| Tarih | 12–15 Mart 1995 |
| Yer | İstanbul / Gazi Mahallesi ve Ümraniye |
| Kategori | 1990’lar siyasi krizler ve güvenlik politikaları |
| Araştırma çerçevesi | TBMM kayıtları, mevzuat, yargı belgeleri, resmî raporlar ve konuya ilişkin dönem/sonraki araştırmalar birlikte değerlendirilir. |
| Yayın ilkesi | Belge, aktarım, iddia ve kesinleşmiş yargısal tespit ayrı gösterilir. |
12 Mart 1995 gecesi Gazi Mahallesi'ndeki bazı kahvehanelere yönelik silahlı saldırıların ardından başlayan protestolar, güvenlik müdahaleleri ve Ümraniye'ye taşan olaylar birkaç gün boyunca İstanbul'un gündemini belirledi. Bu dosya saldırının başlangıcını, mahallede oluşan gerilimi, güvenlik güçlerinin müdahalesini, ölü ve yaralı sayıları konusunda resmî ve farklı kaynakların verdiği bilgileri ve sonrasındaki soruşturma-yargı sürecini birlikte ele alır.
12 Mart 1995 gecesi Gazi Mahallesi'nde bulunan bazı kahvehanelere silahlı kişilerce ateş açıldı. Saldırıda insanlar öldü ve yaralandı. Olay kısa sürede mahallede büyük bir toplumsal tepkiye dönüştü. Ertesi gün cenazeler, protestolar ve güvenlik güçlerinin mahalledeki hareketliliği bir arada yaşanırken gerilim daha da yükseldi.
13 ve 14 Mart'ta Gazi Mahallesi'ndeki kalabalıklarla polis arasında çatışmalar çıktı. Silahlı müdahaleler ve güvenlik operasyonları sırasında çok sayıda kişi hayatını kaybetti ya da yaralandı. Olaylar daha sonra Ümraniye'deki 1 Mayıs Mahallesi'ne de yayıldı. Can kayıplarının tam sayısı ve olayların farklı aşamalarındaki sorumluluklar konusunda resmî kayıtlarla siyasi ve sivil toplum kaynakları arasında farklı anlatımlar oluştu.
Gazi olaylarının bir bölümü mahkeme dosyalarına da yansıdı. Polis memurları hakkında soruşturma ve dava süreçleri yürütüldü; hangi ateşlerin hangi ölüm ve yaralanmalarla bağlantılı olduğu balistik ve adli tıp incelemeleri üzerinden değerlendirilmek istendi. Bu süreçte bazı sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verildi, ancak soruşturmanın kapsamı ve güvenlik güçlerinin eylemlerinin bütünü hakkındaki tartışmalar uzun süre devam etti.
Olayların siyasi boyutu da güçlüydü. Gazi Mahallesi, Alevi nüfusun yoğun olduğu bir bölgeydi ve saldırıların ardından yaşanan can kayıpları, polis müdahalesi ve güvenlik politikaları hakkında ciddi eleştiriler ortaya çıktı. TBMM tutanaklarında Gazi olayları farklı siyasi partiler tarafından çeşitli şekillerde değerlendirildi; bu konuşmaların önemli bir kısmı olayın nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin siyasi görüşlerdir ve doğrudan yargısal tespit olarak kabul edilmemelidir.
Gazi olaylarının tarihsel önemi, 1990'larda güvenlik politikalarıyla toplumsal gerilimin nasıl birbirine eklemlenebildiğini göstermesidir. İlk saldırının failleri, protestoların seyri ve güvenlik müdahalesinin kapsamı ayrı ayrı incelendiğinde olayın çok katmanlı yapısı ortaya çıkar. Dosya aynı zamanda 1995'te Türkiye'de toplumsal kutuplaşma, Alevi yurttaşların güvenlik algısı ve kolluk kuvvetlerinin kamusal olaylara müdahale yöntemleri konularındaki tartışmaları anlamak için temel bir örnektir.
Gazi olaylarını yalnızca ilk kahvehane saldırısı üzerinden okumak, 12–15 Mart arasındaki gelişmelerin tamamını açıklamaz. Saldırı sonrasında cenazeler ve protestolar çevresinde oluşan kalabalıklar, polis müdahalesi, silahlı çatışmalar ve Ümraniye'ye taşan olaylar birbirini izledi. Daha sonraki hukukî süreçte de tek bir olay yerine farklı anlarda gerçekleşen ateş açma ve ölüm vakalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüldü.
12 Mart 1995 gecesi Gazi Mahallesi'ndeki bazı kahvehanelere yönelik silahlı saldırıların ardından başlayan protestolar, güvenlik müdahaleleri ve Ümraniye'ye taşan olaylar birkaç gün boyunca İstanbul'un gündemini belirledi. Bu dosya saldırının başlangıcını, mahallede oluşan gerilimi, güvenlik güçlerinin müdahalesini, ölü ve yaralı sayıları konusunda resmî ve farklı kaynakların verdiği bilgileri ve sonrasındaki soruşturma-yargı sürecini birlikte ele alır.
Gazi olayları, güvenlik güçlerinin toplumsal gösterilere müdahale usulü, Alevi yurttaşların güvenlik talepleri ve 1990'ların siyasi şiddet ortamı hakkında kalıcı tartışma yarattı. Yargı dosyaları ve TBMM kayıtları birlikte okunduğunda, olayın yalnızca sokak çatışması değil; kolluk pratiği, soruşturma kalitesi ve toplumsal güven ilişkisi açısından da önemli olduğu görülür.
Gazi olayları, güvenlik güçlerinin toplumsal gösterilere müdahale usulü, Alevi yurttaşların güvenlik talepleri ve 1990'ların siyasi şiddet ortamı hakkında kalıcı tartışma yarattı. Yargı dosyaları ve TBMM kayıtları birlikte okunduğunda, olayın yalnızca sokak çatışması değil; kolluk pratiği, soruşturma kalitesi ve toplumsal güven ilişkisi açısından da önemli olduğu görülür.