| Tarih | 12 Eylül 2010 |
| Yer | Türkiye |
| Kategori | 2001 sonrası kurumsal ve hukuki dönüm noktaları |
| İncelenen temel alan | Olayın gelişimi, kurumlar, mevzuat/yargı süreci, siyasi bağlam ve sonraki sonuçlar. |
2010 Anayasa değişikliği referandumu, 1982 Anayasası'nda kapsamlı değişiklikler yapılmasını öngören 5982 sayılı Kanun'un halkoyuna sunulmasıyla gerçekleştirildi. Kanun TBMM'de kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna götürüldü ve 12 Eylül 2010 tarihinde sandık kuruldu. Değişiklik paketi yargı, temel haklar, kamu denetimi ve siyasi hayatla ilgili birçok hükmü aynı anda değiştirdiği için referandum yalnızca tek bir anayasa maddesi üzerinde yapılan oylama değildi.
Pakette Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş ve çalışma usullerinden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısına, sendikal haklardan kişisel verilerin korunmasına ilişkin anayasal güvencelere kadar farklı alanlarda düzenlemeler bulunuyordu. Çocuklara, yaşlılara ve engellilere yönelik pozitif ayrımcılığa ilişkin hükümler; kamu denetçiliği kurumu; bireysel başvuru yolu gibi değişiklikler de paketin parçasıydı. Bu nedenle 2010 referandumunun içeriği, yalnızca yargı kurumlarının yeniden yapılanmasıyla açıklanamaz.
YSK'nın kesin sonuçlarına göre referandumda 49 milyondan fazla kayıtlı seçmene karşılık yaklaşık 39 milyon seçmen oy kullandı. Geçerli oyların 25.157.463'ü “Evet”, 23.779.141'i “Hayır” olarak kayda geçti. Sonuçlar, değişikliklerin halkoyuyla kabul edildiğini ortaya koydu. Referandumun siyasal anlamına ilişkin değerlendirmeler farklı olsa da bu sayısal sonuçlar YSK'nın kesin kararında yer alan resmî verilerdir.
2010 değişiklikleri sonrasında Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının 23 Eylül 2012'den itibaren kullanılabilmesi, paketin uzun vadeli etkilerinden biri oldu. Böylece temel hak ihlali iddiaları açısından iç hukukta yeni bir anayasal başvuru mekanizması oluşturuldu. HSYK'nın yapısındaki değişiklikler de sonraki yıllarda yargı teşkilatının tartışılmasında önemli bir başlık haline geldi.
2010 referandumu bu nedenle hem anayasa değişikliğinin halkoyuyla kabul edilmesi hem de yargısal denetim ve temel hakların korunması bakımından yeni mekanizmaların devreye girmesi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Referandumun anlamını yalnızca “Evet” veya “Hayır” sonucuna indirgemek, paketin içindeki çok sayıdaki kurumsal ve hukuki değişikliği görünmez kılar. Tarihsel incelemede kanun metni, YSK sonucu ve sonraki uygulama birlikte okunmalıdır.
Bu dosyanın konusu, aynı dönemde yaşanan diğer siyasal ve hukuki gelişmelerle birlikte okunmalıdır. Aşağıdaki kaynaklar olayın veya düzenlemenin farklı aşamalarını belgeleyen resmî kayıtları içerir. Belge niteliğindeki veriler ile sonraki siyasi değerlendirmeler aynı şey değildir; anlatımda bu ayrım korunmuştur.
Bu dosyanın konusu, aynı dönemde yaşanan diğer siyasal ve hukuki gelişmelerle birlikte okunmalıdır. Aşağıdaki kaynaklar olayın veya düzenlemenin farklı aşamalarını belgeleyen resmî kayıtları içerir. Belge niteliğindeki veriler ile sonraki siyasi değerlendirmeler aynı şey değildir; anlatımda bu ayrım korunmuştur.
2010 referandumu bu nedenle hem anayasa değişikliğinin halkoyuyla kabul edilmesi hem de yargısal denetim ve temel hakların korunması bakımından yeni mekanizmaların devreye girmesi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Referandumun anlamını yalnızca “Evet” veya “Hayır” sonucuna indirgemek, paketin içindeki çok sayıdaki kurumsal ve hukuki değişikliği görünmez kılar. Tarihsel incelemede kanun metni, YSK sonucu ve sonraki uygulama birlikte okunmalıdır.