tartışıldı. Bu görüşmeler, Susurluk'un artık yalnızca adli bir kaza değil, devlet yönetimi ve demokrasi açısından bir parlamenter denetim konusu haline geldiğini gösterdi.
Meclis Araştırma Komisyonu'nun önemi, Susurluk olayına ilişkin bilgilerin tek bir soruşturma dosyasında değil, farklı kurumların kayıtları ve siyasi tanıklıklarla birlikte parlamentoda toplanmasını sağlamasıdır. Ancak raporun bulguları ile siyasi tartışmada kullanılan yorumları birbirinden ayırmak gerekir. Komisyonun yaptığı tespitler tarihsel araştırma için çok değerli belgeler olmakla birlikte, ceza yargılamasındaki kesin hükümle aynı hukukî işlemi ifade etmez.
Komisyonun çalışması, TBMM'nin denetim yetkisinin yakın tarih araştırmaları bakımından nasıl kullanılabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Komisyon, kaza ile sınırlı kalmayarak devlet görevlileri, güvenlik birimleri ve geçmiş operasyonlar hakkında geniş bir inceleme yürüttü. Sonuçta Susurluk tartışmasının kapsamı kazanın çok ötesine geçti ve 1990'ların güvenlik bürokrasisinin genel işleyişiyle ilişkilendirildi.
Susurluk kazasının ardından TBMM, devlet kurumları ile yasadışı örgütlenmeler ve suç çevreleri arasında bulunduğu ileri sürülen ilişkilerin araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi. Dosya, komisyonun kuruluşunu, görev alanını, topladığı belgeleri, dinlediği kişileri ve hazırladığı raporun parlamentodaki görüşülme sürecini anlatır. Komisyon raporu bir mahkeme kararı değil, parlamenter denetim ürünüdür.
Meclis araştırması, sonraki yıllarda devlet içi ilişkiler konusunda yapılan akademik ve gazetecilik çalışmalarının temel başvuru kaynaklarından biri oldu. Aynı zamanda parlamenter raporların tarihsel belge niteliğini gösterdi. Bununla birlikte rapordaki tespitlerin hangi bölümünün belge, hangisinin tanıklık veya değerlendirme olduğuna bakmak gerekir.
Meclis araştırması, sonraki yıllarda devlet içi ilişkiler konusunda yapılan akademik ve gazetecilik çalışmalarının temel başvuru kaynaklarından biri oldu. Aynı zamanda parlamenter raporların tarihsel belge niteliğini gösterdi. Bununla birlikte rapordaki tespitlerin hangi bölümünün belge, hangisinin tanıklık veya değerlendirme olduğuna bakmak gerekir.